Hayatın Kalbinde Otantik Hukuk: Bir Yeniden Diriliş Çağrısı
"Fıkıh; hayatın dışına değil, tam ortasına inmelidir."
Müellif, İslâm hukukunu statik kalıplardan kurtararak hayatın dinamizmine taşıyan sarsıcı bir Otantik Hukuk Doktrini teklif ediyor. Peki, hukuk yalnızca soğuk bir yasaklar listesi midir, yoksa yaşayan bir bilinç håli mi? Vahyin ışığı; Einstein'ın izafiyetinden modern psikolojinin dehlizlerine kadar bugünün dünyasına ne söyler?
Yazarın sahip olduğu akademik derinlik, eseri disiplinler arası bir karar alma rehberi haline getirmiştir. Bu eser, insanı yargılamak yerine idrak etmeyi esas alan bir merhamet dilinin fıkhını inşa ediyor. Müellif; geleneğin köklerine sadık kalarak, bireysel vicdandan yeni bir toplumsal anayasa tasavvuruna uzanan köklü bir adalet arayışına girişiyor.
Fıkıh-Hukuk meselesini bireysel vicdandan alıp yeni bir toplumsal anayasa tasavvuruna taşıyan bu geniş vizyon, eserin sadece bir fıkıh kitabı değil, aynı zamanda bir sosyal felsefe manifestosu olduğunu tescillemektedir. Yazarın "Mahzurlar Mübahları Zaruri Kılar" gibi özgün yaklaşımlarla desteklediği bu arayış; hem zihne hem kalbe hitap eden didaktik ve manevi bir öğreti olarak, çağdaş eğitimden yeni yönetim modellerine kadar sistemik sorunlara somut ve devrimsel bir çözüm yolu haritası sunuyor.
Modernitenin ruhsuzlaştırdığı insan için ilahî adaletle yeniden buluşmak mümkün mü? Bilimin imanla, hukukun ahlakla ve kadim hikmetin modern hayatla kucaklaştığı bu bütüncül dünya görüşü; 21. yüzyıl Müslümanı için kapsamlı bir işletim sistemi görevi görerek, sizi sadece "var olmaya" değil, "kendisi olarak var olmaya" ve hakikatle yeniden tanışmaya davet ediyor.
Hayatın Kalbinde Otantik Hukuk: Bir Yeniden Diriliş Çağrısı
"Fıkıh; hayatın dışına değil, tam ortasına inmelidir."
Müellif, İslâm hukukunu statik kalıplardan kurtararak hayatın dinamizmine taşıyan sarsıcı bir Otantik Hukuk Doktrini teklif ediyor. Peki, hukuk yalnızca soğuk bir yasaklar listesi midir, yoksa yaşayan bir bilinç håli mi? Vahyin ışığı; Einstein'ın izafiyetinden modern psikolojinin dehlizlerine kadar bugünün dünyasına ne söyler?
Yazarın sahip olduğu akademik derinlik, eseri disiplinler arası bir karar alma rehberi haline getirmiştir. Bu eser, insanı yargılamak yerine idrak etmeyi esas alan bir merhamet dilinin fıkhını inşa ediyor. Müellif; geleneğin köklerine sadık kalarak, bireysel vicdandan yeni bir toplumsal anayasa tasavvuruna uzanan köklü bir adalet arayışına girişiyor.
Fıkıh-Hukuk meselesini bireysel vicdandan alıp yeni bir toplumsal anayasa tasavvuruna taşıyan bu geniş vizyon, eserin sadece bir fıkıh kitabı değil, aynı zamanda bir sosyal felsefe manifestosu olduğunu tescillemektedir. Yazarın "Mahzurlar Mübahları Zaruri Kılar" gibi özgün yaklaşımlarla desteklediği bu arayış; hem zihne hem kalbe hitap eden didaktik ve manevi bir öğreti olarak, çağdaş eğitimden yeni yönetim modellerine kadar sistemik sorunlara somut ve devrimsel bir çözüm yolu haritası sunuyor.
Modernitenin ruhsuzlaştırdığı insan için ilahî adaletle yeniden buluşmak mümkün mü? Bilimin imanla, hukukun ahlakla ve kadim hikmetin modern hayatla kucaklaştığı bu bütüncül dünya görüşü; 21. yüzyıl Müslümanı için kapsamlı bir işletim sistemi görevi görerek, sizi sadece "var olmaya" değil, "kendisi olarak var olmaya" ve hakikatle yeniden tanışmaya davet ediyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 165,00 | 165,00 |
| 2 | 88,28 | 176,55 |
| 3 | 59,95 | 179,85 |
| 6 | 31,63 | 189,75 |
| 9 | 22,00 | 198,00 |
| 12 | 17,33 | 207,90 |