İnsanoğlunun çevresindeki dünyayı anlamlandırma çabasında tabiat, insanın en temel sorgulama ve keşif alanı olarak öne çıkmıştır. Bunun bir sonucu olarak insan, doğayı ve onun unsurlarını anlam dünyasının büyük bir parçası olarak görmüştür. İnsanlar bu anlam arayışı içinde taşlara da özel anlamlar yüklemiştir. Tarihsel süreç içerisinde, taşın anlamı farklı coğrafyalarda ve farklı kültürlerde benzer biçimde şekillenmiştir. Her kültür, taşın yaşamsal ve kutsal özelliğini kendi inanç sistemine dâhil etmiş ve onu bir kült objesi haline getirmiştir. Kazandığı bu kutsal statü sayesinde taş, insanların manevi dünyasında derin izler bırakan, saygı duyulan ve kutsal kabul edilen bir varlık hâlini almıştır. Türk kültürünün derinliklerinde yer alan Gök Tanrı inancında da taşın yaşamsal ve kutsal özelliklerinin yansımalarını görmek mümkündür. Bu dönemlerde Türkler, yer-su inancı ve atalar kültünün bir yansıması olarak tabiattaki diğer unsurlar gibi taşların da bir ruhu olduğunu kabul edip gizil güçlerinin bulunduğunu düşünmüşlerdir. Bu sebeple de çeşitli taşlara farklı anlamlar yükleyerek, bu taşlar etrafında birçok inanış ve uygulama meydana getirmişlerdir. Taşları ziyaret edip etrafında dolaşarak, içlerinden geçerek, el sürerek, öperek, üstlerinde taşıyarak ya da evlerinde bulundurarak bereket, uğur ve sağlık temenni etmişlerdir. Gök Tanrı inancından İslamiyet’in kabulüne uzanan süreç, Türklerin kültürel belleklerinde yer alan pek çok inanış ve uygulama gibi taşla ilgili ritüellerin de yeni bir form kazanmasına neden olmuştur. Bu süreçte taşa yüklenen anlamlar ve onunla ilgili uygulamalar, İslamî bir kimlik kazanarak varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Bu bağlamda eski Türk inançlarında kutsal kabul edilen bazı taşlar, İslamî dönemde evliya mezarlarıyla, türbelerle veya kutsal mekânlarla ilişkilendirilerek yeni bir anlam kazanmıştır. Bu taşlar, şifa bulmak veya dilek dilemek için ziyaret edilmiştir. Günümüzde Anadolu’nun pek çok yerinde görülen taşla ilgili inanış ve uygulamalar, bu kültürel sürekliliğin canlı tanıklarıdır.
Anadolu’da canlı bir şekilde yaşatılan bu inanış ve uygulamalar dikkate alındığında, Türk kültüründe taşın sembolik anlamlarla yüklü bir fenomen olduğu görülür. Çalışmada Türk kültüründe taş konusu fenomenolojik yöntem ve halk biliminin işlevsel kuramı esas alınarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı bireylerin yaşadıkları ortak deneyimlerden hareketle taşın, Türk kültüründeki yerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda taşın, insan-doğa-kutsal üçgenindeki önemi ve konumu Anadolu’daki halk inanış ve uygulamaları ile halk hekimliği pratiklerinin somut verileri ışığında tespit edilmiştir. Bunun yanında Anadolu’nun sosyal ve kültürel dokusunu anlamak için taşların kullanıldığı sempatik büyüler, çocuk oyunları ve kültürel miras niteliğindeki taşların işlevsel özellikleri üzerinde durulmuştur. Böylelikle Türk kültüründe taşın özel ve genel anlamlarının nasıl sembolleştiği ve millî kültürün oluşmasına nasıl katkı sağladığı gösterilmeye çalışılmıştır.
