Kapitalist Ataerki ve Kadınların Tıbbi İstismarı
Kapitalist Ataerki ve Kadınların Tıbbi İstismarı, kadın bedeninin zapturapt altına alınmasına histerektomi örneği üzerinden ışık tutuyor. Ve felsefi, politik, hukuki ve tıbbi açıdan eleştirel bir bakış sunuyor. Dalla Costa ve kitaba katkı sunan diğer insanlar, kadınların şifacı yetkinlik ve birikimlerine el konulmasının tıpta nasıl sorunlar yaratığına dikkat çekiyor. Tıbbın erkek merkezli bir meslek olarak ele alınmasının, şekillenmesinin kadın bedeni ve tüm varlığı üzerinde ortaya çıkan tahrifatlara dikkat çekiyor.
Tıp tarihi özelinde, hastalık yatağı olarak aşırılık veya eksiklik üzerinden okunan bedenin, özellikle kadınlar ve heteronormatif düzeneğe uymayan bireyler söz konusu olduğunda, kötü ruhlar tarafından ele geçirilmiş ve müdahale edilmesi meşru sayılan bir illet kaynağı olarak görüldüğünü dile getirir kitap.
Erkek bedeni referans alınıp “narin”, “eksik” olarak kodlanan kadın bedeni, “sorunlardan” arındırma iddiası ile testten geçirilen ve “zayıf” addedilmesine rağmen tıp tarihindeki ilk denemelerin en acı verici müdahalelerin üzerinde uygulanmasının meşru bir obje olarak görülmesini; Dalla Costa, her ne kadar modern tıp uygulamalarının örtük ideolojik saldırganlığını kıyasıya eleştirse de, bilimi ve tıp mesleğini toptan yadsımıyor elbette.
“Son çare olarak gündeme getirilmesi gereken histerektomi seçeneği neden bu kadar kolaylıkla ilk ve kesin çare olarak sunulmaktadır Bir üreme organından ibaret sayılan rahim ve yumurtalıkların alınması ne tür fiziksel, psikolojik ve varoluşsal sorunlara yol açar? Bu sorunlar neden göz ardı edilmektedir Modernitenin değerlerinden biri olan bireyin bedeninin bütünlüğü ve dokunulmazlığı hukuki açılardan ne ölçüde ve neden aşındırılmaktadır?”
Dalla Costa ve diğer alanında uzman hukukçu, psikolog ve doktorların ve bu tıbbi istismara maruz bırakılan kadınların -tanıklıklarıyla- bu sorulara verdikleri cevaplar gerçekten sarsıcı.
“Cadı avı”yla ayyuka çıkmış bir yok sayma, dilsizleştirme, baskılama, yok etme tarihinin günümüzdeki daha örtük ve sistematik yansımalarına işaret eden bu kitap, her koşulda ve yine de -eleştirel- hekimlere, haklarının peşindeki tüm kadınlara ve onlarla birlikte özgürleşmeyi dert edinenlere adanmıştır.
Kapitalist Ataerki ve Kadınların Tıbbi İstismarı, kadın bedeninin zapturapt altına alınmasına histerektomi örneği üzerinden ışık tutuyor. Ve felsefi, politik, hukuki ve tıbbi açıdan eleştirel bir bakış sunuyor. Dalla Costa ve kitaba katkı sunan diğer insanlar, kadınların şifacı yetkinlik ve birikimlerine el konulmasının tıpta nasıl sorunlar yaratığına dikkat çekiyor. Tıbbın erkek merkezli bir meslek olarak ele alınmasının, şekillenmesinin kadın bedeni ve tüm varlığı üzerinde ortaya çıkan tahrifatlara dikkat çekiyor.
Tıp tarihi özelinde, hastalık yatağı olarak aşırılık veya eksiklik üzerinden okunan bedenin, özellikle kadınlar ve heteronormatif düzeneğe uymayan bireyler söz konusu olduğunda, kötü ruhlar tarafından ele geçirilmiş ve müdahale edilmesi meşru sayılan bir illet kaynağı olarak görüldüğünü dile getirir kitap.
Erkek bedeni referans alınıp “narin”, “eksik” olarak kodlanan kadın bedeni, “sorunlardan” arındırma iddiası ile testten geçirilen ve “zayıf” addedilmesine rağmen tıp tarihindeki ilk denemelerin en acı verici müdahalelerin üzerinde uygulanmasının meşru bir obje olarak görülmesini; Dalla Costa, her ne kadar modern tıp uygulamalarının örtük ideolojik saldırganlığını kıyasıya eleştirse de, bilimi ve tıp mesleğini toptan yadsımıyor elbette.
“Son çare olarak gündeme getirilmesi gereken histerektomi seçeneği neden bu kadar kolaylıkla ilk ve kesin çare olarak sunulmaktadır Bir üreme organından ibaret sayılan rahim ve yumurtalıkların alınması ne tür fiziksel, psikolojik ve varoluşsal sorunlara yol açar? Bu sorunlar neden göz ardı edilmektedir Modernitenin değerlerinden biri olan bireyin bedeninin bütünlüğü ve dokunulmazlığı hukuki açılardan ne ölçüde ve neden aşındırılmaktadır?”
Dalla Costa ve diğer alanında uzman hukukçu, psikolog ve doktorların ve bu tıbbi istismara maruz bırakılan kadınların -tanıklıklarıyla- bu sorulara verdikleri cevaplar gerçekten sarsıcı.
“Cadı avı”yla ayyuka çıkmış bir yok sayma, dilsizleştirme, baskılama, yok etme tarihinin günümüzdeki daha örtük ve sistematik yansımalarına işaret eden bu kitap, her koşulda ve yine de -eleştirel- hekimlere, haklarının peşindeki tüm kadınlara ve onlarla birlikte özgürleşmeyi dert edinenlere adanmıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 200,00 | 200,00 |
| 2 | 107,00 | 214,00 |
| 3 | 72,67 | 218,00 |
| 6 | 38,33 | 230,00 |
| 9 | 26,67 | 240,00 |
| 12 | 21,00 | 252,00 |