Onur Çalı 2015 yılından beri “Dünlük” yazıyor. Dünlükle günlük arasında ne fark var diyenleriniz olabilir.
Yazıldığı gün günlük olan, yazıldıktan hemen sonra dünlük olur. Dünde kalmıştır oradaki duygular, düşünceler, değerlendirmeler, ama yine de geçerlidirler. Yazan, gözlemiştir, yüksek sesle düşünmeyi yazıya dökmüştür, çağrışımlarla, örneklerle bezemiştir gözlemlerini. Aslında kendine dönüktür yazdıkları ama okunacağını da bilmiştir elbette. Ve okuyanları da düşündürmek istemiştir. Kâh kişiseldir yazdıkları kâh toplumsal; eskilere de götürür bizi, bugüne de getirir. Eskiye duyduğu özlem –hangimizde yok ki– ince bir çizgi gibi geçer yazılarının içinden. Dili yumuşak, sesi alçaktır. Okuru bilmediği coğrafyalarda da gezdirir, kimimizin bilmediği kitaplarla, yazarlarla, konularla da tanıştırır, kitabı bitirdiğinizde ılık bir nostalji gülümsetir sizi. Belki de yazarın aşağıda sözünü ettiği yerde bir mola vermek istersiniz.
“Var bir hayalimiz: Sessizlik Odaları. Lüzumsuz sözden, kimsenin birbirini dinlemediği sohbetlerden, tekrar tekrar aynı şeylerin anlatıldığı konuşmalardan yorulanların ruhlarını dinlendirebilecekleri bir vaha olacak Sessizlik Odaları. Bu odalarda yan yana ya da karşı karşıya oturulacak olsa bile kimse konuşmayacak, tek laf etmeyecek.”
Onur Çalı 2015 yılından beri “Dünlük” yazıyor. Dünlükle günlük arasında ne fark var diyenleriniz olabilir.
Yazıldığı gün günlük olan, yazıldıktan hemen sonra dünlük olur. Dünde kalmıştır oradaki duygular, düşünceler, değerlendirmeler, ama yine de geçerlidirler. Yazan, gözlemiştir, yüksek sesle düşünmeyi yazıya dökmüştür, çağrışımlarla, örneklerle bezemiştir gözlemlerini. Aslında kendine dönüktür yazdıkları ama okunacağını da bilmiştir elbette. Ve okuyanları da düşündürmek istemiştir. Kâh kişiseldir yazdıkları kâh toplumsal; eskilere de götürür bizi, bugüne de getirir. Eskiye duyduğu özlem –hangimizde yok ki– ince bir çizgi gibi geçer yazılarının içinden. Dili yumuşak, sesi alçaktır. Okuru bilmediği coğrafyalarda da gezdirir, kimimizin bilmediği kitaplarla, yazarlarla, konularla da tanıştırır, kitabı bitirdiğinizde ılık bir nostalji gülümsetir sizi. Belki de yazarın aşağıda sözünü ettiği yerde bir mola vermek istersiniz.
“Var bir hayalimiz: Sessizlik Odaları. Lüzumsuz sözden, kimsenin birbirini dinlemediği sohbetlerden, tekrar tekrar aynı şeylerin anlatıldığı konuşmalardan yorulanların ruhlarını dinlendirebilecekleri bir vaha olacak Sessizlik Odaları. Bu odalarda yan yana ya da karşı karşıya oturulacak olsa bile kimse konuşmayacak, tek laf etmeyecek.”
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 154,00 | 154,00 |
| 2 | 82,39 | 164,78 |
| 3 | 55,95 | 167,86 |
| 6 | 29,52 | 177,10 |
| 9 | 20,53 | 184,80 |
| 12 | 16,17 | 194,04 |