Kızıl Yazı Türkiye ile Sovyetler Birliği Arasında Edebiyat ve Devrim
Edebiyat tarihi, sürekli hatırlatılan kanonik yapıtların yanı sıra ihmal edilmiş, unutulmuş ya da unutturulmak istenmiş metinlerin de arşividir.
Nergis Ertürk, Kızıl Yazı’da 1920’lerden itibaren Sovyetler Birliği’ndeki edebi ve kültürel deneyimle farklı biçimlerde ilişkilenen ihmal edilmiş metinlere odaklanıyor. Ulusötesi bir edebiyat deneyiminin Cumhuriyet ve Sovyet dolanık devrimlerindeki alışverişini ve güzergâhını Nizamettin Nazif, Vâ-Nû, Suat Derviş, Abidin Dino ve Nâzım Hikmet’in yapıtlarını inceleyerek ortaya koyuyor.
Bu ulusötesi deneyimi ayrıntılı biçimde ele alırken –genel eğilimin aksine– Sovyet edebiyatını öncelikli konuma yerleştirmeden Türkçedeki deneyimi hem kendine özgülüğü hem de enternasyonal edebiyat cumhuriyetine özgün katkısı açısından yorumluyor. Bu sayede evrensel ile tikelin “ikili doğum”unu gözeten yeni bir karşılaştırmalı yöntem sunuyor.
Kızıl Yazı, ihmal edilmiş, hatta unutulması için uğraşılmış metinleri yeniden gün ışığına çıkarırken, bir yandan yakın okumayla bu metinlere gömülü tarihsel bağlamın gizlerini çözüyor, diğer yandan yerleşik edebiyat tarihini yeni bir perspektifle gözden geçirmek gerektiğine işaret ediyor.
İzi, memleketten beynelmilele giden kızıl bir yoldan sürüyor.
Edebiyat tarihi, sürekli hatırlatılan kanonik yapıtların yanı sıra ihmal edilmiş, unutulmuş ya da unutturulmak istenmiş metinlerin de arşividir.
Nergis Ertürk, Kızıl Yazı’da 1920’lerden itibaren Sovyetler Birliği’ndeki edebi ve kültürel deneyimle farklı biçimlerde ilişkilenen ihmal edilmiş metinlere odaklanıyor. Ulusötesi bir edebiyat deneyiminin Cumhuriyet ve Sovyet dolanık devrimlerindeki alışverişini ve güzergâhını Nizamettin Nazif, Vâ-Nû, Suat Derviş, Abidin Dino ve Nâzım Hikmet’in yapıtlarını inceleyerek ortaya koyuyor.
Bu ulusötesi deneyimi ayrıntılı biçimde ele alırken –genel eğilimin aksine– Sovyet edebiyatını öncelikli konuma yerleştirmeden Türkçedeki deneyimi hem kendine özgülüğü hem de enternasyonal edebiyat cumhuriyetine özgün katkısı açısından yorumluyor. Bu sayede evrensel ile tikelin “ikili doğum”unu gözeten yeni bir karşılaştırmalı yöntem sunuyor.
Kızıl Yazı, ihmal edilmiş, hatta unutulması için uğraşılmış metinleri yeniden gün ışığına çıkarırken, bir yandan yakın okumayla bu metinlere gömülü tarihsel bağlamın gizlerini çözüyor, diğer yandan yerleşik edebiyat tarihini yeni bir perspektifle gözden geçirmek gerektiğine işaret ediyor.
İzi, memleketten beynelmilele giden kızıl bir yoldan sürüyor.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 471,50 | 471,50 |
| 2 | 252,25 | 504,51 |
| 3 | 171,31 | 513,94 |
| 6 | 90,37 | 542,23 |
| 9 | 62,87 | 565,80 |
| 12 | 49,51 | 594,09 |