"Annem sessiz, durgun, çoğu zaman gece namazlarında ve sabaha karşı ibadetin coşkusuyla yaşardı bu hali. Seccadeler yeşeriyor derdim ben. Sarmaşıklar göğe yükseliyor ve annem fasulye öyküsündeki gibi gökyüzüne çıkıp oradaki ruhlarla konuşuyor; dertleşiyor. Ve dünyaya biz uyanmadan geri dönüyordu. O başka alemlere gidip gelebilen biriydi. Sanki bir gün uyandığımızda onu göremeyecektik. O yolculuklardan geri döndüğüne şaşırırdık her seferinde. Onun için “insan hiç hareket etmeden çıkar yola bazen” demiştim.
İnsanlık veya varlık tarihine dair bir belgeseli izlemiş gibi hissederdim, bir film şeridine dönüşürdü o yüzler. İşte tam da o kadınların yüzlerini izlerken büyülendiğim gibi büyülenerek okuyorum şiirlerini. Def’le parmaklar arasında, kor’la yer arasında şeyhler, padişahlar, peygamberler, koca insanlık ve varlık tarihi kadar Munch’lar Klee’ler Miro’lar gözlerimin içinden gelip geçiyor.
Arkaik ile modern, bugün ile geçmiş, gerçek ile hayal, histerik ile meczup arasında yaşanan gerilim ve gel gitlerden hareket ediyor. Sesi gür müdür? Bence hiç durmadan tekrar eden bir fısıltının kararlığı içinde. Hiçbir yere düşünceye mal varlığına ait olmayan ve sahip olmaya çalışmayan bir tavırdır bu. Ona gerçeğini bu yüzden açıyor her şey. Ritmi o yüzden sıra dışı. Hüseyin Ferhad’ı okumak da bir esrime anı gibidir. Ezberlenemez bir dürbünden bakar gibi geçmişe bakabileceğimiz ve bir daha eski kişi olamayacağımız bir esrime anı."
"Annem sessiz, durgun, çoğu zaman gece namazlarında ve sabaha karşı ibadetin coşkusuyla yaşardı bu hali. Seccadeler yeşeriyor derdim ben. Sarmaşıklar göğe yükseliyor ve annem fasulye öyküsündeki gibi gökyüzüne çıkıp oradaki ruhlarla konuşuyor; dertleşiyor. Ve dünyaya biz uyanmadan geri dönüyordu. O başka alemlere gidip gelebilen biriydi. Sanki bir gün uyandığımızda onu göremeyecektik. O yolculuklardan geri döndüğüne şaşırırdık her seferinde. Onun için “insan hiç hareket etmeden çıkar yola bazen” demiştim.
İnsanlık veya varlık tarihine dair bir belgeseli izlemiş gibi hissederdim, bir film şeridine dönüşürdü o yüzler. İşte tam da o kadınların yüzlerini izlerken büyülendiğim gibi büyülenerek okuyorum şiirlerini. Def’le parmaklar arasında, kor’la yer arasında şeyhler, padişahlar, peygamberler, koca insanlık ve varlık tarihi kadar Munch’lar Klee’ler Miro’lar gözlerimin içinden gelip geçiyor.
Arkaik ile modern, bugün ile geçmiş, gerçek ile hayal, histerik ile meczup arasında yaşanan gerilim ve gel gitlerden hareket ediyor. Sesi gür müdür? Bence hiç durmadan tekrar eden bir fısıltının kararlığı içinde. Hiçbir yere düşünceye mal varlığına ait olmayan ve sahip olmaya çalışmayan bir tavırdır bu. Ona gerçeğini bu yüzden açıyor her şey. Ritmi o yüzden sıra dışı. Hüseyin Ferhad’ı okumak da bir esrime anı gibidir. Ezberlenemez bir dürbünden bakar gibi geçmişe bakabileceğimiz ve bir daha eski kişi olamayacağımız bir esrime anı."
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 180,00 | 180,00 |
| 2 | 96,30 | 192,60 |
| 3 | 65,40 | 196,20 |
| 6 | 34,50 | 207,00 |
| 9 | 24,00 | 216,00 |
| 12 | 18,90 | 226,80 |