Bazen bir metin, insanın iç âlemine görünmez bir kapı aralar; okur, o kapıdan geçerken aslında bir hikâyeye değil kendi varoluşunun kuytu bölgelerine de adım atar. Sadık Yalsızuçanlar’ın anlatı dünyası, tam da bu eşiğin kıyısında başlar ve dışarıdan bakıldığında sakin ve duru, içine girildikçe katman katman genişleyen, sezginin ve düşüncenin birbirine karıştığı bir derinliğe uzanır.
Çayır Kuşunun Feragati, yirmiyi aşkın hikâye boyunca varlığın ince titreşimlerini, insan ruhunun gizli çatlaklarını, eşyayla ve tabiatla kurduğumuz kadim bağı duyulur kılıyor. Bir çocuğun toprağa eğilen bakışından bir psikiyatri odasında çözülmeye başlayan yaralara, şehir gürültüsünün içinden süzülen yalnızlığa ve belleğin korunaklı sığınağına uzanan bu metinler; acıyı, merhameti, feragati ve içsel konuşmanın saklı güzelliğini taşıyor.
Yalsızuçanlar, modern Türk hikâyeciliğinde kendine bütünüyle özgü bir hat açan; irfanî duyarlığı çağdaş anlatım biçimleriyle buluşturan nadir yazarlardan. Onun metinlerinde gündelik olan, derinlikli bir sezgiyle dönüştürülür; sıradan bir ânın içine insanın varoluşsal ağırlığı yerleşir. Bu kitap, Yalsızuçanlar’ın edebiyatındaki olgunluğu, inceliği ve ruhu işiten dili bütün açıklığıyla taşıyor.
Çayır Kuşunun Feragati, bir çayır kuşunun kanadından yükselen o hafif ama kalıcı titreşim gibi okurun zihninde uzun süre yankı bırakan hikâyeler sunuyor. Her bir anlatı, insanın kendini tanıma çabasına, anlamın kırıldığı yerlerden yeniden doğma ihtimaline usulca eşlik ediyor.
Bazen bir metin, insanın iç âlemine görünmez bir kapı aralar; okur, o kapıdan geçerken aslında bir hikâyeye değil kendi varoluşunun kuytu bölgelerine de adım atar. Sadık Yalsızuçanlar’ın anlatı dünyası, tam da bu eşiğin kıyısında başlar ve dışarıdan bakıldığında sakin ve duru, içine girildikçe katman katman genişleyen, sezginin ve düşüncenin birbirine karıştığı bir derinliğe uzanır.
Çayır Kuşunun Feragati, yirmiyi aşkın hikâye boyunca varlığın ince titreşimlerini, insan ruhunun gizli çatlaklarını, eşyayla ve tabiatla kurduğumuz kadim bağı duyulur kılıyor. Bir çocuğun toprağa eğilen bakışından bir psikiyatri odasında çözülmeye başlayan yaralara, şehir gürültüsünün içinden süzülen yalnızlığa ve belleğin korunaklı sığınağına uzanan bu metinler; acıyı, merhameti, feragati ve içsel konuşmanın saklı güzelliğini taşıyor.
Yalsızuçanlar, modern Türk hikâyeciliğinde kendine bütünüyle özgü bir hat açan; irfanî duyarlığı çağdaş anlatım biçimleriyle buluşturan nadir yazarlardan. Onun metinlerinde gündelik olan, derinlikli bir sezgiyle dönüştürülür; sıradan bir ânın içine insanın varoluşsal ağırlığı yerleşir. Bu kitap, Yalsızuçanlar’ın edebiyatındaki olgunluğu, inceliği ve ruhu işiten dili bütün açıklığıyla taşıyor.
Çayır Kuşunun Feragati, bir çayır kuşunun kanadından yükselen o hafif ama kalıcı titreşim gibi okurun zihninde uzun süre yankı bırakan hikâyeler sunuyor. Her bir anlatı, insanın kendini tanıma çabasına, anlamın kırıldığı yerlerden yeniden doğma ihtimaline usulca eşlik ediyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 187,50 | 187,50 |
| 2 | 100,31 | 200,63 |
| 3 | 68,13 | 204,38 |
| 6 | 35,94 | 215,63 |
| 9 | 25,00 | 225,00 |
| 12 | 19,69 | 236,25 |