Gerçek, artık “olduğu gibi” karşımıza çıkmıyor; önce dolaşıma giriyor, sonra anlam kazanıyor. Dijital çağda meydanlar kadar ekranlar da birer mücadele alanı: sloganlar, etiketler, görüntüler ve “haber dili” yalnızca yaşananı aktarmıyor; neyin meşru, neyin marjinal, kimin haklı, kimin “tehdit” sayılacağını da belirliyor.
Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı, tam da bu kırılmayı Gezi Parkı (27 Mayıs–27 Haziran 2013) ve Tahrir (25 Ocak–11 Şubat 2011) örnekleri üzerinden okuyor; sokakta başlayan itirazın X’te nasıl çerçevelendiğini, hangi aktörlerin hangi temaları dolaşıma soktuğunu ve söylemin nasıl “gerçeklik kuran” bir güce dönüştüğünü karşılaştırmalı biçimde inceliyor.
Kitap, sosyal medyayı basit bir “yansıma” alanı olarak değil; kolektif kimliklerin kurulduğu, meşruiyet mücadelelerinin verildiği ve iktidar ilişkilerinin dil aracılığıyla üretildiği aktif bir kamusal zemin olarak ele alıyor.
Sosyal medya “devrim yapar mı?” sorusuna kolay cevaplar vermek yerine daha kritik bir soruya odaklanıyor: Bir toplumsal hareket kendisini hangi dil ve çerçevelerle kurar; hangi koşullarda süreklilik kazanır; ve dijital kamusallık, siyasal olanı nasıl dönüştürür?
Gerçek, artık “olduğu gibi” karşımıza çıkmıyor; önce dolaşıma giriyor, sonra anlam kazanıyor. Dijital çağda meydanlar kadar ekranlar da birer mücadele alanı: sloganlar, etiketler, görüntüler ve “haber dili” yalnızca yaşananı aktarmıyor; neyin meşru, neyin marjinal, kimin haklı, kimin “tehdit” sayılacağını da belirliyor.
Sosyal Medyada Gezi Eylemleri ve Tahrir Meydanı, tam da bu kırılmayı Gezi Parkı (27 Mayıs–27 Haziran 2013) ve Tahrir (25 Ocak–11 Şubat 2011) örnekleri üzerinden okuyor; sokakta başlayan itirazın X’te nasıl çerçevelendiğini, hangi aktörlerin hangi temaları dolaşıma soktuğunu ve söylemin nasıl “gerçeklik kuran” bir güce dönüştüğünü karşılaştırmalı biçimde inceliyor.
Kitap, sosyal medyayı basit bir “yansıma” alanı olarak değil; kolektif kimliklerin kurulduğu, meşruiyet mücadelelerinin verildiği ve iktidar ilişkilerinin dil aracılığıyla üretildiği aktif bir kamusal zemin olarak ele alıyor.
Sosyal medya “devrim yapar mı?” sorusuna kolay cevaplar vermek yerine daha kritik bir soruya odaklanıyor: Bir toplumsal hareket kendisini hangi dil ve çerçevelerle kurar; hangi koşullarda süreklilik kazanır; ve dijital kamusallık, siyasal olanı nasıl dönüştürür?
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 280,80 | 280,80 |
| 2 | 150,23 | 300,46 |
| 3 | 102,02 | 306,07 |
| 6 | 53,82 | 322,92 |
| 9 | 37,44 | 336,96 |
| 12 | 29,48 | 353,81 |