Hanımlara Piliz Beylere Dikiz Kurtuluş'tan Beyoğlu’na Seyyar Hayatlardan Hikâyeler

Stok Kodu:
9786054640706
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
304
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-04
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%20 indirimli
580,00TL
464,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 48,72TL
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 02.04.2026 tarihinden sonra teslim edilebilecektir.
9786054640706
920622
Hanımlara Piliz Beylere Dikiz
Hanımlara Piliz Beylere Dikiz Kurtuluş'tan Beyoğlu’na Seyyar Hayatlardan Hikâyeler
464

Seyyar basmacılık yapan bir ailenin oğlu olarak, çocuk yaşta arşınlamaya başladığı sokakları anlatıyor Mehmet Ali Kucur. Hem sokakları, hem kapıları o sokaklara açılan haneleri, hem de adımlarken ömürlerini, birbirlerini sokakta bulan insanları, komşuları, dostları, aşkları. Bugünden kuşbakışı, 60'ların ortalarından başlayıp kat ediyor 70'leri, 80'leri, 90'ları, kaydediyor şehrin, şehirlilerin, toplumun "büyük dönüşüm" yıllarını. Oyunbaz ve müdanasız üslubuyla seyyar hayatları anlatıyor bize; seyyar, yani bir anda değişiveren, güvencesiz, arafta, günübirlik, rüzgârın önüne katıp götürebildiği, hem hüzzam hem rast makamında, cesur ve de ürkek hayatlar.      

“Ben tavlayı oynamam yaşarım” diyordu adam, “Kurtuluş benim yaşadığım, gönlümün tek tavlası...”
Kurtuluş tavlasının kendi pulları Rumu, Ermenisi, Yahudisi, Süryanisi, Çingenesi, karşı köşenin pullarıysa Sivaslısı, Elazığlısı, Erzincanlısı, Ispartalısı, Kayserilisi.
Bunlar kim mi, ekmeğinin peşinde yerleştikleri bu semtte yeni hayatlarına bir şekilde tutunmaya çalışan, Anadolu yaylalarından gelen muhteşem yılkı atları ile ekürileri.
Unutulur mu hiç Sondurak tavlasının, alıp soluna Mandıra Meydanını, takıp sağına da Ermeydanı'nı, koyup tam ortasına Aya Dimitri Kilisesini ve altında bırakıp Kanlı Ayazma'sını, tam arkasındaki Sefa Meydanına kurduğu o yüce gönül sofrasında evlatlarını doyurması.
Macarbostanı’nda sürüsüyle tutulan, semtin çocuklarının Taksim Meydanında satıp yolunu bulduğu “Azat buzat, beni cennet kapısında gözet” kuşları, sakası, isketesi, floryası.
Kullanımdan kaldırılsa bile hâlâ izleri duran tramvayı, suyu Haliç’e varan Kanlı Ayazması, rengarenk Paskalyası, eski Türk filmlerinin vazgeçilmez gazinosu Yasemin Kulüb’ü, çadır tiyatrosu, Cinderesi, kabadayısı, iti, kopuğu, zillisi, yellozu, kıtırı, çıtırı, argosu, aftosu, bitirimi ve bilumum hergelesi, bence bu hayatta görüp görebileceğiniz en renkli tiyatro sahnesi.

 

Seyyar basmacılık yapan bir ailenin oğlu olarak, çocuk yaşta arşınlamaya başladığı sokakları anlatıyor Mehmet Ali Kucur. Hem sokakları, hem kapıları o sokaklara açılan haneleri, hem de adımlarken ömürlerini, birbirlerini sokakta bulan insanları, komşuları, dostları, aşkları. Bugünden kuşbakışı, 60'ların ortalarından başlayıp kat ediyor 70'leri, 80'leri, 90'ları, kaydediyor şehrin, şehirlilerin, toplumun "büyük dönüşüm" yıllarını. Oyunbaz ve müdanasız üslubuyla seyyar hayatları anlatıyor bize; seyyar, yani bir anda değişiveren, güvencesiz, arafta, günübirlik, rüzgârın önüne katıp götürebildiği, hem hüzzam hem rast makamında, cesur ve de ürkek hayatlar.      

“Ben tavlayı oynamam yaşarım” diyordu adam, “Kurtuluş benim yaşadığım, gönlümün tek tavlası...”
Kurtuluş tavlasının kendi pulları Rumu, Ermenisi, Yahudisi, Süryanisi, Çingenesi, karşı köşenin pullarıysa Sivaslısı, Elazığlısı, Erzincanlısı, Ispartalısı, Kayserilisi.
Bunlar kim mi, ekmeğinin peşinde yerleştikleri bu semtte yeni hayatlarına bir şekilde tutunmaya çalışan, Anadolu yaylalarından gelen muhteşem yılkı atları ile ekürileri.
Unutulur mu hiç Sondurak tavlasının, alıp soluna Mandıra Meydanını, takıp sağına da Ermeydanı'nı, koyup tam ortasına Aya Dimitri Kilisesini ve altında bırakıp Kanlı Ayazma'sını, tam arkasındaki Sefa Meydanına kurduğu o yüce gönül sofrasında evlatlarını doyurması.
Macarbostanı’nda sürüsüyle tutulan, semtin çocuklarının Taksim Meydanında satıp yolunu bulduğu “Azat buzat, beni cennet kapısında gözet” kuşları, sakası, isketesi, floryası.
Kullanımdan kaldırılsa bile hâlâ izleri duran tramvayı, suyu Haliç’e varan Kanlı Ayazması, rengarenk Paskalyası, eski Türk filmlerinin vazgeçilmez gazinosu Yasemin Kulüb’ü, çadır tiyatrosu, Cinderesi, kabadayısı, iti, kopuğu, zillisi, yellozu, kıtırı, çıtırı, argosu, aftosu, bitirimi ve bilumum hergelesi, bence bu hayatta görüp görebileceğiniz en renkli tiyatro sahnesi.

 

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 464,00    464,00   
2 248,24    496,48   
3 168,59    505,76   
6 88,93    533,60   
9 61,87    556,80   
12 48,72    584,64   
Kapat