Bu kitap ile Mehmet Zahit Kotku’nun kaleme aldığı Tasavvufî Ahlâk eseri bağlamında; İman, Kur’an ve Sünnet merkezli tasavvufî ahlâk anlayışı araştırılmıştır. Tasavvufî ahlâkın nefis terbiyesi, karakter dönüşümü, bireyin tekâmülünden, huzurlu ve dengeli bir toplumun inşasına; köklü, sağlam bir yapı olması sebebiyle önemini koruduğunu, bugünün insanlarının ve toplumlarının yaşanılan problemlerin çözümünde, bu denenmiş sistemden faydalanılabileceği sonucuna varılmıştır. Kotku’nun tasavvufî ahlâk yaklaşımı, değişen dünya düzeninden kaynaklanan yeni ahlâkî problemlerin çözümünde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Onun düşünce dünyası, söz ve pratiğe döktüğü amelleri yalnızca tarihsel tasavvufî bir miras olmadığını, modern dünyadaki etik zafiyetlerden sayılan; tüketim çılgınlığı, yalnızlaşma, ben merkezli bir yaşam, her türlü bağımlılık, yabancılaşma, duyarsızlık, bunalım, huzursuzluk, kargaşa, güvensizlik, şiddet, değer erozyonu, dinden ve maneviyattan uzaklaşma, manevi tatminsizlik, Müslümanın kimlik arayışı, cehalet, taklitçilik gibi sorunlarına yönelik güncel ahlâkî bir perspektiften çözümler sunduğunu göstermektedir. Ancak güncel bir dil kullanılması önemlilik arz etmektedir. Bu bakış açısı tasavvufî ahlâkı; sadece bireysel bir erdem alanı olarak değil, aileden topluma, ekonomiden yönetime, yönetimden dünya Müslümanlarının birlik ve beraberliğine uzanan bütüncül bir yaklaşım kılmaktadır. Bu sebeple düşüncelerinin büyük bir kısmı günümüzde de uygulanabilir görünmektedir.
Bu kitap ile Mehmet Zahit Kotku’nun kaleme aldığı Tasavvufî Ahlâk eseri bağlamında; İman, Kur’an ve Sünnet merkezli tasavvufî ahlâk anlayışı araştırılmıştır. Tasavvufî ahlâkın nefis terbiyesi, karakter dönüşümü, bireyin tekâmülünden, huzurlu ve dengeli bir toplumun inşasına; köklü, sağlam bir yapı olması sebebiyle önemini koruduğunu, bugünün insanlarının ve toplumlarının yaşanılan problemlerin çözümünde, bu denenmiş sistemden faydalanılabileceği sonucuna varılmıştır. Kotku’nun tasavvufî ahlâk yaklaşımı, değişen dünya düzeninden kaynaklanan yeni ahlâkî problemlerin çözümünde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Onun düşünce dünyası, söz ve pratiğe döktüğü amelleri yalnızca tarihsel tasavvufî bir miras olmadığını, modern dünyadaki etik zafiyetlerden sayılan; tüketim çılgınlığı, yalnızlaşma, ben merkezli bir yaşam, her türlü bağımlılık, yabancılaşma, duyarsızlık, bunalım, huzursuzluk, kargaşa, güvensizlik, şiddet, değer erozyonu, dinden ve maneviyattan uzaklaşma, manevi tatminsizlik, Müslümanın kimlik arayışı, cehalet, taklitçilik gibi sorunlarına yönelik güncel ahlâkî bir perspektiften çözümler sunduğunu göstermektedir. Ancak güncel bir dil kullanılması önemlilik arz etmektedir. Bu bakış açısı tasavvufî ahlâkı; sadece bireysel bir erdem alanı olarak değil, aileden topluma, ekonomiden yönetime, yönetimden dünya Müslümanlarının birlik ve beraberliğine uzanan bütüncül bir yaklaşım kılmaktadır. Bu sebeple düşüncelerinin büyük bir kısmı günümüzde de uygulanabilir görünmektedir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 667,45 | 667,45 |
| 2 | 357,09 | 714,17 |
| 3 | 242,51 | 727,52 |
| 6 | 127,93 | 767,57 |
| 9 | 88,99 | 800,94 |
| 12 | 70,08 | 840,99 |