Tıflî Ahmed'in (ö. 1808 civarı) Zeyl-i Siyer-i Nebî'si, Osmanlı siyer yazıcılığında Veysî'nin yarım kalan Dürretü't-Tâc'ı etrafında şekillenen zeyil geleneğinin dikkat çekici halkalarındandır. Bilinen tek nüshası Medine'de Ârif Hikmet Kütüphanesi'nde muhafaza edilen eser, Mekke'nin fethinden Hz. Peygamber'in vefatına kadar uzanan son dönem vakalarını konu edinmektedir. Müellif, Nâbî ve Nazmîzâde'nin zeyillerinden daha iyi bir eser ortaya koyma iddiasındadır. Bu yönüyle eser, hem siyer geleneği hem de klasik Osmanlı nesri bakımından önemli bir metin hüviyeti taşımaktadır. Eser yalnızca edebî bir metin olmayıp fıkıh, tefsir, hadis ve tarih disiplinlerinden süzülen muteber kaynaklara dayanan sağlam ilmî bir zemine oturmaktadır. Bu çalışma, adı geçen yazma nüshayı esas alarak Tıflî'nin ağır ve sanatlı nesrini günümüz okuyucusuyla buluşturmaktadır. Klasik Osmanlı inşâsının uzun cümleleri, yoğun tamlamaları ve çok katmanlı anlatımı; metnin edebî dokusu tamamen silinmeden, anlaşılmayı zorlaştıran ağdalı dili sadeleştirilerek günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Böylece sadece transkripsiyonlu metinle yetinilmemiş; eserin anlam dünyası ve üslubu mümkün olduğunca korunarak daha geniş bir okur kitlesinin istifadesine sunulmuştur. Eser, beş ana bölüm hâlinde tasarlanmıştır: İlk bölümde Tıflî'nin hayatı, telif Türk siyerinde zeyil geleneği, eserin dili ve üslubu incelenirken; ikinci bölümde eserde istifade edilen temel kaynaklar analiz edilmektedir. Üçüncü bölüm, eserde geçen şahıs ve kavramları tanıtan bir rehber niteliğindedir. Dördüncü bölümde metnin günümüz Türkçesiyle sadeleştirilmiş hâli, beşinci bölümde ise transkripsiyonlu tam metin yer almaktadır.
Tıflî Ahmed'in (ö. 1808 civarı) Zeyl-i Siyer-i Nebî'si, Osmanlı siyer yazıcılığında Veysî'nin yarım kalan Dürretü't-Tâc'ı etrafında şekillenen zeyil geleneğinin dikkat çekici halkalarındandır. Bilinen tek nüshası Medine'de Ârif Hikmet Kütüphanesi'nde muhafaza edilen eser, Mekke'nin fethinden Hz. Peygamber'in vefatına kadar uzanan son dönem vakalarını konu edinmektedir. Müellif, Nâbî ve Nazmîzâde'nin zeyillerinden daha iyi bir eser ortaya koyma iddiasındadır. Bu yönüyle eser, hem siyer geleneği hem de klasik Osmanlı nesri bakımından önemli bir metin hüviyeti taşımaktadır. Eser yalnızca edebî bir metin olmayıp fıkıh, tefsir, hadis ve tarih disiplinlerinden süzülen muteber kaynaklara dayanan sağlam ilmî bir zemine oturmaktadır. Bu çalışma, adı geçen yazma nüshayı esas alarak Tıflî'nin ağır ve sanatlı nesrini günümüz okuyucusuyla buluşturmaktadır. Klasik Osmanlı inşâsının uzun cümleleri, yoğun tamlamaları ve çok katmanlı anlatımı; metnin edebî dokusu tamamen silinmeden, anlaşılmayı zorlaştıran ağdalı dili sadeleştirilerek günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Böylece sadece transkripsiyonlu metinle yetinilmemiş; eserin anlam dünyası ve üslubu mümkün olduğunca korunarak daha geniş bir okur kitlesinin istifadesine sunulmuştur. Eser, beş ana bölüm hâlinde tasarlanmıştır: İlk bölümde Tıflî'nin hayatı, telif Türk siyerinde zeyil geleneği, eserin dili ve üslubu incelenirken; ikinci bölümde eserde istifade edilen temel kaynaklar analiz edilmektedir. Üçüncü bölüm, eserde geçen şahıs ve kavramları tanıtan bir rehber niteliğindedir. Dördüncü bölümde metnin günümüz Türkçesiyle sadeleştirilmiş hâli, beşinci bölümde ise transkripsiyonlu tam metin yer almaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 509,12 | 509,12 |
| 2 | 272,38 | 544,76 |
| 3 | 184,98 | 554,94 |
| 6 | 97,58 | 585,49 |
| 9 | 67,88 | 610,94 |
| 12 | 53,46 | 641,49 |