Bir ülkenin havacılık tarihi sadece uçaklarla, teknik verilerle ya da resmi raporlarla yazılmaz. Belgeli tarih, isimleri çoğu zaman dipnotlarda kalan, fotoğraflarda kadrajın kenarında görünen, fakat yükü omuzlarında taşıyan insanların mazileri yardımıyla şekillenir. Bu kitap, tam da bu nedenle sıradan bir biyografi ya da derleme değildir. Elinizde tuttuğunuz Mustafa Kılıç’ın on birinci kitabı, Türk havacılık geçmişinin ihmal edilmiş hafıza katmanını yeniden görünür kılma çabasının ürünlerinden yeni bir tanesidir. ‘’Söyleyin o çocuğa, alçaktan uçmasın’’ ifadesi, yalnızca bir uyarı ya da anekdot değildir. Bu cümle, bir zihniyetin, bir koruma refleksinin ve aynı zamanda bir takdirin ifadesidir. Gökyüzüyle kurulan ilişkinin ne kadar ciddiye alındığını, havacılığın bu topraklarda nasıl bir karakter meselesi olarak görüldüğünü anlatır. Kitap boyunca okuyucunun bu cümlenin etrafında örülen çok katmanlı tarih anlatısıyla karşılaşacağı; bireysel cesaret, kurumsal ihmal, idealizm ve zaman zaman da yalnızlık gibi alt argümanlara şahit olacağı kanaatindeyim. Bu çalışmayı kıymetli kılan unsurlardan biri, anlatının hiçbir noktada romantik kolaycılığa kaçmamasıdır. Yüceltmeden, fakat hakkı da teslim ederek ilerleyen bir dil tercih edilmiştir. Belgeler, tanıklıklar, basın kayıtları ve kişisel anlatılar bir araya getirilirken, okuyucuya hazır bir hüküm sunulmaz; aksine düşünmeye, karşılaştırmaya ve sorgulamaya davet edilir. Bu yönüyle kitap, sadece havacılıkla ilgilenenler için değil, Cumhuriyet tarihinin kurum-toplum ilişkisini anlamak isteyenler için de bir kaynak niteliğindedir.
Bir ülkenin havacılık tarihi sadece uçaklarla, teknik verilerle ya da resmi raporlarla yazılmaz. Belgeli tarih, isimleri çoğu zaman dipnotlarda kalan, fotoğraflarda kadrajın kenarında görünen, fakat yükü omuzlarında taşıyan insanların mazileri yardımıyla şekillenir. Bu kitap, tam da bu nedenle sıradan bir biyografi ya da derleme değildir. Elinizde tuttuğunuz Mustafa Kılıç’ın on birinci kitabı, Türk havacılık geçmişinin ihmal edilmiş hafıza katmanını yeniden görünür kılma çabasının ürünlerinden yeni bir tanesidir. ‘’Söyleyin o çocuğa, alçaktan uçmasın’’ ifadesi, yalnızca bir uyarı ya da anekdot değildir. Bu cümle, bir zihniyetin, bir koruma refleksinin ve aynı zamanda bir takdirin ifadesidir. Gökyüzüyle kurulan ilişkinin ne kadar ciddiye alındığını, havacılığın bu topraklarda nasıl bir karakter meselesi olarak görüldüğünü anlatır. Kitap boyunca okuyucunun bu cümlenin etrafında örülen çok katmanlı tarih anlatısıyla karşılaşacağı; bireysel cesaret, kurumsal ihmal, idealizm ve zaman zaman da yalnızlık gibi alt argümanlara şahit olacağı kanaatindeyim. Bu çalışmayı kıymetli kılan unsurlardan biri, anlatının hiçbir noktada romantik kolaycılığa kaçmamasıdır. Yüceltmeden, fakat hakkı da teslim ederek ilerleyen bir dil tercih edilmiştir. Belgeler, tanıklıklar, basın kayıtları ve kişisel anlatılar bir araya getirilirken, okuyucuya hazır bir hüküm sunulmaz; aksine düşünmeye, karşılaştırmaya ve sorgulamaya davet edilir. Bu yönüyle kitap, sadece havacılıkla ilgilenenler için değil, Cumhuriyet tarihinin kurum-toplum ilişkisini anlamak isteyenler için de bir kaynak niteliğindedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 464,40 | 464,40 |
| 2 | 248,45 | 496,91 |
| 3 | 168,73 | 506,20 |
| 6 | 89,01 | 534,06 |
| 9 | 61,92 | 557,28 |
| 12 | 48,76 | 585,14 |