Maesta Krallığı

Stok Kodu:
9786053254218
Boyut:
13.5x21
Sayfa Sayısı:
218
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-10
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%25 indirimli
300,00TL
225,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 23,63TL
9786053254218
945864
Maesta Krallığı
Maesta Krallığı
225

"Sarayın üst katlarında, krallık ailesi ve soylular için zaman, şölenlerden ve bitmek bilmeyen kutlamalardan ibaretti. Dışarıdaki halk, bir avuç tahıl bulabilmek için toprakla kavga ederken, saray mutfaklarında çöpe giden yemekler bir köyün yıllık hasadına bedeldi. Kraliyet birlikleri ise sınırları koruyan muhafızlar olmaktan çıkmış, bizzat kral adına vergi toplayan birer ganimet avcısına dönüşmüştü. Zırhları halkın terinden elde edilen altınlarla parlatılan bu birlikler, geçtikleri köylerde arkalarında sadece bir daha asla doğmayacak umutlar bırakıyordu.
Pazarlar, dürüstlüğün çoktan terk ettiği birer savaş alanına dönüşmüştü. Hilekar tüccarlar, ellerindeki terazileri öyle ayarlamışlardı ki yoksul bir köylünün alnının teri, tüccarın bir el hareketiyle değersizleşiyordu. Temel gıda maddeleri, bir gün içinde iki katına çıkarılabiliyordu. Stokçular, halkın aç kalması pahasına depolara yığdıkları tahılların çürümesini bile bir kazanç stratejisi olarak görebiliyordu. Gıda fiyatları, zenginlerin sofrasındaki şarabın fiyatına göre ayarlanıyordu. Açlık, onu hissetmekten tümüyle uzaklaşan tüccarlar tarafından bir kâr konusu olarak görülüyor, yoksul halk bir sayıdan ibaret sayılıyordu.
Adalet ise yıkılmaya başlayan bir yapının son enkazıydı. Mahkeme salonları, rüşvetin ve iltimasın kokusuyla ağırlaşmıştı. Adalet terazisi, sadece altının ağır bastığı yöne eğiliyordu. Bir yoksul bir saray soylusunun kapısını çaldığında cezalandırılırken, aynı soylu, bir köylünün tüm yaşamını elinden aldığında yasaların koruması altındaydı. Devlet memurları, görevlerini bir hizmetten çok bir yağma alanı olarak görüyor, kapıdan giren her dertli vatandaşın cebini, hizmet bedeli adı altında boşaltmaktan asla çekinmiyordu."

"Sarayın üst katlarında, krallık ailesi ve soylular için zaman, şölenlerden ve bitmek bilmeyen kutlamalardan ibaretti. Dışarıdaki halk, bir avuç tahıl bulabilmek için toprakla kavga ederken, saray mutfaklarında çöpe giden yemekler bir köyün yıllık hasadına bedeldi. Kraliyet birlikleri ise sınırları koruyan muhafızlar olmaktan çıkmış, bizzat kral adına vergi toplayan birer ganimet avcısına dönüşmüştü. Zırhları halkın terinden elde edilen altınlarla parlatılan bu birlikler, geçtikleri köylerde arkalarında sadece bir daha asla doğmayacak umutlar bırakıyordu.
Pazarlar, dürüstlüğün çoktan terk ettiği birer savaş alanına dönüşmüştü. Hilekar tüccarlar, ellerindeki terazileri öyle ayarlamışlardı ki yoksul bir köylünün alnının teri, tüccarın bir el hareketiyle değersizleşiyordu. Temel gıda maddeleri, bir gün içinde iki katına çıkarılabiliyordu. Stokçular, halkın aç kalması pahasına depolara yığdıkları tahılların çürümesini bile bir kazanç stratejisi olarak görebiliyordu. Gıda fiyatları, zenginlerin sofrasındaki şarabın fiyatına göre ayarlanıyordu. Açlık, onu hissetmekten tümüyle uzaklaşan tüccarlar tarafından bir kâr konusu olarak görülüyor, yoksul halk bir sayıdan ibaret sayılıyordu.
Adalet ise yıkılmaya başlayan bir yapının son enkazıydı. Mahkeme salonları, rüşvetin ve iltimasın kokusuyla ağırlaşmıştı. Adalet terazisi, sadece altının ağır bastığı yöne eğiliyordu. Bir yoksul bir saray soylusunun kapısını çaldığında cezalandırılırken, aynı soylu, bir köylünün tüm yaşamını elinden aldığında yasaların koruması altındaydı. Devlet memurları, görevlerini bir hizmetten çok bir yağma alanı olarak görüyor, kapıdan giren her dertli vatandaşın cebini, hizmet bedeli adı altında boşaltmaktan asla çekinmiyordu."

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 225,00    225,00   
2 120,38    240,75   
3 81,75    245,25   
6 43,13    258,75   
9 30,00    270,00   
12 23,63    283,50   
Kapat