ZANZİBARLI PRENSESİN ANILARI
Prenses Salme’nin anıları, bir coğrafyanın hafızası ile bireysel bir hayatın kesiştiği nadir anlatılardan biridir. Sayyida Salme bint Said, Umman ve Zanzibar tarihinin en sıra dışı kadın figürlerinden biri olarak 19. yüzyılın siyasal ve kültürel dönüşümlerine sarayın içinden tanıklık eder. Zanzibar’da bir sultanın kızı olarak büyüyen Salme, dönemin toplumsal yapısını, aile ilişkilerini ve gündelik hayatını canlı bir dille aktarır.
Ancak onun hikâyesi saray duvarlarıyla sınırlı değildir. Bir Alman tüccara duyduğu aşk ve ardından aldığı cesur kararlar, onu doğduğu topraklardan uzak, bambaşka bir dünyaya götürür. Avrupa’da kurduğu yeni hayat; kimlik, inanç ve aidiyet üzerine derin sorgulamaları da beraberinde getirir. Bu anlatı, iki kültür arasında şekillenen bir hayatın ve hiç dinmeyen bir memleket özleminin izlerini taşır.
Bu hatırat, yalnızca bir kadının yaşam öyküsü değil; aynı zamanda Doğu - Batı karşılaşmasının, sömürge çağının ve kültürel geçişlerin içeriden yazılmış güçlü bir tanıklığıdır. Salme’nin, sonradan aldığı adıyla Emily Ruete’nin kalemi, Zanzibar saraylarının çok sesli dünyasından Avrupa’nın yabancı sokaklarına uzanır.
1886 yılında ilk kez Almanca olarak yayımlanan bu eser, kısa sürede geniş bir okur kitlesine ulaşmış; İngilizce, Fransızca, Arapça, Felemenkçe, İspanyolca, Lehçe ve İtalyanca gibi birçok dile çevrilerek uluslararası bir klasik hâline gelmiştir. Bu çeviriyle Prenses Salme’nin anıları ilk kez Türkçe okurla buluşuyor.
ZANZİBARLI PRENSESİN ANILARI
Prenses Salme’nin anıları, bir coğrafyanın hafızası ile bireysel bir hayatın kesiştiği nadir anlatılardan biridir. Sayyida Salme bint Said, Umman ve Zanzibar tarihinin en sıra dışı kadın figürlerinden biri olarak 19. yüzyılın siyasal ve kültürel dönüşümlerine sarayın içinden tanıklık eder. Zanzibar’da bir sultanın kızı olarak büyüyen Salme, dönemin toplumsal yapısını, aile ilişkilerini ve gündelik hayatını canlı bir dille aktarır.
Ancak onun hikâyesi saray duvarlarıyla sınırlı değildir. Bir Alman tüccara duyduğu aşk ve ardından aldığı cesur kararlar, onu doğduğu topraklardan uzak, bambaşka bir dünyaya götürür. Avrupa’da kurduğu yeni hayat; kimlik, inanç ve aidiyet üzerine derin sorgulamaları da beraberinde getirir. Bu anlatı, iki kültür arasında şekillenen bir hayatın ve hiç dinmeyen bir memleket özleminin izlerini taşır.
Bu hatırat, yalnızca bir kadının yaşam öyküsü değil; aynı zamanda Doğu - Batı karşılaşmasının, sömürge çağının ve kültürel geçişlerin içeriden yazılmış güçlü bir tanıklığıdır. Salme’nin, sonradan aldığı adıyla Emily Ruete’nin kalemi, Zanzibar saraylarının çok sesli dünyasından Avrupa’nın yabancı sokaklarına uzanır.
1886 yılında ilk kez Almanca olarak yayımlanan bu eser, kısa sürede geniş bir okur kitlesine ulaşmış; İngilizce, Fransızca, Arapça, Felemenkçe, İspanyolca, Lehçe ve İtalyanca gibi birçok dile çevrilerek uluslararası bir klasik hâline gelmiştir. Bu çeviriyle Prenses Salme’nin anıları ilk kez Türkçe okurla buluşuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 374,40 | 374,40 |
| 2 | 200,30 | 400,61 |
| 3 | 136,03 | 408,10 |
| 6 | 71,76 | 430,56 |
| 9 | 49,92 | 449,28 |
| 12 | 39,31 | 471,74 |