Amerikan rüyasının karanlık kıyılarına dair sarsıcı bir anlatı niteliğindeki Kırık Baloncuk, ilk kez Türkçede.
Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş’ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick’in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.
1950’lerin San Francisco’sunda yolları kesişen dört insan, hayatlarının aslında ne denli kırılgan olduğunu fark etmeye başlar. Yayın sırasında bir reklam metnini okumak istemediği için işinden uzaklaştırılan radyo sunucusu Jim, onun eski eşi Pat ve genç evli çift Art ile Rachael… Her biri kendi küçük hayal kırıklıklarıyla, yanlış kararlarla ve yarım kalmış umutlarla boğuşmaktadır.
Jim’in kariyeri tehlikeye girerken, Art ise kendini tuhaf bir devrimci grubun içinde bulur. İlişkiler karmaşıklaştıkça herkesin aslında aynı şeye tutunduğu anlaşılır: Kısa bir süreliğine bile olsa huzurlu ve anlamlı bir hayat kurma umudu. Oysa bu mütevazı arzu, çoğu zaman ulaşılması en zor hedeftir.
“Dick’in bilimkurgu dışı romanları arasında en içten, en dokunaklı ve gerçekliğe en sadık olanı. Yazarın karakterlerine duyduğu şefkatin zirve noktası.”
— Lawrence Sutin
Amerikan rüyasının karanlık kıyılarına dair sarsıcı bir anlatı niteliğindeki Kırık Baloncuk, ilk kez Türkçede.
Gerçeklik ile yanılsama arasındaki çizgiyi sürekli sorgulayan, bilimkurgunun en önde gelen isimlerinden Philip K. Dick, Soğuk Savaş’ın ve toplumsal krizlerin gölgesinde insan doğasını mercek altına aldı. Birçok romanı kendisini çağının ötesine taşıyan sorularla doluydu. En ünlü romanlarından Yüksek Şatodaki Adam, alternatif bir tarihte Nazilerin savaşı kazandığı bir dünyayı resmederken, kült eseri Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi? insan olmanın özünü sorgulayan karanlık bir gelecek tasvir ediyordu. Dick’in bütün eserlerinde ortak bir tema vardı: gerçekliğin kırılganlığı, otoritelerin manipülasyonu ve bireyin kimliğini koruma mücadelesi.
1950’lerin San Francisco’sunda yolları kesişen dört insan, hayatlarının aslında ne denli kırılgan olduğunu fark etmeye başlar. Yayın sırasında bir reklam metnini okumak istemediği için işinden uzaklaştırılan radyo sunucusu Jim, onun eski eşi Pat ve genç evli çift Art ile Rachael… Her biri kendi küçük hayal kırıklıklarıyla, yanlış kararlarla ve yarım kalmış umutlarla boğuşmaktadır.
Jim’in kariyeri tehlikeye girerken, Art ise kendini tuhaf bir devrimci grubun içinde bulur. İlişkiler karmaşıklaştıkça herkesin aslında aynı şeye tutunduğu anlaşılır: Kısa bir süreliğine bile olsa huzurlu ve anlamlı bir hayat kurma umudu. Oysa bu mütevazı arzu, çoğu zaman ulaşılması en zor hedeftir.
“Dick’in bilimkurgu dışı romanları arasında en içten, en dokunaklı ve gerçekliğe en sadık olanı. Yazarın karakterlerine duyduğu şefkatin zirve noktası.”
— Lawrence Sutin
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 243,20 | 243,20 |
| 2 | 130,11 | 260,22 |
| 3 | 88,36 | 265,09 |
| 6 | 46,61 | 279,68 |
| 9 | 32,43 | 291,84 |
| 12 | 25,54 | 306,43 |