Yusuf Akçura’nın 1904 yılında Mısır’da yayımlanan "Üç Tarz-ı Siyaset" makalesi, Türk siyasi düşünce tarihinin "Manifesto"su olarak kabul edilir. Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde kurtuluş için öne sürülen üç temel ideolojiyi ilk kez sistematik bir şekilde karşılaştırmış ve analiz etmiştir.
Akçura, bu makalesinde duygusallıktan uzak, realist ve faydacı bir bakış açısıyla şu üç yolu masaya yatırır:
İmparatorluk sınırları içindeki tüm din ve ırkları "Osmanlı" kimliği altında birleştirmeyi hedefler.
• Akçura’nın Analizi: Akçura, bu siyasetin artık miyadını doldurduğunu savunur. Balkanlardaki milliyetçilik akımları ve Avrupalı devletlerin müdahaleleri nedeniyle, gayrimüslim tebaayı ortak bir potada eritmenin imkânsız hale geldiğini belirtir.
Halifeliğin gücünü kullanarak dünyadaki tüm Müslümanları tek bir siyasi çatı altında toplamayı amaçlar.
• Akçura’nın Analizi: Bu siyasetin güçlü bir potansiyeli olduğunu kabul eder ancak iki büyük engelle karşılaşacağını söyler: Birincisi, sömürgeci büyük devletlerin (İngiltere, Fransa vb.) buna asla izin vermeyeceği; ikincisi ise Müslüman milletler arasındaki etnik ayrışmaların birleşmeyi zorlaştıracağıdır.
Türklük bilincine dayalı, Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan bir Türk birliğini savunur.
• Akçura’nın Analizi: Akçura, bu yolun en makul ve geleceği olan siyaset olduğunu vurgular. Irk esasına dayalı bir birliğin, diğerlerine göre daha dayanıklı ve samimi bir bağ oluşturacağını ileri sürer. Modern dünyada milliyetçiliğin yükselen değer olduğunu fark etmiştir.
Yusuf Akçura’nın 1904 yılında Mısır’da yayımlanan "Üç Tarz-ı Siyaset" makalesi, Türk siyasi düşünce tarihinin "Manifesto"su olarak kabul edilir. Bu eser, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde kurtuluş için öne sürülen üç temel ideolojiyi ilk kez sistematik bir şekilde karşılaştırmış ve analiz etmiştir.
Akçura, bu makalesinde duygusallıktan uzak, realist ve faydacı bir bakış açısıyla şu üç yolu masaya yatırır:
İmparatorluk sınırları içindeki tüm din ve ırkları "Osmanlı" kimliği altında birleştirmeyi hedefler.
• Akçura’nın Analizi: Akçura, bu siyasetin artık miyadını doldurduğunu savunur. Balkanlardaki milliyetçilik akımları ve Avrupalı devletlerin müdahaleleri nedeniyle, gayrimüslim tebaayı ortak bir potada eritmenin imkânsız hale geldiğini belirtir.
Halifeliğin gücünü kullanarak dünyadaki tüm Müslümanları tek bir siyasi çatı altında toplamayı amaçlar.
• Akçura’nın Analizi: Bu siyasetin güçlü bir potansiyeli olduğunu kabul eder ancak iki büyük engelle karşılaşacağını söyler: Birincisi, sömürgeci büyük devletlerin (İngiltere, Fransa vb.) buna asla izin vermeyeceği; ikincisi ise Müslüman milletler arasındaki etnik ayrışmaların birleşmeyi zorlaştıracağıdır.
Türklük bilincine dayalı, Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar uzanan bir Türk birliğini savunur.
• Akçura’nın Analizi: Akçura, bu yolun en makul ve geleceği olan siyaset olduğunu vurgular. Irk esasına dayalı bir birliğin, diğerlerine göre daha dayanıklı ve samimi bir bağ oluşturacağını ileri sürer. Modern dünyada milliyetçiliğin yükselen değer olduğunu fark etmiştir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 139,50 | 139,50 |
| 2 | 74,63 | 149,27 |
| 3 | 50,69 | 152,06 |
| 6 | 26,74 | 160,43 |
| 9 | 18,60 | 167,40 |
| 12 | 14,65 | 175,77 |