Günümüzde hayatın tüm ayrıntılarına sinen beden rejimi aynı zamanda medeni sayılmanın da bir kıstasına dönüşmüş vaziyette. Yüceltilmiş kurtuluş iştiyakıyla gidilen spor salonları, yapılan estetik operasyonlar, tüketilen zayıflama hapları, harfiyen uyulan diyet programları, huşuyla kullanılan makyaj setleri ve daha fazlası teni pürüzsüzleştirmeye çalışmakla kalmayıp, ölümden ve ölümün temsili olan yaşlılığın izlerinden kaçma arzusunu yükleniyor. “Ten” artık basit bir görünüm meselesinden ziyade hem içinde yaşadığımız toplumun vitrini hem de bu çağın portresidir.
Sertaç Timur Demir Ten Medeniyeti kitabında, beden rejimindeki dönüşümleri ortaya koyarak bizleri baş döndürücü sayılan gelişmelerin ötesine bakmaya davet ediyor. Medeniyetten bedeniyete uzanan bu keskin dönüşümü yüzeysellik, ekran kültürü, özgürlük, haz ve sonsuzluk kavramları üzerinden ele alıyor. Çözüm olarak da sıradanlığın yüceliğini, kusurun harikuladeliğini, mahremiyetin değerini ve ölmeden önce ölmenin erdemini vurguluyor. Hiç şüphesiz, mahremiyetin çözülüşü, teşhirci toplumun zaferi değil; yitimidir. Çünkü gizlenecek bir şey kalmadığında gösterilecek bir şey de kalmamış demektir. İşte bu sebeple o kadim soruya yeniden dönülmelidir: “İnsan kimdir?”
Ten Medeniyeti, modern bireyin kendi başına seçtiğini sandıklarının aslında hiç de öyle olmadığı üzerinde düşünmeye yöneltiyor bizi…
Günümüzde hayatın tüm ayrıntılarına sinen beden rejimi aynı zamanda medeni sayılmanın da bir kıstasına dönüşmüş vaziyette. Yüceltilmiş kurtuluş iştiyakıyla gidilen spor salonları, yapılan estetik operasyonlar, tüketilen zayıflama hapları, harfiyen uyulan diyet programları, huşuyla kullanılan makyaj setleri ve daha fazlası teni pürüzsüzleştirmeye çalışmakla kalmayıp, ölümden ve ölümün temsili olan yaşlılığın izlerinden kaçma arzusunu yükleniyor. “Ten” artık basit bir görünüm meselesinden ziyade hem içinde yaşadığımız toplumun vitrini hem de bu çağın portresidir.
Sertaç Timur Demir Ten Medeniyeti kitabında, beden rejimindeki dönüşümleri ortaya koyarak bizleri baş döndürücü sayılan gelişmelerin ötesine bakmaya davet ediyor. Medeniyetten bedeniyete uzanan bu keskin dönüşümü yüzeysellik, ekran kültürü, özgürlük, haz ve sonsuzluk kavramları üzerinden ele alıyor. Çözüm olarak da sıradanlığın yüceliğini, kusurun harikuladeliğini, mahremiyetin değerini ve ölmeden önce ölmenin erdemini vurguluyor. Hiç şüphesiz, mahremiyetin çözülüşü, teşhirci toplumun zaferi değil; yitimidir. Çünkü gizlenecek bir şey kalmadığında gösterilecek bir şey de kalmamış demektir. İşte bu sebeple o kadim soruya yeniden dönülmelidir: “İnsan kimdir?”
Ten Medeniyeti, modern bireyin kendi başına seçtiğini sandıklarının aslında hiç de öyle olmadığı üzerinde düşünmeye yöneltiyor bizi…
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 140,40 | 140,40 |
| 2 | 75,11 | 150,23 |
| 3 | 51,01 | 153,04 |
| 6 | 26,91 | 161,46 |
| 9 | 18,72 | 168,48 |
| 12 | 14,74 | 176,90 |