Arap edebiyatı geleneği içerisinde Ebû Zueyb el-Huzelî, mersiye (risâ) türündeki ustalığıyla müstesna bir yere sahiptir. Bu türün en meşhur örneklerinden biri, onun Ayniyye adıyla şöhret bulan mersiyedir. Şairin oğulları için kaleme aldığı bu mersiye, onun divanındaki şiirler arasında mutlak surette en öne çıkan eser konumundadır. Bu eserin edebî değerini ortaya koymak için şu tespitte bulunmak yeterlidir: Neredeyse ondan rivayet etmeyen hiçbir edip, beyitlerinden bir kısmını delil olarak kullanmayan hiçbir yazar kalmamıştır.
Bu mersiye, şiirin zirvesini ve kemâl noktasını temsil etmektedir. Şunu özellikle belirtmek gerekir ki, bu yaygın şöhretin temel sebebi; duygudaki içtenlik, hissiyattaki incelik ve hüznün ifade edilişindeki olağanüstü açıklık ve titizliktir. Zira bu mersiyenin söylenişini teşvik eden unsur bir beklenti, maddî bir karşılık yahut ihsan arayışı değildir. Bu eser, şairin kendi oğulları için kaleme aldığı mersiye olup, bir babanın yüreğini parçalayan acısıyla bir şairin ifade ve tanıklık sorumluluğunun kesiştiği noktayı çarpıcı biçimde yansıtmaktadır. Şevkî Dayf’ın da ifade ettiği üzere, evlatlarını kaybetmenin doğurduğu derin acıyı dile getirmede, hiçbir baba, oğullarının ölümüne ağlayan Ebû Zueyb’in ulaştığı ifade gücüne erişememiştir. Zira bu beyitlerde, ölümün ansızın kapıp götürdüğü evlatların ardından duyulan yakıcı hasret, iç burkan bir pişmanlık ve derin bir ıstırap son derece etkileyici bir anlatımla dile getirilmiştir.
Çölde Ağıt |
Arap edebiyatı geleneği içerisinde Ebû Zueyb el-Huzelî, mersiye (risâ) türündeki ustalığıyla müstesna bir yere sahiptir. Bu türün en meşhur örneklerinden biri, onun Ayniyye adıyla şöhret bulan mersiyedir. Şairin oğulları için kaleme aldığı bu mersiye, onun divanındaki şiirler arasında mutlak surette en öne çıkan eser konumundadır. Bu eserin edebî değerini ortaya koymak için şu tespitte bulunmak yeterlidir: Neredeyse ondan rivayet etmeyen hiçbir edip, beyitlerinden bir kısmını delil olarak kullanmayan hiçbir yazar kalmamıştır.
Bu mersiye, şiirin zirvesini ve kemâl noktasını temsil etmektedir. Şunu özellikle belirtmek gerekir ki, bu yaygın şöhretin temel sebebi; duygudaki içtenlik, hissiyattaki incelik ve hüznün ifade edilişindeki olağanüstü açıklık ve titizliktir. Zira bu mersiyenin söylenişini teşvik eden unsur bir beklenti, maddî bir karşılık yahut ihsan arayışı değildir. Bu eser, şairin kendi oğulları için kaleme aldığı mersiye olup, bir babanın yüreğini parçalayan acısıyla bir şairin ifade ve tanıklık sorumluluğunun kesiştiği noktayı çarpıcı biçimde yansıtmaktadır. Şevkî Dayf’ın da ifade ettiği üzere, evlatlarını kaybetmenin doğurduğu derin acıyı dile getirmede, hiçbir baba, oğullarının ölümüne ağlayan Ebû Zueyb’in ulaştığı ifade gücüne erişememiştir. Zira bu beyitlerde, ölümün ansızın kapıp götürdüğü evlatların ardından duyulan yakıcı hasret, iç burkan bir pişmanlık ve derin bir ıstırap son derece etkileyici bir anlatımla dile getirilmiştir.
Çölde Ağıt |
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 213,20 | 213,20 |
| 2 | 114,06 | 228,12 |
| 3 | 77,46 | 232,39 |
| 6 | 40,86 | 245,18 |
| 9 | 28,43 | 255,84 |
| 12 | 22,39 | 268,63 |