Hristiyanlar, Kitab-ı Mukaddes (İncil)’in karşılığı olan “Bible” veya “Bibel” adını (kutsalları bir arada toplayan büyük kitap) halen kullanırken, İncil’i Bible’nin bir parçası olarak kabullenmişlerdir. “Bible”, Batı dillerinde insan hayatına yön verecek kuralları ihtiva etmektedir. MS Birinci Yüzyıl’da Kilise, kutsal saydığı yazıların tamamını ifade etmek için Yunanca (biblio-kitap), çoğul şekliyle (biblia-büyük kitap) sözcüğünü kullanmış, Mısır'dan ithal edilen papirüs Fenike Limanı/Gebal üzerinden geldiği için Yunanlılar Gebal kentine“Byblos” demişlerdir. Latinceye geçtikten sonra ise “biblia” sözcüğü “tekil” ve “dişil” anlamda kullanılmıştır.
Mit sözcüğü ‘olay’ karşılığı kullanılırken, mitler kutsal hikâyelerden oluşan, toplumların manevi değerlerini yansıtan kendi zamanının gerçekleridir. İlk Çağ insanları anlam veremedikleri olaylara açıklama getirmek için mitolojilerde sistematik olarak “yaratma” konusunu işlemişlerdir. Devlet, toplum, aile üyeleriyle ilişkilerin düzenlenmesi, geliştirilmesi, yürütülmesinde hayal gücüne zuhur eden “Yaratılış” hikâyelerinin toplamı önemli rol üstlenmiştir.
Gelişimlerinden sorumlu olduğumuz çocuklarımızı, dinlerin içine kadar sızan ürkütücü, korkutucu mitolojik hikâyelerden uzak tutmak zorundayız. Kendimizi, dolayısıyla da çocuklarımızı bilime emanet etmeliyiz. Çünkü hipotezlere ve deneye dayanan “bilimsel bilim” kutsal bir fayda olup, “Din Antropolojisi” MÖ 3200’de Sümer yazısı icat edilmeden önce toplumların kutsalına ve tabiatüstü kabul edilen her şeye gönderme yapmıştır. Ayinler, inançlar, eylemler, davranış model kalıpları, kendi alanına giren dini fenomenlerin kültürel boyutudur. “Tarihsel Fenomenoloji” din ve tezahürlerini incelerken malzemesi ayinlerdeki dini tutumlardır. Din Sosyolojisi ise pozitif bir bilim olup kültür ve şahsiyetlerin dini etkileme yollarını, sosyal dini hayatın toplumların zihinsel ve psikolojik fonksiyonunu incelemek zorundadır.
Hristiyanlar, Kitab-ı Mukaddes (İncil)’in karşılığı olan “Bible” veya “Bibel” adını (kutsalları bir arada toplayan büyük kitap) halen kullanırken, İncil’i Bible’nin bir parçası olarak kabullenmişlerdir. “Bible”, Batı dillerinde insan hayatına yön verecek kuralları ihtiva etmektedir. MS Birinci Yüzyıl’da Kilise, kutsal saydığı yazıların tamamını ifade etmek için Yunanca (biblio-kitap), çoğul şekliyle (biblia-büyük kitap) sözcüğünü kullanmış, Mısır'dan ithal edilen papirüs Fenike Limanı/Gebal üzerinden geldiği için Yunanlılar Gebal kentine“Byblos” demişlerdir. Latinceye geçtikten sonra ise “biblia” sözcüğü “tekil” ve “dişil” anlamda kullanılmıştır.
Mit sözcüğü ‘olay’ karşılığı kullanılırken, mitler kutsal hikâyelerden oluşan, toplumların manevi değerlerini yansıtan kendi zamanının gerçekleridir. İlk Çağ insanları anlam veremedikleri olaylara açıklama getirmek için mitolojilerde sistematik olarak “yaratma” konusunu işlemişlerdir. Devlet, toplum, aile üyeleriyle ilişkilerin düzenlenmesi, geliştirilmesi, yürütülmesinde hayal gücüne zuhur eden “Yaratılış” hikâyelerinin toplamı önemli rol üstlenmiştir.
Gelişimlerinden sorumlu olduğumuz çocuklarımızı, dinlerin içine kadar sızan ürkütücü, korkutucu mitolojik hikâyelerden uzak tutmak zorundayız. Kendimizi, dolayısıyla da çocuklarımızı bilime emanet etmeliyiz. Çünkü hipotezlere ve deneye dayanan “bilimsel bilim” kutsal bir fayda olup, “Din Antropolojisi” MÖ 3200’de Sümer yazısı icat edilmeden önce toplumların kutsalına ve tabiatüstü kabul edilen her şeye gönderme yapmıştır. Ayinler, inançlar, eylemler, davranış model kalıpları, kendi alanına giren dini fenomenlerin kültürel boyutudur. “Tarihsel Fenomenoloji” din ve tezahürlerini incelerken malzemesi ayinlerdeki dini tutumlardır. Din Sosyolojisi ise pozitif bir bilim olup kültür ve şahsiyetlerin dini etkileme yollarını, sosyal dini hayatın toplumların zihinsel ve psikolojik fonksiyonunu incelemek zorundadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 1.036,80 | 1.036,80 |
| 2 | 554,69 | 1.109,38 |
| 3 | 376,70 | 1.130,11 |
| 6 | 198,72 | 1.192,32 |
| 9 | 138,24 | 1.244,16 |
| 12 | 108,86 | 1.306,37 |