Son Dizdar Kimse Gelmeyecek

Stok Kodu:
9786259234113
Boyut:
13.5x21
Sayfa Sayısı:
200
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-06
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%25 indirimli
320,00TL
240,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 25,20TL
Temin süresi 7 gündür.
9786259234113
931272
Son Dizdar
Son Dizdar Kimse Gelmeyecek
240

Kale, Tuna’nın kıyısında, suyun ağır ve sabırlı akışına sırtını vermişti. Nehir burada genişler, akşamüstleri ise kurşuni bir renge bürünürdü. Yerle gök birleşirdi sanki. Bahar aylarında taşkın tehdidi olurdu ama o taşkınlar top sesleri kadar korkutucu değildi.
Kalenin etrafındaki toprak verimliydi. Mısır ve buğday tarlaları, surların gölgesine kadar sokulurdu. 
Dizdar Abdullah Ağa, Güney burcunda duruyor, Tuna’ya bakıyordu. Nehir ağır, ağır akıyordu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Oysa bu su, unutmuyordu.
Yergöğü’nün yaşlıları hâlâ anlatırdı. Yüz yıl önceki o bozgunu. Tahta köprü faciasını. Geri çekilen ordunun panik hâlini, Top sesleri arasında çöken kirişleri. Zırhıyla suya gömülen askerleri.
Bir Ekim sabahı, Tuna insan yutmuştu.
Derlerdi ki su günlerce bulanık akmış, kıyıya vuran cesetleri köylüler tanıyamamıştı. Akıncı Ocağı’nın belide o gün kırılmıştı…
Abdullah Ağa o hikâyeleri çocukken dinlemişti. O zamanlar bu toprakların uğursuzluğuna inanmazdı.
Şimdi burcun üzerinde dururken, aynı nehre bakıyordu.
Yüz yıl önce köprü çökmüştü.
Şimdi de surlar çöküyordu.
Tarih bazen farklı taşlarla aynı cümleyi kurardı.

Kale, Tuna’nın kıyısında, suyun ağır ve sabırlı akışına sırtını vermişti. Nehir burada genişler, akşamüstleri ise kurşuni bir renge bürünürdü. Yerle gök birleşirdi sanki. Bahar aylarında taşkın tehdidi olurdu ama o taşkınlar top sesleri kadar korkutucu değildi.
Kalenin etrafındaki toprak verimliydi. Mısır ve buğday tarlaları, surların gölgesine kadar sokulurdu. 
Dizdar Abdullah Ağa, Güney burcunda duruyor, Tuna’ya bakıyordu. Nehir ağır, ağır akıyordu. Sanki hiçbir şey olmamış gibi.
Oysa bu su, unutmuyordu.
Yergöğü’nün yaşlıları hâlâ anlatırdı. Yüz yıl önceki o bozgunu. Tahta köprü faciasını. Geri çekilen ordunun panik hâlini, Top sesleri arasında çöken kirişleri. Zırhıyla suya gömülen askerleri.
Bir Ekim sabahı, Tuna insan yutmuştu.
Derlerdi ki su günlerce bulanık akmış, kıyıya vuran cesetleri köylüler tanıyamamıştı. Akıncı Ocağı’nın belide o gün kırılmıştı…
Abdullah Ağa o hikâyeleri çocukken dinlemişti. O zamanlar bu toprakların uğursuzluğuna inanmazdı.
Şimdi burcun üzerinde dururken, aynı nehre bakıyordu.
Yüz yıl önce köprü çökmüştü.
Şimdi de surlar çöküyordu.
Tarih bazen farklı taşlarla aynı cümleyi kurardı.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 240,00    240,00   
2 128,40    256,80   
3 87,20    261,60   
6 46,00    276,00   
9 32,00    288,00   
12 25,20    302,40   
Kapat