Seçilmişlik: Bir Ayrıcalık mı, Bir Felaket mi?
Tarih, yalnızca seçilmiş olma arzusunun yarattığı umutlarla değil, aynı zamanda bu inancın körüklediği soykırımlar, savaşlar ve zulümlerle yazılmıştır. Kutsal metinlerde “sorumluluk” olarak başlayan bir ahit, modern çağın ideolojik söylemlerinde nasıl “üstünlük” iddiasına ve ötekileştirmenin en yıkıcı gerekçesine dönüştü?
Bu çığır açıcı eser, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’daki teolojik temellerden hareketle, seçilmişlik mitinin karanlık serüvenini aydınlatıyor. Kitap, Siyonizm, Amerikan İstisnacılığı, Sosyal Darwinizm ve hatta Nazi ırkçılığı gibi modern seküler ideolojilerin, bu kadim inancı nasıl araçsallaştırdığını gözler önüne seriyor.
Kolektif narsisizm, sosyal kimlik teorisi ve teo-politik anlatılar merceğinde incelenen bu çalışma; Gazze, Ruanda ve Bosna gibi çatışma bölgelerindeki şiddetin psikolojik ve sosyolojik köklerine iniyor. Seçilmişlik, bir kimlik ve iktidar meselesi olmaktan çıkıp, insanlığın ortak vicdanıyla hesaplaşması hâline geliyor.
Adaleti, merhameti ve insan kalmayı seçmek... Kitap, okuyucuyu üstünlük iddialarına karşı eleştirel bir bilinç geliştirmeye ve asıl seçilmişliğin evrensel etik sorumluluk olduğunu anlamaya davet ediyor.
Bu kitap, sadece bir inceleme değil, aynı zamanda vicdani bir çağrıdır.
Seçilmişlik: Bir Ayrıcalık mı, Bir Felaket mi?
Tarih, yalnızca seçilmiş olma arzusunun yarattığı umutlarla değil, aynı zamanda bu inancın körüklediği soykırımlar, savaşlar ve zulümlerle yazılmıştır. Kutsal metinlerde “sorumluluk” olarak başlayan bir ahit, modern çağın ideolojik söylemlerinde nasıl “üstünlük” iddiasına ve ötekileştirmenin en yıkıcı gerekçesine dönüştü?
Bu çığır açıcı eser, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’daki teolojik temellerden hareketle, seçilmişlik mitinin karanlık serüvenini aydınlatıyor. Kitap, Siyonizm, Amerikan İstisnacılığı, Sosyal Darwinizm ve hatta Nazi ırkçılığı gibi modern seküler ideolojilerin, bu kadim inancı nasıl araçsallaştırdığını gözler önüne seriyor.
Kolektif narsisizm, sosyal kimlik teorisi ve teo-politik anlatılar merceğinde incelenen bu çalışma; Gazze, Ruanda ve Bosna gibi çatışma bölgelerindeki şiddetin psikolojik ve sosyolojik köklerine iniyor. Seçilmişlik, bir kimlik ve iktidar meselesi olmaktan çıkıp, insanlığın ortak vicdanıyla hesaplaşması hâline geliyor.
Adaleti, merhameti ve insan kalmayı seçmek... Kitap, okuyucuyu üstünlük iddialarına karşı eleştirel bir bilinç geliştirmeye ve asıl seçilmişliğin evrensel etik sorumluluk olduğunu anlamaya davet ediyor.
Bu kitap, sadece bir inceleme değil, aynı zamanda vicdani bir çağrıdır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 351,00 | 351,00 |
| 2 | 187,79 | 375,57 |
| 3 | 127,53 | 382,59 |
| 6 | 67,28 | 403,65 |
| 9 | 46,80 | 421,20 |
| 12 | 36,86 | 442,26 |