Kırk Yıl: 2. Cilt (Açıklamalı Orijinal Metin)
“Bugün, ta uzaklardan, uzun yılların türlü türlü vukuatla dolu fasılasının beri tarafından, bu henüz genç, henüz hayatın boğuşmalarından yıpranmamış, ancak kırk yaşlarında, daha geçtiği yollarda ayakları kendisini yere kapanacak kadar sarsan taşlara ilişmemiş, henüz bir daha kalkılamayacak sukutlarla sendeleyip baş aşağı düşüp yuvarlanmamış adamı görüyorum. Yüreğinde azîm bir duygu izdihamının sıkleti, ciğerlerinde elastikiyetini kaybeden bir nefes darlığı, uykusunun içinde yürüyen bir hasta halinde, beyni donuk, gözleri görmeden bakar, diz bağlarında dakikadan dakikaya daha ziyade çözülüp gevşeyen bir istidatla onu ilk defa ateşe karşı yürüyen bir genç nefer gibi mihaniki bir cisim duygusuzluğunda buluyorum. Ve böyle uzaklardan ona bakarken, adım adım onu takip ederken sanki yanı başında ona refakat ediyormuşçasına kulaklarına fısıldıyorum: ‘Çocuğum, bu karanlık, daracık yolun ifadesini anlıyor musun?..’”
Kırk Yıl, 1865 doğumlu Halid Ziya Uşaklıgil’in yaşamının ilk dönemini anlattığı bir anı kitabı. Başta II. Abdülhamid dönemi olmak üzere II. Meşrutiyet ve sonrasında yaşananları kendi deneyim ve tanıklıkları üzerinden anlatan Uşaklıgil, edebiyattan sanata, devrin İstanbul’undan kültürüne kadar birçok konuya dair düşüncelerini açıksözlülükle dile getirir. Dönemin edebiyat çevreleri ve saray erbabını da işin içine dahil eden kitap, geç dönem Osmanlı’ya dair sunduğu panoramayla dikkat çeker.
“Bugün, ta uzaklardan, uzun yılların türlü türlü vukuatla dolu fasılasının beri tarafından, bu henüz genç, henüz hayatın boğuşmalarından yıpranmamış, ancak kırk yaşlarında, daha geçtiği yollarda ayakları kendisini yere kapanacak kadar sarsan taşlara ilişmemiş, henüz bir daha kalkılamayacak sukutlarla sendeleyip baş aşağı düşüp yuvarlanmamış adamı görüyorum. Yüreğinde azîm bir duygu izdihamının sıkleti, ciğerlerinde elastikiyetini kaybeden bir nefes darlığı, uykusunun içinde yürüyen bir hasta halinde, beyni donuk, gözleri görmeden bakar, diz bağlarında dakikadan dakikaya daha ziyade çözülüp gevşeyen bir istidatla onu ilk defa ateşe karşı yürüyen bir genç nefer gibi mihaniki bir cisim duygusuzluğunda buluyorum. Ve böyle uzaklardan ona bakarken, adım adım onu takip ederken sanki yanı başında ona refakat ediyormuşçasına kulaklarına fısıldıyorum: ‘Çocuğum, bu karanlık, daracık yolun ifadesini anlıyor musun?..’”
Kırk Yıl, 1865 doğumlu Halid Ziya Uşaklıgil’in yaşamının ilk dönemini anlattığı bir anı kitabı. Başta II. Abdülhamid dönemi olmak üzere II. Meşrutiyet ve sonrasında yaşananları kendi deneyim ve tanıklıkları üzerinden anlatan Uşaklıgil, edebiyattan sanata, devrin İstanbul’undan kültürüne kadar birçok konuya dair düşüncelerini açıksözlülükle dile getirir. Dönemin edebiyat çevreleri ve saray erbabını da işin içine dahil eden kitap, geç dönem Osmanlı’ya dair sunduğu panoramayla dikkat çeker.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 184,80 | 184,80 |
| 2 | 98,87 | 197,74 |
| 3 | 67,14 | 201,43 |
| 6 | 35,42 | 212,52 |
| 9 | 24,64 | 221,76 |
| 12 | 19,40 | 232,85 |