İnsanoğlunun çevresindeki dünyayı anlamlandırma çabasında tabiat, insanın en temel sorgulama ve keşif alanı olarak öne çıkmıştır. Bunun bir sonucu olarak insan, doğayı ve onun unsurlarını anlam dünyasının büyük bir parçası olarak görmüştür. İnsanlar bu anlam arayışı içinde taşlara da özel anlamlar yüklemiştir. Tarihsel süreç içerisinde, taşın anlamı farklı coğrafyalarda ve farklı kültürlerde benzer biçimde şekillenmiştir. Her kültür, taşın yaşamsal ve kutsal özelliğini kendi inanç sistemine dâhil etmiş ve onu bir kült objesi haline getirmiştir. Kazandığı bu kutsal statü sayesinde taş, insanların manevi dünyasında derin izler bırakan, saygı duyulan ve kutsal kabul edilen bir varlık hâlini almıştır. Türk kültürünün derinliklerinde yer alan Gök Tanrı inancında da taşın yaşamsal ve kutsal özelliklerinin yansımalarını görmek mümkündür. Bu dönemlerde Türkler, yer-su inancı ve atalar kültünün bir yansıması olarak tabiattaki diğer unsurlar gibi taşların da bir ruhu olduğunu kabul edip gizil güçlerinin bulunduğunu düşünmüşlerdir. Bu sebeple de çeşitli taşlara farklı anlamlar yükleyerek, bu taşlar etrafında birçok inanış ve uygulama meydana getirmişlerdir. Taşları ziyaret edip etrafında dolaşarak, içlerinden geçerek, el sürerek, öperek, üstlerinde taşıyarak ya da evlerinde bulundurarak bereket, uğur ve sağlık temenni etmişlerdir. Gök Tanrı inancından İslamiyet’in kabulüne uzanan süreç, Türklerin kültürel belleklerinde yer alan pek çok inanış ve uygulama gibi taşla ilgili ritüellerin de yeni bir form kazanmasına neden olmuştur. Bu süreçte taşa yüklenen anlamlar ve onunla ilgili uygulamalar, İslamî bir kimlik kazanarak varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Bu bağlamda eski Türk inançlarında kutsal kabul edilen bazı taşlar, İslamî dönemde evliya mezarlarıyla, türbelerle veya kutsal mekânlarla ilişkilendirilerek yeni bir anlam kazanmıştır. Bu taşlar, şifa bulmak veya dilek dilemek için ziyaret edilmiştir. Günümüzde Anadolu’nun pek çok yerinde görülen taşla ilgili inanış ve uygulamalar, bu kültürel sürekliliğin canlı tanıklarıdır.
Anadolu’da canlı bir şekilde yaşatılan bu inanış ve uygulamalar dikkate alındığında, Türk kültüründe taşın sembolik anlamlarla yüklü bir fenomen olduğu görülür. Çalışmada Türk kültüründe taş konusu fenomenolojik yöntem ve halk biliminin işlevsel kuramı esas alınarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı bireylerin yaşadıkları ortak deneyimlerden hareketle taşın, Türk kültüründeki yerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda taşın, insan-doğa-kutsal üçgenindeki önemi ve konumu Anadolu’daki halk inanış ve uygulamaları ile halk hekimliği pratiklerinin somut verileri ışığında tespit edilmiştir. Bunun yanında Anadolu’nun sosyal ve kültürel dokusunu anlamak için taşların kullanıldığı sempatik büyüler, çocuk oyunları ve kültürel miras niteliğindeki taşların işlevsel özellikleri üzerinde durulmuştur. Böylelikle Türk kültüründe taşın özel ve genel anlamlarının nasıl sembolleştiği ve millî kültürün oluşmasına nasıl katkı sağladığı gösterilmeye çalışılmıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 546,00 | 546,00 |
| 2 | 292,11 | 584,22 |
| 3 | 198,38 | 595,14 |
| 6 | 104,65 | 627,90 |
| 9 | 72,80 | 655,20 |
| 12 | 57,33 | 687,96 |