Tek Bir Tanrı veya Doğa-Üstü-Güç mü, Devasa Sayıda Kuant mı Doğa ve Dünyayı Oluşturdu?

Stok Kodu:
9786256517448
Boyut:
16x24
Sayfa Sayısı:
161
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%28 indirimli
850,00TL
612,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 64,26TL
Temin süresi 7 gündür.
9786256517448
925461
Tek Bir Tanrı veya Doğa-Üstü-Güç mü, Devasa Sayıda Kuant mı Doğa ve Dünyayı Oluşturdu?
Tek Bir Tanrı veya Doğa-Üstü-Güç mü, Devasa Sayıda Kuant mı Doğa ve Dünyayı Oluşturdu?
612

Doğa sürekli bir değişim-dönüşüm içindeki dinamik bir sistemdir. Kutsal-Kitaplı yaratıcılık sistemi ise hiç değişmeyen ve her şeyi önceden bilerek yapmış olan sabit-değişmez, yani statik sistemli bir hayat görüşüdür ve ebedi bir öteki-dünya vaat eder. Böyle bir görüş doğal sistemin dinamik olmasına tamamen terstir. Yani ALLAH kavramı sabit değişmez bir güç sistemi olamaz.
Konu doğa ve dünyanın SAHİPLİĞİNİN kime ait olduğu konusudur. Günümüz toplumları DEVLET denilen ve tepedeki birilerince kurulup-sahiplenilen topluluklar olarak yaşıyor. Devlet sisteminde sahiplik tepedeki bir kişi veya zümreye aittir ve vatan denilen yaşam ortamı bu kişinin mülkiyetindedir. Böyle tepeden sahiplenme sistemi SÜMER denilen bir kavimce ortaya atılmıştır ve 4-5 bin yıldan beri dünyada egemendir. Böyle bir sistemin oluşturulma nedeni ise, SÜMER’lerin “krallık gökten indirilmiştir” şeklindeki toplumların yönetiminin gökten gönderildiğine inanılan KUTSAL ÖZLÜ insanlara has olduğu inancıdır. Kutsal özlü krallık geleneği bazı toplumlarda zamanla kutsal kitaplı inanç sistemine dönüştürülmüştür. Böyle bir inanç sistemi, göğün 7 katında oturduğu varsayılan RAB denilen bir efendinin belli bir ırkı seçip o ırktan bir peygamberle o ırka kutsal kitap gönderdiği ve ırkı koruyup-kollayacağı, onlara zenginleşeceği vs. konularını içeren bir görüştür. Bu inanç gereği, Musevilik, Müslümanlık gibi dinler ortaya çıkmıştır. Yani doğa ve dünyanın RAB denilen bir sahip olduğu görüşü vardır.

Doğa sürekli bir değişim-dönüşüm içindeki dinamik bir sistemdir. Kutsal-Kitaplı yaratıcılık sistemi ise hiç değişmeyen ve her şeyi önceden bilerek yapmış olan sabit-değişmez, yani statik sistemli bir hayat görüşüdür ve ebedi bir öteki-dünya vaat eder. Böyle bir görüş doğal sistemin dinamik olmasına tamamen terstir. Yani ALLAH kavramı sabit değişmez bir güç sistemi olamaz.
Konu doğa ve dünyanın SAHİPLİĞİNİN kime ait olduğu konusudur. Günümüz toplumları DEVLET denilen ve tepedeki birilerince kurulup-sahiplenilen topluluklar olarak yaşıyor. Devlet sisteminde sahiplik tepedeki bir kişi veya zümreye aittir ve vatan denilen yaşam ortamı bu kişinin mülkiyetindedir. Böyle tepeden sahiplenme sistemi SÜMER denilen bir kavimce ortaya atılmıştır ve 4-5 bin yıldan beri dünyada egemendir. Böyle bir sistemin oluşturulma nedeni ise, SÜMER’lerin “krallık gökten indirilmiştir” şeklindeki toplumların yönetiminin gökten gönderildiğine inanılan KUTSAL ÖZLÜ insanlara has olduğu inancıdır. Kutsal özlü krallık geleneği bazı toplumlarda zamanla kutsal kitaplı inanç sistemine dönüştürülmüştür. Böyle bir inanç sistemi, göğün 7 katında oturduğu varsayılan RAB denilen bir efendinin belli bir ırkı seçip o ırktan bir peygamberle o ırka kutsal kitap gönderdiği ve ırkı koruyup-kollayacağı, onlara zenginleşeceği vs. konularını içeren bir görüştür. Bu inanç gereği, Musevilik, Müslümanlık gibi dinler ortaya çıkmıştır. Yani doğa ve dünyanın RAB denilen bir sahip olduğu görüşü vardır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 612,00    612,00   
2 327,42    654,84   
3 222,36    667,08   
6 117,30    703,80   
9 81,60    734,40   
12 64,26    771,12   
Kapat