Semavi Gelenekte Ses ve Kutsal

Stok Kodu:
9786258596007
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
144
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%17 indirimli
220,00TL
182,60TL
Taksitli fiyat: 12 x 19,17TL
Temin süresi 7 gündür.
9786258596007
916003
Semavi Gelenekte Ses ve Kutsal
Semavi Gelenekte Ses ve Kutsal
182.60

Bu eser, insanlık tarihini belirleyen temel dinamiklerden biri olan ses, etki ve yönlendirme olgusunu; semavi geleneklerdeki teolojik kökenlerinden hareketle modern ve postmodern çağın dijital estetiğine, özellikle de yapay zekâ teknolojilerine uzanan geniş bir perspektifte ele almaktadır. Çalışma, pandemi süreciyle hız kazanan çevrimiçi yaşam pratikleri ve yapay zekânın yükselişini, salt teknolojik ilerleme başlığı altında değil; tarihsel süreklilik arz eden bir iktidar, kontrol ve anlam üretimi problemi olarak değerlendirmektedir. Kitap, insanlık tarihinin erken dönemlerinden itibaren tekrar eden hak-batıl gerilimini merkeze alarak Hz. Âdem-İblis anlatısından başlayıp Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman kıssalarına uzanan bir çizgide, sesin kutsallığı ve dönüştürücü gücü üzerinde yoğunlaşmaktadır. Özellikle İbrahimi gelenekte Hz. Dâvûd’a atfedilen musiki ve “davudî ses” kavramı, yalnızca estetik bir unsur olarak değil; ilahi iradenin insan ve tabiat üzerindeki tesirinin sembolik bir tezahürü olarak yorumlanmaktadır. Hz. Süleyman anlatısı ise, görünür ve görünmez alanlar arasındaki ilişkinin düzenlenmesi, fitnenin kontrol altına alınması ve aile müessesesinin yeniden tahkimi bağlamında ele alınmaktadır. Eser, bu teolojik ve tarihsel çerçeveyi günümüzle ilişkilendirirken, 2019 sonrası pandemi deneyimini küresel ölçekte yaşanan psikolojik kuşatma, ekonomik kırılganlık ve dijital bağımlılık süreçleriyle birlikte analiz etmektedir. Pandemiyle birlikte bireyin mekânsal olarak eve kapanması, dijital araçların gündelik hayatın merkezine yerleşmesi ve çevrimiçi platformların belirleyici hâle gelmesi; aile yapısı, toplumsal ilişkiler ve inanç pratikleri üzerinde derin etkiler doğurmuştur. Çalışma, bu sürecin küresel yönetişim mekanizmaları ve ulus-devlet politikalarıyla ilişkisini de eleştirel bir bakışla tartışmaktadır. Kitapta yapay zekâ, ne bütünüyle olumsuzlanan ne de mutlaklaştırılan bir unsur olarak sunulmaktadır. Aksine, yapay zekâ; kontrol, etik ve estetik sınırlar belirlenmediği takdirde toplumsal yapıyı, emek süreçlerini ve kuşaklar arası dengeleri köklü biçimde dönüştürebilecek güçlü bir araç olarak değerlendirilmektedir. Ses, görüntü ve metin üretiminde yapay zekânın sağladığı imkânlar; kutsal metinlerde sesin etkisiyle kurulan ilişki biçimleriyle analojik bir zeminde okunmakta, böylece musiki teolojisinden dijital estetiğe uzanan süreklilik görünür kılınmaktadır. Eserin temel önerisi, bu çok katmanlı dönüşüm karşısında aile kurumunun korunması, bilinçli nesillerin yetiştirilmesi ve eğitim mekânlarının
(okul, üniversite, medrese, külliye, kütüphane) yalnızca bilgi aktaran yapılar değil, etik ve estetik bilinç üreten merkezler olarak yeniden tasarlanması gerekliliğidir. Bu yönüyle çalışma, teoloji, dinler tarihi, sosyoloji, siyaset bilimi ve dijital kültür araştırmaları arasında disiplinlerarası bir tartışma zemini sunmaktadır. Kısacası, Semavi Gelenekte Ses ve Kutsal, kutsal anlatılardan hareketle çağdaş dünyanın dijital gerçekliğini anlamaya yönelik özgün bir okuma önerisi geliştirmekte; musiki teolojisi ile yapay zekâ estetiği arasında kurduğu bağ sayesinde, hem akademik çevreler hem de çağın dönüşümünü anlamaya çalışan bilinçli okuyucular için dikkat çekici bir düşünce ufku açmaktadır.

