Yapay zekâ (YZ), eğitimde giderek daha fazla karar üretirken, bu kararların hangi değerler doğrultusunda alındığı ve etik sorumluluğun kimler tarafından üstlenildiği soruları çoğu zaman arka planda kalmaktadır. Oysa YZ çağında eğitimi insan-merkezli, adil ve demokratik kılacak olan şey, algoritmaların ne kadar gelişmiş olduğu değil; bu algoritmaların hangi etik ufuk içinde, hangi pedagojik amaçlar doğrultusunda ve hangi kolektif sorumluluk anlayışıyla yönlendirildiğidir.
Bu kitap, yapay zekâyı ne tarafsız bir araç ne de kaçınılmaz bir tehdit olarak ele alır. Etik yönlendirme zayıfladığında YZ’nin eğitimde nasıl fiilî bir otoriteye dönüştüğünü algoritmik otorite kavramı üzerinden tartışır ve buna karşı kolektif etik özne fikrini geliştirir. Etik sorumluluğun bireysel iyi niyetlere değil; kamusal, kurumsal ve pedagojik kapasitelere dayanması gerektiğini savunur.
UNESCO’nun Sürdürülebilir Kalkınma için Eğitim yaklaşımını pedagojik bir etik çerçeve olarak ele alan bu çalışma, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef değil; gezegen üzerinde insan onuruna yakışır bir yaşamı mümkün kılmanın etik koşulu olarak konumlandırır. Bu yönüyle kitap, yapay zekâ çağında eğitimin etik geleceğini felsefi bir perspektiften yeniden düşünmektedir.
Yapay zekâ (YZ), eğitimde giderek daha fazla karar üretirken, bu kararların hangi değerler doğrultusunda alındığı ve etik sorumluluğun kimler tarafından üstlenildiği soruları çoğu zaman arka planda kalmaktadır. Oysa YZ çağında eğitimi insan-merkezli, adil ve demokratik kılacak olan şey, algoritmaların ne kadar gelişmiş olduğu değil; bu algoritmaların hangi etik ufuk içinde, hangi pedagojik amaçlar doğrultusunda ve hangi kolektif sorumluluk anlayışıyla yönlendirildiğidir.
Bu kitap, yapay zekâyı ne tarafsız bir araç ne de kaçınılmaz bir tehdit olarak ele alır. Etik yönlendirme zayıfladığında YZ’nin eğitimde nasıl fiilî bir otoriteye dönüştüğünü algoritmik otorite kavramı üzerinden tartışır ve buna karşı kolektif etik özne fikrini geliştirir. Etik sorumluluğun bireysel iyi niyetlere değil; kamusal, kurumsal ve pedagojik kapasitelere dayanması gerektiğini savunur.
UNESCO’nun Sürdürülebilir Kalkınma için Eğitim yaklaşımını pedagojik bir etik çerçeve olarak ele alan bu çalışma, sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef değil; gezegen üzerinde insan onuruna yakışır bir yaşamı mümkün kılmanın etik koşulu olarak konumlandırır. Bu yönüyle kitap, yapay zekâ çağında eğitimin etik geleceğini felsefi bir perspektiften yeniden düşünmektedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 175,20 | 175,20 |
| 2 | 93,73 | 187,46 |
| 3 | 63,66 | 190,97 |
| 6 | 33,58 | 201,48 |
| 9 | 23,36 | 210,24 |
| 12 | 18,40 | 220,75 |