Diyalektik Rüyalar, bireyin moderniteyle kurduğu sancılı ilişkiyi mekân ve bellek fenomenolojisi üzerinden tartışmaya açarak, rasyonel bir benlik inşa etme arzusundaki modern öznenin hikâyesini klasik bir gelişim romanı strüktüründe başlatıyor. Ana karakter, otorite ve toplumsal normlarla mücadelesinde özgürleşmeyi denetlenebilir bir proje olarak kurgulasa da, anlatı derinleştikçe bu kurucu çizgi kendi imkânlarını aşındırıyor ve metin, tarihsel katmanlar ile parçalanmış zihin arasında kurduğu paralellikle “bütünlüklü özne” yanılsamasının çöküşünü görünür kıldığı postmodern bir kırılma eşiğine evriliyor.
Karakterin “radikal dürüstlük” pratiklerinin bir simülasyona, sanat yaratma arzusunun ise varoluşsal boşluğu ikame çabasına dönüştüğü noktada eser, yapısını adım adım yapıbozuma uğratarak modernitenin büyük anlatılarının çözülüşünü izliyor. Geriye kalan fragmanter zeminde anlam ile anlamsızlık, haz ile tiksinti arasındaki diyalektik gerilimlerle baş başa kalan Mahir Sönmez, bir kahraman olarak değil, çağın diliyle konuşurken o dilin çatlaklarında dağılan, modernitenin vaatleri ile postmodern belirsizlik arasına sıkışmış bir “semptom” olarak okura sunuluyor.
Diyalektik Rüyalar, bireyin moderniteyle kurduğu sancılı ilişkiyi mekân ve bellek fenomenolojisi üzerinden tartışmaya açarak, rasyonel bir benlik inşa etme arzusundaki modern öznenin hikâyesini klasik bir gelişim romanı strüktüründe başlatıyor. Ana karakter, otorite ve toplumsal normlarla mücadelesinde özgürleşmeyi denetlenebilir bir proje olarak kurgulasa da, anlatı derinleştikçe bu kurucu çizgi kendi imkânlarını aşındırıyor ve metin, tarihsel katmanlar ile parçalanmış zihin arasında kurduğu paralellikle “bütünlüklü özne” yanılsamasının çöküşünü görünür kıldığı postmodern bir kırılma eşiğine evriliyor.
Karakterin “radikal dürüstlük” pratiklerinin bir simülasyona, sanat yaratma arzusunun ise varoluşsal boşluğu ikame çabasına dönüştüğü noktada eser, yapısını adım adım yapıbozuma uğratarak modernitenin büyük anlatılarının çözülüşünü izliyor. Geriye kalan fragmanter zeminde anlam ile anlamsızlık, haz ile tiksinti arasındaki diyalektik gerilimlerle baş başa kalan Mahir Sönmez, bir kahraman olarak değil, çağın diliyle konuşurken o dilin çatlaklarında dağılan, modernitenin vaatleri ile postmodern belirsizlik arasına sıkışmış bir “semptom” olarak okura sunuluyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 281,32 | 281,32 |
| 2 | 150,51 | 301,01 |
| 3 | 102,21 | 306,64 |
| 6 | 53,92 | 323,52 |
| 9 | 37,51 | 337,58 |
| 12 | 29,54 | 354,46 |