Hikmetten Hükme

Stok Kodu:
9786258910186
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
242
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-09
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%17 indirimli
300,00TL
249,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 26,15TL
9786258910186
939444
Hikmetten Hükme
Hikmetten Hükme
249

Bu çalışma, fıkhın doğuşundan mezhepleşme sürecine kadar uzanan tarihî ve ilmî gelişimi bütüncül bir çerçevede incelemektedir. Eserin hareket noktası, fıkhın yalnızca amelî hükümlerden oluşan teknik bir disiplin olmadığı, insanın varlık gayesi, vahyin rehberliği ve Allah'ın rızasına uygun yaşama sorumluluğuyla doğrudan bağlantılı olduğudur. Bu sebeple önce insanın yaratılış gayesi, nübüvvet, vahiy ve Hz. Peygamber'in rehberliği ele alınmış, ardından fıkhî düşüncenin Hz. Peygamber dönemindeki ilk görünümleri incelenmiştir. Sahabenin nassları anlama biçimleri, lafız ve mâna merkezli eğilimleri, sünnet bilgisindeki farklılıkları ve değişen şartlar karşısında ortaya koydukları ictihadlar çeşitli örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Tâbiîn döneminde Medine, Mekke, Kûfe, Basra ve Şam gibi ilim merkezlerinde şekillenen rivayet ve re'y eğilimleri takip edilmiş, bu birikimin müctehid imamlar döneminde daha sistemli fıkhî yaklaşımlara dönüşmesi açıklanmıştır. Çalışmada Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin ortaya çıkışı, usûl ve delil anlayışları, talebe çevreleri, tedvin faaliyetleri ve yayılma süreçleri karşılaştırmalı biçimde ele alınmıştır. Mezhepleşmenin yalnızca imamların şahsî görüşlerinden değil, ictihad, tahrîc, tercih, fetva, nakil, hilâf, cedel, münazara, ihtisar ve şerh faaliyetlerinden oluşan uzun bir ilmî süreçten doğduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak mezhep farklılıklarının dinî parçalanmadan ziyade, aynı kaynaklara bağlı fakihlerin nassları anlama, delilleri değerlendirme ve yeni meseleleri çözme biçimlerindeki ilmî farklılıkların sonucu olduğu vurgulanmıştır. Mezhebe intisabın ilmî birikimi koruyan ve aktaran işlevine dikkat çekilirken, mezhep taassubu, keyfî telfîk ve ruhsatları takip etme anlayışı da eleştirilmiştir.

Bu çalışma, fıkhın doğuşundan mezhepleşme sürecine kadar uzanan tarihî ve ilmî gelişimi bütüncül bir çerçevede incelemektedir. Eserin hareket noktası, fıkhın yalnızca amelî hükümlerden oluşan teknik bir disiplin olmadığı, insanın varlık gayesi, vahyin rehberliği ve Allah'ın rızasına uygun yaşama sorumluluğuyla doğrudan bağlantılı olduğudur. Bu sebeple önce insanın yaratılış gayesi, nübüvvet, vahiy ve Hz. Peygamber'in rehberliği ele alınmış, ardından fıkhî düşüncenin Hz. Peygamber dönemindeki ilk görünümleri incelenmiştir. Sahabenin nassları anlama biçimleri, lafız ve mâna merkezli eğilimleri, sünnet bilgisindeki farklılıkları ve değişen şartlar karşısında ortaya koydukları ictihadlar çeşitli örnekler üzerinden değerlendirilmiştir. Tâbiîn döneminde Medine, Mekke, Kûfe, Basra ve Şam gibi ilim merkezlerinde şekillenen rivayet ve re'y eğilimleri takip edilmiş, bu birikimin müctehid imamlar döneminde daha sistemli fıkhî yaklaşımlara dönüşmesi açıklanmıştır. Çalışmada Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinin ortaya çıkışı, usûl ve delil anlayışları, talebe çevreleri, tedvin faaliyetleri ve yayılma süreçleri karşılaştırmalı biçimde ele alınmıştır. Mezhepleşmenin yalnızca imamların şahsî görüşlerinden değil, ictihad, tahrîc, tercih, fetva, nakil, hilâf, cedel, münazara, ihtisar ve şerh faaliyetlerinden oluşan uzun bir ilmî süreçten doğduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak mezhep farklılıklarının dinî parçalanmadan ziyade, aynı kaynaklara bağlı fakihlerin nassları anlama, delilleri değerlendirme ve yeni meseleleri çözme biçimlerindeki ilmî farklılıkların sonucu olduğu vurgulanmıştır. Mezhebe intisabın ilmî birikimi koruyan ve aktaran işlevine dikkat çekilirken, mezhep taassubu, keyfî telfîk ve ruhsatları takip etme anlayışı da eleştirilmiştir.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 249,00    249,00   
2 133,22    266,43   
3 90,47    271,41   
6 47,73    286,35   
9 33,20    298,80   
12 26,15    313,74   
Kapat