İngiliz tarihçi ve oryantalist Thomas Walker Arnold’ın Hilafet adlı eseri, ilk baskısını Osmanlı’nın son halifesi Abdülmecid’in azledildiği yıl olan 1924’te yapmıştır. Bu eş zamanlılık, esere yalnızca akademik değil sembolik bir anlam da kazandırır. Arnold, İslam dünyasında yüzyıllar boyunca dinî otorite ile siyasi iktidarın kesişim noktasında yer alan hilafet kurumunu tarihsel bir bütünlük içinde inceler.
Râşit halifelerden başlayarak Emevî ve Abbâsî iktidarlarının şekillendirdiği geleneksel yapıya, Moğol istilalarıyla yaşanan kırılmadan Osmanlıların hilafeti devralışıyla ortaya çıkan yeni siyasal düzene kadar uzanan süreci ele alır. Arnold, halifeliğin zamanla zayıflamasının aniden değil uzun vadeli ve yapısal bir süreç olduğunu ortaya koyar.
Eseri özgün kılan temel unsur, hilafetin yalnızca İslam dünyasının iç dinamikleriyle değil, Batı siyasal düşüncesinin tanıdığı kurumlarla -özellikle papalıkla- karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmesidir. Bu yaklaşım, benzerliklerden çok farklılıkları görünür kılar. Hilafet, halifelik kurumunu hukuki, felsefi ve siyasi boyutlarıyla anlamak isteyenler için başvurulabilecek temel bir kaynak niteliğindedir.
Bu hâliyle hilafet, çağının çocuğu olup kendisini hiçbir surette erken tarihlerdeki herhangi bir siyasi kurumun devamı olarak görmedi.
İngiliz tarihçi ve oryantalist Thomas Walker Arnold’ın Hilafet adlı eseri, ilk baskısını Osmanlı’nın son halifesi Abdülmecid’in azledildiği yıl olan 1924’te yapmıştır. Bu eş zamanlılık, esere yalnızca akademik değil sembolik bir anlam da kazandırır. Arnold, İslam dünyasında yüzyıllar boyunca dinî otorite ile siyasi iktidarın kesişim noktasında yer alan hilafet kurumunu tarihsel bir bütünlük içinde inceler.
Râşit halifelerden başlayarak Emevî ve Abbâsî iktidarlarının şekillendirdiği geleneksel yapıya, Moğol istilalarıyla yaşanan kırılmadan Osmanlıların hilafeti devralışıyla ortaya çıkan yeni siyasal düzene kadar uzanan süreci ele alır. Arnold, halifeliğin zamanla zayıflamasının aniden değil uzun vadeli ve yapısal bir süreç olduğunu ortaya koyar.
Eseri özgün kılan temel unsur, hilafetin yalnızca İslam dünyasının iç dinamikleriyle değil, Batı siyasal düşüncesinin tanıdığı kurumlarla -özellikle papalıkla- karşılaştırmalı biçimde değerlendirilmesidir. Bu yaklaşım, benzerliklerden çok farklılıkları görünür kılar. Hilafet, halifelik kurumunu hukuki, felsefi ve siyasi boyutlarıyla anlamak isteyenler için başvurulabilecek temel bir kaynak niteliğindedir.
Bu hâliyle hilafet, çağının çocuğu olup kendisini hiçbir surette erken tarihlerdeki herhangi bir siyasi kurumun devamı olarak görmedi.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 259,20 | 259,20 |
| 2 | 138,67 | 277,34 |
| 3 | 94,18 | 282,53 |
| 6 | 49,68 | 298,08 |
| 9 | 34,56 | 311,04 |
| 12 | 27,22 | 326,59 |