Varlık Mertebeleri

Stok Kodu:
9786256368187
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
264
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%27 indirimli
475,00TL
346,75TL
Taksitli fiyat: 12 x 36,41TL
Temin süresi 7 gündür.
9786256368187
912971
Varlık Mertebeleri
Varlık Mertebeleri
346.75

Varlık Mertebeleri

Abdülkerîm el-Cîlî ve Abdullah Bosnevî

Bu kitap, Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî’ye ait, hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir. Her iki müellif de Vahdet-i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri (merâtib-i vücûd) öğretisi üzerinden, Mutlak Bir’den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır.

Eserde ortaya konan metafizik çerçeve, tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır: âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk’ın mutlak ve yegâne hakikat olması. Bu perspektifte çokluk, ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil; Hakk’ın isim ve sıfatlarının yine O’nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır. Müellifler, bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini, başı ve sonu Hakk’a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler.

Bu silsile, sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur. Sürecin ilkesi, Hakk’ın “gizli bir hazine” olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi; işleyişi ise Nefes-i Rahmânî kavramıyla açıklanır. Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi, bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân-ı Kâmil’dir. Bu bağlamda, marifetullahı, vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım, bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez; bunun yanı sıra okuyucuyu, keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen-bilinen-bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder. Bu yönüyle elinizdeki bu eser, Mutlak Zât’ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin, insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli, tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır.

Varlık Mertebeleri

Abdülkerîm el-Cîlî ve Abdullah Bosnevî

Bu kitap, Abdülkerîm Cîlî ve Abdullah Bosnevî’ye ait, hacimce mütevazı fakat fikrî derinliği son derece yüksek iki klasik tasavvuf metninin tercümesini bir araya getirmektedir. Her iki müellif de Vahdet-i Vücûd düşüncesinin kalbinde yer alan varlık mertebeleri (merâtib-i vücûd) öğretisi üzerinden, Mutlak Bir’den çokluğun nasıl zuhûr ettiği ve hakikat ile görünen âlem arasındaki ilişkinin nasıl idrak edilmesi gerektiği sorularına odaklanır.

Eserde ortaya konan metafizik çerçeve, tasavvuf düşüncesinin iki temel ilkesine yaslanır: âlemin ontolojik bakımdan ârızî oluşu ve Hakk’ın mutlak ve yegâne hakikat olması. Bu perspektifte çokluk, ilâhî zâtta bir parçalanma ya da değişim veya onun mukabilinde varlık kazanmış ontolojik bir düzey değil; Hakk’ın isim ve sıfatlarının yine O’nun zâtından ibaret olan mutlak varlıkla farklı derecelerdeki tecellîleri olarak anlaşılır. Müellifler, bu ilişkiyi vücûdun tenezzül ve tecellî safhaları üzerinden ele alarak varlık düzenini, başı ve sonu Hakk’a irca edilen bütünlüklü bir ontolojik silsile şeklinde tasvir ederler.

Bu silsile, sınırsızlık ve sonsuzluğu ifade eden mutlak bilinmezlik olan ilâhî zâttan başlayıp ilâhî isim ve sıfatların zuhuru aracılığıyla maddî âlemlere kadar uzanan kırk ana mertebe hâlinde sistematik biçimde ortaya konur. Sürecin ilkesi, Hakk’ın “gizli bir hazine” olarak bilinmeyi murad etmesiyle ifade edilen ilâhî sevgi; işleyişi ise Nefes-i Rahmânî kavramıyla açıklanır. Bu ontolojik düzenin nihai gayesi ve en kâmil neticesi, bütün mertebeleri kendinde cem ve tafsîl eden ve bilinme sevgisinin en mükemmel biçimde gerçekleşmesini sağlayan İnsân-ı Kâmil’dir. Bu bağlamda, marifetullahı, vücûd bilgisine dayandıran bu metafizik yaklaşım, bize yalnızca teorik bir açıklama sunmakla yetinmez; bunun yanı sıra okuyucuyu, keşf ve şuhûd olarak nitelenen ve bilen-bilinen-bilgi ayrımlarının ortadan kalkıp bütünleştiği mistik tecrübeye dayalı bir idrak ufkuna yükselmeye davet eder. Bu yönüyle elinizdeki bu eser, Mutlak Zât’ın kendi güzelliğini temaşa iradesiyle başlayan kozmik hareketin, insanda nasıl kemale erdiğini gösteren derinlikli, tutarlı ve incelikli bir tasavvuf metafiziği sunmaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 346,75    346,75   
2 185,51    371,02   
3 125,99    377,96   
6 66,46    398,76   
9 46,23    416,10   
12 36,41    436,91   
Kapat