İncelediğiniz bu kitap, okuruna hazır bir anlatı sunmuyor. Aksine, onu şu soruyla baş başa bırakıyor: İçinde yaşadığımız çevreyi gerçekten nasıl okuyoruz? Çünkü mesele sadece geçmiş değildir. Mesele, bugün neyi görmeyi seçtiğimizdir.
Bazı yapılar “tarih” olurken, bazıları neden sessizce ortadan kaybolur? Geleneksel tarihyazımının anlattığı “başeserlerin” hikâyesi, aslında üzerine örtü çekilmiş, yazılamayan ve görünmez kılınan binlerce yapının ve öznenin hikâyesidir.
Bu kitap, mimarlık tarihini alışılagelmişin dışında geçmişi seçen, eleyen ve yeniden kuran bir pratik olarak ele alıyor. Hangi yapıların hatırlandığı, hangilerinin unutulduğu; hangi anlatıların merkezde tutulduğu, hangilerinin kenarda bırakıldığı… Tüm bunların rastlantı değil, belirli yorumların ve tercihlerin sonucu oluştuğunu bizlere gösteriyor.
Tarih ve Mimarlık, Celal Abdi Güzer editörlüğünde farklı disiplinlerden gelen yazarları bir araya getirerek mimarlık ile tarih arasındaki ilişkiyi tek bir noktaya indirgemek yerine tam tersine çoğaltıyor. Popüler kültürden akademik tarihyazımına, kent belleğinden gündelik yapılara uzanan bu metinler, mimarlığın yalnızca “büyük eserler” üzerinden okunamayacağını açıkça ortaya koyuyor.
İncelediğiniz bu kitap, okuruna hazır bir anlatı sunmuyor. Aksine, onu şu soruyla baş başa bırakıyor: İçinde yaşadığımız çevreyi gerçekten nasıl okuyoruz? Çünkü mesele sadece geçmiş değildir. Mesele, bugün neyi görmeyi seçtiğimizdir.
Bazı yapılar “tarih” olurken, bazıları neden sessizce ortadan kaybolur? Geleneksel tarihyazımının anlattığı “başeserlerin” hikâyesi, aslında üzerine örtü çekilmiş, yazılamayan ve görünmez kılınan binlerce yapının ve öznenin hikâyesidir.
Bu kitap, mimarlık tarihini alışılagelmişin dışında geçmişi seçen, eleyen ve yeniden kuran bir pratik olarak ele alıyor. Hangi yapıların hatırlandığı, hangilerinin unutulduğu; hangi anlatıların merkezde tutulduğu, hangilerinin kenarda bırakıldığı… Tüm bunların rastlantı değil, belirli yorumların ve tercihlerin sonucu oluştuğunu bizlere gösteriyor.
Tarih ve Mimarlık, Celal Abdi Güzer editörlüğünde farklı disiplinlerden gelen yazarları bir araya getirerek mimarlık ile tarih arasındaki ilişkiyi tek bir noktaya indirgemek yerine tam tersine çoğaltıyor. Popüler kültürden akademik tarihyazımına, kent belleğinden gündelik yapılara uzanan bu metinler, mimarlığın yalnızca “büyük eserler” üzerinden okunamayacağını açıkça ortaya koyuyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 290,29 | 290,29 |
| 2 | 155,31 | 310,61 |
| 3 | 105,47 | 316,42 |
| 6 | 55,64 | 333,83 |
| 9 | 38,71 | 348,35 |
| 12 | 30,48 | 365,77 |