ÖZET
Şiddet, insanlık tarihinin en köklü ve yıkıcı fenomenlerinden biridir. Bir yönüyle biyolojik varoluşun kırılganlığına, diğer yönüyle toplumsal düzenin iktidar ilişkilerine temas eder. Sadece fiziksel bir eylem değil; aynı zamanda bir düşünme biçimi, bir iktidar pratiği, bir toplumsal düzenleme aracı ve kimi zaman da sessizliğin içinde varlığını sürdüren önemli bir halk sağlığı sorunu ve insan hakları ihlalidir. Tarih boyunca farklı biçimlerde tezahür eden şiddet, bireyin bedensel varlığında, ruhsal bütünlüğünde ve hafızasında iz bırakırken; toplumların sağlık yapısını, kültürel ve etik kodları ile hukuki sistemlerini de derinden etkilemiştir. Kadına yönelik şiddet ise bu genel çerçevenin ötesinde, tarihsel sürekliliği ve yapısal derinliği olan özgül bir olgudur. Bu şiddet biçimi, yalnızca bireysel sapmaların değil; toplumsal cinsiyet rollerinin, kültürel normların ve kurumsal yapılanmaların iç içe geçtiği çok katmanlı bir gerçekliğin ürünüdür. Bilginin dönüştürücü gücüne inanan biz yazarlar bu eserde, kadına yönelik şiddeti yalnızca betimlemeyi değil; onu anlamayı, sorgulamayı ve dönüştürmeye katkı sunmayı hedeflemekteyiz. Disiplinler arası bir perspektifle kaleme alınan bu çalışma akademik literatüre katkı sunmayı, politika yapıcılar ve uygulayıcılar için yol gösterici olmayı ve toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlamaktadır.
ÖZET
Şiddet, insanlık tarihinin en köklü ve yıkıcı fenomenlerinden biridir. Bir yönüyle biyolojik varoluşun kırılganlığına, diğer yönüyle toplumsal düzenin iktidar ilişkilerine temas eder. Sadece fiziksel bir eylem değil; aynı zamanda bir düşünme biçimi, bir iktidar pratiği, bir toplumsal düzenleme aracı ve kimi zaman da sessizliğin içinde varlığını sürdüren önemli bir halk sağlığı sorunu ve insan hakları ihlalidir. Tarih boyunca farklı biçimlerde tezahür eden şiddet, bireyin bedensel varlığında, ruhsal bütünlüğünde ve hafızasında iz bırakırken; toplumların sağlık yapısını, kültürel ve etik kodları ile hukuki sistemlerini de derinden etkilemiştir. Kadına yönelik şiddet ise bu genel çerçevenin ötesinde, tarihsel sürekliliği ve yapısal derinliği olan özgül bir olgudur. Bu şiddet biçimi, yalnızca bireysel sapmaların değil; toplumsal cinsiyet rollerinin, kültürel normların ve kurumsal yapılanmaların iç içe geçtiği çok katmanlı bir gerçekliğin ürünüdür. Bilginin dönüştürücü gücüne inanan biz yazarlar bu eserde, kadına yönelik şiddeti yalnızca betimlemeyi değil; onu anlamayı, sorgulamayı ve dönüştürmeye katkı sunmayı hedeflemekteyiz. Disiplinler arası bir perspektifle kaleme alınan bu çalışma akademik literatüre katkı sunmayı, politika yapıcılar ve uygulayıcılar için yol gösterici olmayı ve toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlamaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.242,00 | 1.242,00 |
| 2 | 664,47 | 1.328,94 |
| 3 | 451,26 | 1.353,78 |
| 6 | 238,05 | 1.428,30 |
| 9 | 165,60 | 1.490,40 |
| 12 | 130,41 | 1.564,92 |