Ben, kilimi elime aldım. Her iplik, bir bağışlama. Her motif, yeniden başlama. Her desen bir şeyi sorgulama. Her kilim yeniden doğma. Her türlü eziyetlere rağmen göz nuru alın teriyle insan gibi yaşama. Bu köy beni çok etkiledi. Köy meydanına kilim serildi. Herkes etrafına oturdu. Konuşmalar başladı. Köyün sessizliği, köyde yaşanan dramatik öyküler ile devam etti. Köyün hafızasını korumak için ben yeni bir proje sundum. Hafıza Bahçesi. Her aile bir taşın altına kendi hikâyesini yazacaktı. Taşın çevresine de çiçekler dikecekti. Bende yazılan o dramatik hikâyeleri birer birer toplayarak köyün gerçek hafızasını öğrenecektim.
Muhtar, “Sen bizim acımızı dinledin. Şimdi biz de senin yanında olacağız” diyerek beni destekledi. Köyün toprakları taşları, sadece cevher değil, köy de yaşayan insanların dramını da taşıyordu. Çocuklarla birlikte, araştırma sahasında benim için gerekli örnekleri topluyordum ve Nasrettin hocadan çocuklara uygun hikâyeler anlatıyordum. Zehra Ana yeni bir kilim örmeye başlamıştı. Bu kez motifler daha canlıydı. Küçük şirin Elif, “Nenem bu son düğümü senin atmanı istedi” dedi.
Ben gülümsedim. Artık sadece doğayı gözleyen biri değil, insanların dramını anlayan ve de kilim dokuyan biriydim. Bir müddet sonra, köye geri döndüm. Elimde güzel desenli bitmemiş minik bir kilim vardı. Üzerinde Hasan yazıyordu. Zehra Ana son düğümleri kilime attı. Kilim tamamlandı. Ama hikâye bitmedi. Ben defterime son cümleyi yazdım; “Gerçek bağ, son düğüm de gizlidir.”
Ben, kilimi elime aldım. Her iplik, bir bağışlama. Her motif, yeniden başlama. Her desen bir şeyi sorgulama. Her kilim yeniden doğma. Her türlü eziyetlere rağmen göz nuru alın teriyle insan gibi yaşama. Bu köy beni çok etkiledi. Köy meydanına kilim serildi. Herkes etrafına oturdu. Konuşmalar başladı. Köyün sessizliği, köyde yaşanan dramatik öyküler ile devam etti. Köyün hafızasını korumak için ben yeni bir proje sundum. Hafıza Bahçesi. Her aile bir taşın altına kendi hikâyesini yazacaktı. Taşın çevresine de çiçekler dikecekti. Bende yazılan o dramatik hikâyeleri birer birer toplayarak köyün gerçek hafızasını öğrenecektim.
Muhtar, “Sen bizim acımızı dinledin. Şimdi biz de senin yanında olacağız” diyerek beni destekledi. Köyün toprakları taşları, sadece cevher değil, köy de yaşayan insanların dramını da taşıyordu. Çocuklarla birlikte, araştırma sahasında benim için gerekli örnekleri topluyordum ve Nasrettin hocadan çocuklara uygun hikâyeler anlatıyordum. Zehra Ana yeni bir kilim örmeye başlamıştı. Bu kez motifler daha canlıydı. Küçük şirin Elif, “Nenem bu son düğümü senin atmanı istedi” dedi.
Ben gülümsedim. Artık sadece doğayı gözleyen biri değil, insanların dramını anlayan ve de kilim dokuyan biriydim. Bir müddet sonra, köye geri döndüm. Elimde güzel desenli bitmemiş minik bir kilim vardı. Üzerinde Hasan yazıyordu. Zehra Ana son düğümleri kilime attı. Kilim tamamlandı. Ama hikâye bitmedi. Ben defterime son cümleyi yazdım; “Gerçek bağ, son düğüm de gizlidir.”
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 328,50 | 328,50 |
| 2 | 175,75 | 351,50 |
| 3 | 119,36 | 358,07 |
| 6 | 62,96 | 377,78 |
| 9 | 43,80 | 394,20 |
| 12 | 34,49 | 413,91 |