Aydınlanma düşünürlerince aforoz edilen ve eserleri yasaklanan Rousseau, hayatının en zorlu döneminde kendi sanık kürsüsünü kurar. Adı bir "canavar" ile eş anlamlı hâle getirildiğinde, hakikati kime anlatabilirdi? Yazar, kendini üç karaktere ayırarak bu işe girişir. Jean-Jacques’ın Yargıcı Rousseau gibi tuhaf bir başlığın da sırrı olan bu yaklaşımda, sağduyuyu temsil eden dış gözlemci "Rousseau" ile karşı cephenin fikirlerini haklı gören bir "Fransız", iftiralara kurban giden "Jean-Jacques" figürü üzerine konuşmaya başlarlar.
Bir insanın kendi itibarına dışarıdan yaklaştığı bu diyalojik otobiyografi; acımasız sorgulamalar, aklama çabaları ve üretilmiş yalanları çürütme üzerine kurulu bir tartışmadır. Ancak eser, köşeye sıkışmış bir düşünürün salt kişisel itirafnamesi değildir. Rousseau, doğaya duyduğu sarsılmaz tutku ve romantik üslubunun canlılığıyla; dönemin Fransız sosyetesinin, imtiyazlı salon kültürünün ve ikiyüzlü nezaketin "örgütlü kötülüğünün" felsefi eleştirisini sunar.
Tarihin en büyük itibar suikastlarından birine karşı yazılan bu anıtsal metin, okura şu soruyu yöneltiyor: Bütün dünyanın yalan söylediği bir düzende, insan yalnızca kendi vicdanına kulak vererek hakikati kavrayabilir mi? Hem iç huzurunu korumak hem de adil kalabilmek adına doğruları nasıl saptayacaktır?
Aydınlanma düşünürlerince aforoz edilen ve eserleri yasaklanan Rousseau, hayatının en zorlu döneminde kendi sanık kürsüsünü kurar. Adı bir "canavar" ile eş anlamlı hâle getirildiğinde, hakikati kime anlatabilirdi? Yazar, kendini üç karaktere ayırarak bu işe girişir. Jean-Jacques’ın Yargıcı Rousseau gibi tuhaf bir başlığın da sırrı olan bu yaklaşımda, sağduyuyu temsil eden dış gözlemci "Rousseau" ile karşı cephenin fikirlerini haklı gören bir "Fransız", iftiralara kurban giden "Jean-Jacques" figürü üzerine konuşmaya başlarlar.
Bir insanın kendi itibarına dışarıdan yaklaştığı bu diyalojik otobiyografi; acımasız sorgulamalar, aklama çabaları ve üretilmiş yalanları çürütme üzerine kurulu bir tartışmadır. Ancak eser, köşeye sıkışmış bir düşünürün salt kişisel itirafnamesi değildir. Rousseau, doğaya duyduğu sarsılmaz tutku ve romantik üslubunun canlılığıyla; dönemin Fransız sosyetesinin, imtiyazlı salon kültürünün ve ikiyüzlü nezaketin "örgütlü kötülüğünün" felsefi eleştirisini sunar.
Tarihin en büyük itibar suikastlarından birine karşı yazılan bu anıtsal metin, okura şu soruyu yöneltiyor: Bütün dünyanın yalan söylediği bir düzende, insan yalnızca kendi vicdanına kulak vererek hakikati kavrayabilir mi? Hem iç huzurunu korumak hem de adil kalabilmek adına doğruları nasıl saptayacaktır?
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 374,40 | 374,40 |
| 2 | 200,30 | 400,61 |
| 3 | 136,03 | 408,10 |
| 6 | 71,76 | 430,56 |
| 9 | 49,92 | 449,28 |
| 12 | 39,31 | 471,74 |