Yeniden İslamlaşma yalnızca Garplılaşma cereyanının tahribatına karşı bir tepki olarak doğ-muştur denilebilir mi? Evet, altı asırlık bir siyasi gücün ilk üç asrından sonraki gelişmeler, özellik-le de saray ve çevresindeki Batı özentili yaşama modelleri, lüks, refah, konfor düşkünlüğü gör-mezden gelinemez. Yeniden İslamlaşma dediğimiz düşünce hareketi, Osmanlı’yı kendi kültür potasında eritmeye çabalayan Batı’ya karşı tepkisel bir cevap arama telaşı da taşıyordu.
Yeniden İslamlaşmanın önderleri, son İslami devletin toprak ve saygınlık kaybında dış müdaha-lelerin rolünü ihmal etmemekle beraber, asıl hastalığın bizzat iç bünyede bulunduğunu çok iyi biliyorlardı.
Üç dil bilen, iyi bir şair, hatip ve müellif olan Mehmed Akif, bizzat yayınında aktif bulunduğu iki mecmuada Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşat’ta, düşüncelerini paylaşan münevverlerin makale-lerinden tercümeler yaparak da Yeniden İslamlaşma yolundaki gelişmelere, değişim ve dönü-şümlere katkıda bulunuyordu.
Yeniden İslamlaşma, Mehmed Akif Külliyatı adlı eserin beşinci cildinden başlayarak tercüme ve telif makaleler ile üstadın bazı hutbe ve vaazlarıyla kimi ayetlerin tefsirine dair notlarını da kap-sayacaktır. Bahsini ettiğimiz metinler üzerinden hem Mehmed Akif’in mensur zihnine hem de Müslüman âleminin bugün hâlâ devam eden İslamlaşma ahvaline küçük bir ışık tutma amacına matuftur. Eserin ikinci bölümünde Said Halim Paşa’nın İslamlaşmaya katkıları, son bölümünde ise eserlerinden Akif’in çeviriler yaptığı şahsiyetlerin kısa biyografileri yer almıştır.
Yeniden İslamlaşma yalnızca Garplılaşma cereyanının tahribatına karşı bir tepki olarak doğ-muştur denilebilir mi? Evet, altı asırlık bir siyasi gücün ilk üç asrından sonraki gelişmeler, özellik-le de saray ve çevresindeki Batı özentili yaşama modelleri, lüks, refah, konfor düşkünlüğü gör-mezden gelinemez. Yeniden İslamlaşma dediğimiz düşünce hareketi, Osmanlı’yı kendi kültür potasında eritmeye çabalayan Batı’ya karşı tepkisel bir cevap arama telaşı da taşıyordu.
Yeniden İslamlaşmanın önderleri, son İslami devletin toprak ve saygınlık kaybında dış müdaha-lelerin rolünü ihmal etmemekle beraber, asıl hastalığın bizzat iç bünyede bulunduğunu çok iyi biliyorlardı.
Üç dil bilen, iyi bir şair, hatip ve müellif olan Mehmed Akif, bizzat yayınında aktif bulunduğu iki mecmuada Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşat’ta, düşüncelerini paylaşan münevverlerin makale-lerinden tercümeler yaparak da Yeniden İslamlaşma yolundaki gelişmelere, değişim ve dönü-şümlere katkıda bulunuyordu.
Yeniden İslamlaşma, Mehmed Akif Külliyatı adlı eserin beşinci cildinden başlayarak tercüme ve telif makaleler ile üstadın bazı hutbe ve vaazlarıyla kimi ayetlerin tefsirine dair notlarını da kap-sayacaktır. Bahsini ettiğimiz metinler üzerinden hem Mehmed Akif’in mensur zihnine hem de Müslüman âleminin bugün hâlâ devam eden İslamlaşma ahvaline küçük bir ışık tutma amacına matuftur. Eserin ikinci bölümünde Said Halim Paşa’nın İslamlaşmaya katkıları, son bölümünde ise eserlerinden Akif’in çeviriler yaptığı şahsiyetlerin kısa biyografileri yer almıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 191,73 | 191,73 |
| 2 | 102,58 | 205,15 |
| 3 | 69,66 | 208,99 |
| 6 | 36,75 | 220,49 |
| 9 | 25,56 | 230,08 |
| 12 | 20,13 | 241,58 |