Bu eser, insanlık tarihini belirleyen temel dinamiklerden biri olan ses, etki ve yönlendirme olgusunu; semavi geleneklerdeki teolojik kökenlerinden hareketle modern ve postmodern çağın dijital estetiğine, özellikle de yapay zekâ teknolojilerine uzanan geniş bir perspektifte ele almaktadır. Çalışma, pandemi süreciyle hız kazanan çevrimiçi yaşam pratikleri ve yapay zekânın yükselişini, salt teknolojik ilerleme başlığı altında değil; tarihsel süreklilik arz eden bir iktidar, kontrol ve anlam üretimi problemi olarak değerlendirmektedir. Kitap, insanlık tarihinin erken dönemlerinden itibaren tekrar eden hak-batıl gerilimini merkeze alarak Hz. Âdem-İblis anlatısından başlayıp Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman kıssalarına uzanan bir çizgide, sesin kutsallığı ve dönüştürücü gücü üzerinde yoğunlaşmaktadır. Özellikle İbrahimi gelenekte Hz. Dâvûd’a atfedilen musiki ve “davudî ses” kavramı, yalnızca estetik bir unsur olarak değil; ilahi iradenin insan ve tabiat üzerindeki tesirinin sembolik bir tezahürü olarak yorumlanmaktadır. Hz. Süleyman anlatısı ise, görünür ve görünmez alanlar arasındaki ilişkinin düzenlenmesi, fitnenin kontrol altına alınması ve aile müessesesinin yeniden tahkimi bağlamında ele alınmaktadır. Eser, bu teolojik ve tarihsel çerçeveyi günümüzle ilişkilendirirken, 2019 sonrası pandemi deneyimini küresel ölçekte yaşanan psikolojik kuşatma, ekonomik kırılganlık ve dijital bağımlılık süreçleriyle birlikte analiz etmektedir. Pandemiyle birlikte bireyin mekânsal olarak eve kapanması, dijital araçların gündelik hayatın merkezine yerleşmesi ve çevrimiçi platformların belirleyici hâle gelmesi; aile yapısı, toplumsal ilişkiler ve inanç pratikleri üzerinde derin etkiler doğurmuştur. Çalışma, bu sürecin küresel yönetişim mekanizmaları ve ulus-devlet politikalarıyla ilişkisini de eleştirel bir bakışla tartışmaktadır. Kitapta yapay zekâ, ne bütünüyle olumsuzlanan ne de mutlaklaştırılan bir unsur olarak sunulmaktadır. Aksine, yapay zekâ; kontrol, etik ve estetik sınırlar belirlenmediği takdirde toplumsal yapıyı, emek süreçlerini ve kuşaklar arası dengeleri köklü biçimde dönüştürebilecek güçlü bir araç olarak değerlendirilmektedir. Ses, görüntü ve metin üretiminde yapay zekânın sağladığı imkânlar; kutsal metinlerde sesin etkisiyle kurulan ilişki biçimleriyle analojik bir zeminde okunmakta, böylece musiki teolojisinden dijital estetiğe uzanan süreklilik görünür kılınmaktadır. Eserin temel önerisi, bu çok katmanlı dönüşüm karşısında aile kurumunun korunması, bilinçli nesillerin yetiştirilmesi ve eğitim mekânlarının
(okul, üniversite, medrese, külliye, kütüphane) yalnızca bilgi aktaran yapılar değil, etik ve estetik bilinç üreten merkezler olarak yeniden tasarlanması gerekliliğidir. Bu yönüyle çalışma, teoloji, dinler tarihi, sosyoloji, siyaset bilimi ve dijital kültür araştırmaları arasında disiplinlerarası bir tartışma zemini sunmaktadır. Kısacası, Semavi Gelenekte Ses ve Kutsal, kutsal anlatılardan hareketle çağdaş dünyanın dijital gerçekliğini anlamaya yönelik özgün bir okuma önerisi geliştirmekte; musiki teolojisi ile yapay zekâ estetiği arasında kurduğu bağ sayesinde, hem akademik çevreler hem de çağın dönüşümünü anlamaya çalışan bilinçli okuyucular için dikkat çekici bir düşünce ufku açmaktadır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 182,60    182,60   
2 97,69    195,38   
3 66,34    199,03   
6 35,00    209,99   
9 24,35    219,12   
12 19,17    230,08   
Kapat