George Steiner'ın "Okumak karşılaştırmaktır" sözü, Ben Hutchinson'ın kitabının hem hareket noktasını hem de nihai iddiasını özetler: Karşılaştırma yalnızca bir akademik yöntem değil, anlama eyleminin bizzat kendisidir. Ne var ki bu evrensel dürtüyü bir disipline dönüştürme girişimi, beraberinde köklü epistemolojik ve siyasal soruları da getirir. Hangi edebiyatlar karşılaştırılacak, hangi diller bu karşılaştırmaya aracılık edecek ve bu seçimler kimin çıkarına hizmet edecektir?
Hutchinson, bu soruları disiplinin tarihsel gelişimi içinde izler. Herder'in Volksgeist kavramından Goethe'nin Weltliteratur vizyonuna, Curtius ve Auerbach'ın savaş dönemi çalışmalarından Wellek'in Amerikan ekolüne, Said'in Oryantalizm eleştirisinden Spivak'ın gezegensellik çağrısına uzanan bu çizgi, karşılaştırmalı edebiyatın her seferinde dönemin hegemonyasıyla hem mücadele ettiğini hem de bu hegemonyanın içinde konumlandığını ortaya koyar. Disiplinin tarihinin modernliğin tarihi olduğu, onun sorunlarının modernitenin sorunlarına kültürel bir ayna tuttuğu görüşünü savunan Hutchinson, bu aynayı didaktik bir kesinlikle değil, karşılaştırmalı yönteme yaraşır bir çoğulculukla tutar.
Elinizdeki eser, göçlerin ve kültürlerarası temasların arttığı, buna karşılık kültürel içe kapanma eğilimlerinin de güçlendiği günümüzde karşılaştırmalı edebiyata kapsamlı bir giriş niteliğindedir. Pratikler ve ilkeler, tarih ve kahramanlar, disiplinler ve tartışmalar ile geleceğe dair sorular kitabın dört ana eksenini oluşturur. Bu eksenler hem alana yeni adım atanlar hem de disiplini kavramsal düzeyde yeniden düşünmek isteyenler için tutarlı ve verimli bir çerçeve sunar.
George Steiner'ın "Okumak karşılaştırmaktır" sözü, Ben Hutchinson'ın kitabının hem hareket noktasını hem de nihai iddiasını özetler: Karşılaştırma yalnızca bir akademik yöntem değil, anlama eyleminin bizzat kendisidir. Ne var ki bu evrensel dürtüyü bir disipline dönüştürme girişimi, beraberinde köklü epistemolojik ve siyasal soruları da getirir. Hangi edebiyatlar karşılaştırılacak, hangi diller bu karşılaştırmaya aracılık edecek ve bu seçimler kimin çıkarına hizmet edecektir?
Hutchinson, bu soruları disiplinin tarihsel gelişimi içinde izler. Herder'in Volksgeist kavramından Goethe'nin Weltliteratur vizyonuna, Curtius ve Auerbach'ın savaş dönemi çalışmalarından Wellek'in Amerikan ekolüne, Said'in Oryantalizm eleştirisinden Spivak'ın gezegensellik çağrısına uzanan bu çizgi, karşılaştırmalı edebiyatın her seferinde dönemin hegemonyasıyla hem mücadele ettiğini hem de bu hegemonyanın içinde konumlandığını ortaya koyar. Disiplinin tarihinin modernliğin tarihi olduğu, onun sorunlarının modernitenin sorunlarına kültürel bir ayna tuttuğu görüşünü savunan Hutchinson, bu aynayı didaktik bir kesinlikle değil, karşılaştırmalı yönteme yaraşır bir çoğulculukla tutar.
Elinizdeki eser, göçlerin ve kültürlerarası temasların arttığı, buna karşılık kültürel içe kapanma eğilimlerinin de güçlendiği günümüzde karşılaştırmalı edebiyata kapsamlı bir giriş niteliğindedir. Pratikler ve ilkeler, tarih ve kahramanlar, disiplinler ve tartışmalar ile geleceğe dair sorular kitabın dört ana eksenini oluşturur. Bu eksenler hem alana yeni adım atanlar hem de disiplini kavramsal düzeyde yeniden düşünmek isteyenler için tutarlı ve verimli bir çerçeve sunar.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 240,00 | 240,00 |
| 2 | 128,40 | 256,80 |
| 3 | 87,20 | 261,60 |
| 6 | 46,00 | 276,00 |
| 9 | 32,00 | 288,00 |
| 12 | 25,20 | 302,40 |