İşitme ile dinleme arasındaki fark, beynimizin derinliklerinde saklıdır. Zihnin Sesi’nde Nina Kraus, ses ile beyin arasındaki büyüleyici ilişkiyi bilimsel araştırmalar ışığında ele alıyor; sesin beynimiz tarafından nasıl işlendiğini ve bu süreçte beynin temel işlevlerinin nasıl rol oynadığını anlaşılır bir dille ortaya koyuyor.
İşitme duyumuz hiç durmadan çalışmaktadır. Gözlerimizi kapatarak görsel dünyayı bir süreliğine dışarıda bırakabiliriz ancak kulaklarımızı aynı şekilde kapatamayız. Kraus, sesleri anlamlandırmanın yalnızca işitmeden ibaret olmadığını; dünyayla kurduğumuz ilişki, duygularımız, hareketlerimiz ve diğer duyularımızla sürekli etkileşim içinde gerçekleşen aktif bir süreç olduğunu bize gösteriyor. Üstelik beynimiz, tüm bu karmaşık işlemleri saniyenin onda biri gibi son derece kısa bir sürede gerçekleştiriyor.
Nina Kraus; işitmenin beyindeki işleyişini anlatmanın ötesine geçerek kuşların cıvıltılarındaki ince farklılıkları nasıl ayırt ettiğimizi, beyin sarsıntısının dinleme becerisi üzerindeki etkilerini, dil bozuklukları ile dinleme arasındaki ilişkiyi, iki dilliliğin işiten beyni nasıl şekillendirdiğini ve müziğin beynimiz üzerindeki dönüştürücü gücünü çarpıcı örneklerle ele alıyor.
Zihnin Sesi, hayatımızı kuşatan seslerin beynimizi nasıl şekillendirdiği sorusuna çok yönlü yanıtlar sunuyor. Beynin işleyişini merak eden genel okurların yanı sıra işitme, dil ve konuşma bozuklukları alanında çalışan uzmanlara; çocuklar ve yetişkinlerle çalışan eğitimci ve terapistlere; doğaya ilgi duyanlara ve müziğin beyin üzerindeki etkilerini keşfetmek isteyen herkese hitap ediyor. Kitabın dili, alana ilk kez ilgi duyan okurların da rahatlıkla takip edebileceği şekilde açık, akıcı ve günlük dile yakın bir üslupla kaleme alınmıştır.
İşitme ile dinleme arasındaki fark, beynimizin derinliklerinde saklıdır. Zihnin Sesi’nde Nina Kraus, ses ile beyin arasındaki büyüleyici ilişkiyi bilimsel araştırmalar ışığında ele alıyor; sesin beynimiz tarafından nasıl işlendiğini ve bu süreçte beynin temel işlevlerinin nasıl rol oynadığını anlaşılır bir dille ortaya koyuyor.
İşitme duyumuz hiç durmadan çalışmaktadır. Gözlerimizi kapatarak görsel dünyayı bir süreliğine dışarıda bırakabiliriz ancak kulaklarımızı aynı şekilde kapatamayız. Kraus, sesleri anlamlandırmanın yalnızca işitmeden ibaret olmadığını; dünyayla kurduğumuz ilişki, duygularımız, hareketlerimiz ve diğer duyularımızla sürekli etkileşim içinde gerçekleşen aktif bir süreç olduğunu bize gösteriyor. Üstelik beynimiz, tüm bu karmaşık işlemleri saniyenin onda biri gibi son derece kısa bir sürede gerçekleştiriyor.
Nina Kraus; işitmenin beyindeki işleyişini anlatmanın ötesine geçerek kuşların cıvıltılarındaki ince farklılıkları nasıl ayırt ettiğimizi, beyin sarsıntısının dinleme becerisi üzerindeki etkilerini, dil bozuklukları ile dinleme arasındaki ilişkiyi, iki dilliliğin işiten beyni nasıl şekillendirdiğini ve müziğin beynimiz üzerindeki dönüştürücü gücünü çarpıcı örneklerle ele alıyor.
Zihnin Sesi, hayatımızı kuşatan seslerin beynimizi nasıl şekillendirdiği sorusuna çok yönlü yanıtlar sunuyor. Beynin işleyişini merak eden genel okurların yanı sıra işitme, dil ve konuşma bozuklukları alanında çalışan uzmanlara; çocuklar ve yetişkinlerle çalışan eğitimci ve terapistlere; doğaya ilgi duyanlara ve müziğin beyin üzerindeki etkilerini keşfetmek isteyen herkese hitap ediyor. Kitabın dili, alana ilk kez ilgi duyan okurların da rahatlıkla takip edebileceği şekilde açık, akıcı ve günlük dile yakın bir üslupla kaleme alınmıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 283,50 | 283,50 |
| 2 | 151,67 | 303,35 |
| 3 | 103,01 | 309,02 |
| 6 | 54,34 | 326,03 |
| 9 | 37,80 | 340,20 |
| 12 | 29,77 | 357,21 |