Tarihi gerçekler gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir devlet değil, Osmanlı Devleti’nin, Lozan Barış Anlaşması ile sınırlarını yeniden belirlemiş, cumhuriyet rejimine geçmiş, bayrağını değiştirmeksizin başkentini İstanbul’dan Ankara’ya nakledilmiş halidir.
Cumhuriyet dönemi, 1299-1876 dönemlerinde yaşanan mutlakıyet, 1876-1922 dönemlerinde yaşanan meşrutiyet aşamalarından geçilerek gelinmiş tabii bir akışın son evresidir. Daha geniş bir açıdan bakılarak söylenebilir ki Selçukludan sonra gelen Osmanlı da yepyeni bir devlet değil, Selçuklunun hanedan değiştirmiş şeklidir.
Bu sebeple Türkiye tarihi kronolojisinde 26 Ağustos 1071 esas alınıp cumhuriyet tarihi kronolojisinde ise 1923 tarihinin sadece bir dönem ve geçiş noktası olduğu bilinmelidir. Cumhuriyet dönemi de arka planında yer alan mutlakıyet ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Tarih algımız bu çerçevedeki asli mecrasına yerleştirilirse milletimiz yaklaşık bin yıllık bir ülkenin vatandaşı olduğunu hissedecektir. Böylece tarihi müktesebatına sahip çıkarak hafızasına kavuşmuş olacak ve dünyanın büyük milletlerinden ve büyük Devletleri’nden biri olduğunun bilinci ile geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.
Tarihi gerçekler gösteriyor ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti yeni bir devlet değil, Osmanlı Devleti’nin, Lozan Barış Anlaşması ile sınırlarını yeniden belirlemiş, cumhuriyet rejimine geçmiş, bayrağını değiştirmeksizin başkentini İstanbul’dan Ankara’ya nakledilmiş halidir.
Cumhuriyet dönemi, 1299-1876 dönemlerinde yaşanan mutlakıyet, 1876-1922 dönemlerinde yaşanan meşrutiyet aşamalarından geçilerek gelinmiş tabii bir akışın son evresidir. Daha geniş bir açıdan bakılarak söylenebilir ki Selçukludan sonra gelen Osmanlı da yepyeni bir devlet değil, Selçuklunun hanedan değiştirmiş şeklidir.
Bu sebeple Türkiye tarihi kronolojisinde 26 Ağustos 1071 esas alınıp cumhuriyet tarihi kronolojisinde ise 1923 tarihinin sadece bir dönem ve geçiş noktası olduğu bilinmelidir. Cumhuriyet dönemi de arka planında yer alan mutlakıyet ve meşrutiyet dönemleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Tarih algımız bu çerçevedeki asli mecrasına yerleştirilirse milletimiz yaklaşık bin yıllık bir ülkenin vatandaşı olduğunu hissedecektir. Böylece tarihi müktesebatına sahip çıkarak hafızasına kavuşmuş olacak ve dünyanın büyük milletlerinden ve büyük Devletleri’nden biri olduğunun bilinci ile geleceğe daha emin adımlarla yürüyecektir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 500,50 | 500,50 |
| 2 | 267,77 | 535,54 |
| 3 | 181,85 | 545,55 |
| 6 | 95,93 | 575,58 |
| 9 | 66,73 | 600,60 |
| 12 | 52,55 | 630,63 |