Devlet kuramları literatürü, tarihsel süreçte yerleşik topluluklar ekseninde şekillenmiştir. Devlet; çoğu zaman mekân üzerindeki sabitlik, tarımsal artığın birikimi ve nüfus yoğunlaşması üzerinden tanımlanmıştır. Hâkim literatürün göz ardı ettiği topluluklar ise, karmaşık siyasal örgütlenme kapasitesine sahip tarihsel özneler olarak değil, ya devlet öncesi aşamalar ya da yerleşik siyasal formların türevleri olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu kitap, söz konusu yerleşik-merkezli paradigmayı Göktürk Devleti örneğinde yeniden tartışmaya açmaktadır. Orta Asya’da bozkır topluluklarına özgü üretim biçimini yalnızca ekolojik bir zorunluluk ya da geçim stratejisi olarak değil; artığın düzenlenmesi, mülkiyet ilişkilerinin biçimlenmesi ve siyasal egemenliğin kurulmasıyla iç içe bir toplumsal bütünlük olarak ele almaktadır. Bozkıra özgü hareketlilik bu bağlamda özgül bir mekânsallığın ve siyasal örgütlenme tarzının kurucu unsuru kabul edilmektedir. Hunlardan Göktürklere uzanan tarihsel süreklilik içinde ondalık sistem, ülüş yapısı, pastoral kaynakların denetimi ve kağan-bey ilişkilerini irdeleyen bu çalışma, kapitalizm öncesi bir devlet formunun bozkır üretim biçimine özgü işleyişini çözümlemektedir. Göktürk Devleti’ni yerleşik devletlerin gölgesi ya da türevi olarak değil, nomadik pastoralizmin özgül toplumsal mülkiyet ilişkilerinde biçimlenmiş bir devlet olarak kavramsallaştırmaktadır. Göktürk Devleti kitabı, Türk tarihini salt betimleyici kronolojik bir anlatıdan çıkararak ekonomi-politik bir düzleme taşımakta, devlet tartışmalarını yerleşiklik varsayımının sınırlarının ötesine davet etmektedir. Bu yönüyle eser hem Orta Asya tarihi çalışmalarına hem de kapitalizm öncesi devlet kuramları literatürüne siyaset bilimi çerçevesinde kuramsal bir katkı sunmaktadır.
Devlet kuramları literatürü, tarihsel süreçte yerleşik topluluklar ekseninde şekillenmiştir. Devlet; çoğu zaman mekân üzerindeki sabitlik, tarımsal artığın birikimi ve nüfus yoğunlaşması üzerinden tanımlanmıştır. Hâkim literatürün göz ardı ettiği topluluklar ise, karmaşık siyasal örgütlenme kapasitesine sahip tarihsel özneler olarak değil, ya devlet öncesi aşamalar ya da yerleşik siyasal formların türevleri olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu kitap, söz konusu yerleşik-merkezli paradigmayı Göktürk Devleti örneğinde yeniden tartışmaya açmaktadır. Orta Asya’da bozkır topluluklarına özgü üretim biçimini yalnızca ekolojik bir zorunluluk ya da geçim stratejisi olarak değil; artığın düzenlenmesi, mülkiyet ilişkilerinin biçimlenmesi ve siyasal egemenliğin kurulmasıyla iç içe bir toplumsal bütünlük olarak ele almaktadır. Bozkıra özgü hareketlilik bu bağlamda özgül bir mekânsallığın ve siyasal örgütlenme tarzının kurucu unsuru kabul edilmektedir. Hunlardan Göktürklere uzanan tarihsel süreklilik içinde ondalık sistem, ülüş yapısı, pastoral kaynakların denetimi ve kağan-bey ilişkilerini irdeleyen bu çalışma, kapitalizm öncesi bir devlet formunun bozkır üretim biçimine özgü işleyişini çözümlemektedir. Göktürk Devleti’ni yerleşik devletlerin gölgesi ya da türevi olarak değil, nomadik pastoralizmin özgül toplumsal mülkiyet ilişkilerinde biçimlenmiş bir devlet olarak kavramsallaştırmaktadır. Göktürk Devleti kitabı, Türk tarihini salt betimleyici kronolojik bir anlatıdan çıkararak ekonomi-politik bir düzleme taşımakta, devlet tartışmalarını yerleşiklik varsayımının sınırlarının ötesine davet etmektedir. Bu yönüyle eser hem Orta Asya tarihi çalışmalarına hem de kapitalizm öncesi devlet kuramları literatürüne siyaset bilimi çerçevesinde kuramsal bir katkı sunmaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 468,75 | 468,75 |
| 2 | 250,78 | 501,56 |
| 3 | 170,31 | 510,94 |
| 6 | 89,84 | 539,06 |
| 9 | 62,50 | 562,50 |
| 12 | 49,22 | 590,63 |