1950 yılında DP'nin iktidara gelmesiyle köklü bir
paradigma değişimi yaşanmış, insanlar daha iyi bir yaşam umuduyla şehirlere göç etmeye başlamıştır. Bu yer değiştirme hareketi 1950-1980 dönemi boyunca yoğun bir şekilde devam etmiş, ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğu şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Yaşanan iç göçler neticesinde toplumsal yapının 1950 öncesi gibi olmadığı ve Türkiye'nin farklı bir yapıya büründüğü görülmüştür. Sosyoekonomik ve kültürel olarak toplumun yaşadığı bu köklü değişim, Türk romancısının dikkatinden kaçmamış ve dönemi ele alan romanlarda
göçlerin sosyoekonomik yönleri işlenmiştir. Bu çalışmayla sosyal bilim dallarından; tarih, edebiyat, iktisat ve sosyoloji arasındaki ilişki, göç olgusu özelinde bir kez daha görülmüş, romanların toplumsal yaşamın değişimini aktarmadaki rolü, daha iyi anlaşılmaya çalışılmıştır. Eserlerini, farklı ideolojilerin ya da akımların etkisiyle oluşturan romancıların, göç bağlamında benzer sorunlara temas ettikleri ve ortak çözümler dile getirdikleri görülmüştür.
Göçlerin toplumsal etkilerini ele alan romanlar üzerine, farklı disiplinlerde çalışmalar yapılmıştır. Araştırmamızın amacı; bu çalışmalardan farklı olarak, 1950-1980 dönemini konu alan romanlarda, iç göçlerin sosyoekonomik ve kültürel etkilerini, disiplinler arası bir yaklaşımla ortaya koymaktır. Çalışmamızda; geçici geniş aile, nöbetleşe yoksulluk, hemşehri ilişkileri, gecekondu gerçeği, enformal çalışma, gelir, tüketim, tasarruf gibi sosyoekonomik kavramlar ile kültürel anlamda köy-kent kaynaşması/ayrışması ve bu etkileşimin izlerini sürmek amaçlanmıştır. İlaveten, 1950-1980 döneminde yaşanan göçlerin, bu dönemi konu alan romanlardaki sosyoekonomik ve kavramsal gerçekliği sorgulanmıştır.
1950 yılında DP'nin iktidara gelmesiyle köklü bir
paradigma değişimi yaşanmış, insanlar daha iyi bir yaşam umuduyla şehirlere göç etmeye başlamıştır. Bu yer değiştirme hareketi 1950-1980 dönemi boyunca yoğun bir şekilde devam etmiş, ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğu şehirlerde yaşar hale gelmiştir. Yaşanan iç göçler neticesinde toplumsal yapının 1950 öncesi gibi olmadığı ve Türkiye'nin farklı bir yapıya büründüğü görülmüştür. Sosyoekonomik ve kültürel olarak toplumun yaşadığı bu köklü değişim, Türk romancısının dikkatinden kaçmamış ve dönemi ele alan romanlarda
göçlerin sosyoekonomik yönleri işlenmiştir. Bu çalışmayla sosyal bilim dallarından; tarih, edebiyat, iktisat ve sosyoloji arasındaki ilişki, göç olgusu özelinde bir kez daha görülmüş, romanların toplumsal yaşamın değişimini aktarmadaki rolü, daha iyi anlaşılmaya çalışılmıştır. Eserlerini, farklı ideolojilerin ya da akımların etkisiyle oluşturan romancıların, göç bağlamında benzer sorunlara temas ettikleri ve ortak çözümler dile getirdikleri görülmüştür.
Göçlerin toplumsal etkilerini ele alan romanlar üzerine, farklı disiplinlerde çalışmalar yapılmıştır. Araştırmamızın amacı; bu çalışmalardan farklı olarak, 1950-1980 dönemini konu alan romanlarda, iç göçlerin sosyoekonomik ve kültürel etkilerini, disiplinler arası bir yaklaşımla ortaya koymaktır. Çalışmamızda; geçici geniş aile, nöbetleşe yoksulluk, hemşehri ilişkileri, gecekondu gerçeği, enformal çalışma, gelir, tüketim, tasarruf gibi sosyoekonomik kavramlar ile kültürel anlamda köy-kent kaynaşması/ayrışması ve bu etkileşimin izlerini sürmek amaçlanmıştır. İlaveten, 1950-1980 döneminde yaşanan göçlerin, bu dönemi konu alan romanlardaki sosyoekonomik ve kavramsal gerçekliği sorgulanmıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 560,00 | 560,00 |
| 2 | 299,60 | 599,20 |
| 3 | 203,47 | 610,40 |
| 6 | 107,33 | 644,00 |
| 9 | 74,67 | 672,00 |
| 12 | 58,80 | 705,60 |