Metafizik Üzerine Söylev (1686), Leibniz'in felsefesinin ilk kapsamlı özetidir. Tanrı'nın mümkün olan en iyi dünyayı yarattığı şeklindeki ünlü argüman burada ileri sürülür. “Tanrı iyi ise dünyada neden kötülük var” sorusuna Leibniz “Tanrı olanaklı dünyalar içinden en iyisini seçmiştir” şeklinde bir karşılık verir. Ve Leibniz Tanrı’nın varlığını kanıtlama yoluna gider. Descartes'ın mekanik fiziğine karşı tezler üretirken tıpkı bir denklemi çözer gibi cebirsel biçimde cevaplarını art arda sıralar.
Monadoloji (1714), Leibniz’in tüm felsefesini kuşatan bir yetkinliğe sahiptir. Bu terim, gerektiği gibi yorumlandığı ölçüde, bir kılavuz görevi üstlenir. Leibniz Spinoza’nın tekçi bakışındaki noksanlıkları gidererek çokçu düşüncesini temellendirir. Bu görüşünü açıklarken gerçekliğin boyutsuz, hareketsiz, dışarıdan etki almayan ve yalnızca algılayan varlıkların (monadların) toplamı olduğunu öne sürer. Her monad kendi yaratılış amacına göre davranır. Bu penceresiz monadlar düzenli bir evren oluştururlar. Onların birbirlerinden ayrı amaçları ise kusursuz bir ahengi teşkil ederler. Monadların bu uyumu aynı zamanda Tanrının yaratıcı faaliyetinin bir sonucudur.
Metafizik Üzerine Söylev ve Monadoloji, Leibniz'in birbirini tamamlayan iki eseridir. İlki filozofun temel sorular konusunda "tatmin" olduğunun kanıtıdır; yirmi sekiz yıl sonra kaleme aldığı ikinci eser ise nihai bir değerlendirmenin tüm parçalarını eksiksiz bir araya getirmiş olur.
Metafizik Üzerine Söylev (1686), Leibniz'in felsefesinin ilk kapsamlı özetidir. Tanrı'nın mümkün olan en iyi dünyayı yarattığı şeklindeki ünlü argüman burada ileri sürülür. “Tanrı iyi ise dünyada neden kötülük var” sorusuna Leibniz “Tanrı olanaklı dünyalar içinden en iyisini seçmiştir” şeklinde bir karşılık verir. Ve Leibniz Tanrı’nın varlığını kanıtlama yoluna gider. Descartes'ın mekanik fiziğine karşı tezler üretirken tıpkı bir denklemi çözer gibi cebirsel biçimde cevaplarını art arda sıralar.
Monadoloji (1714), Leibniz’in tüm felsefesini kuşatan bir yetkinliğe sahiptir. Bu terim, gerektiği gibi yorumlandığı ölçüde, bir kılavuz görevi üstlenir. Leibniz Spinoza’nın tekçi bakışındaki noksanlıkları gidererek çokçu düşüncesini temellendirir. Bu görüşünü açıklarken gerçekliğin boyutsuz, hareketsiz, dışarıdan etki almayan ve yalnızca algılayan varlıkların (monadların) toplamı olduğunu öne sürer. Her monad kendi yaratılış amacına göre davranır. Bu penceresiz monadlar düzenli bir evren oluştururlar. Onların birbirlerinden ayrı amaçları ise kusursuz bir ahengi teşkil ederler. Monadların bu uyumu aynı zamanda Tanrının yaratıcı faaliyetinin bir sonucudur.
Metafizik Üzerine Söylev ve Monadoloji, Leibniz'in birbirini tamamlayan iki eseridir. İlki filozofun temel sorular konusunda "tatmin" olduğunun kanıtıdır; yirmi sekiz yıl sonra kaleme aldığı ikinci eser ise nihai bir değerlendirmenin tüm parçalarını eksiksiz bir araya getirmiş olur.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 168,00 | 168,00 |
| 2 | 89,88 | 179,76 |
| 3 | 61,04 | 183,12 |
| 6 | 32,20 | 193,20 |
| 9 | 22,40 | 201,60 |
| 12 | 17,64 | 211,68 |