Halikarnas Balıkçısı’nın Akdeniz’i Kimlik - Kültür - Poetika - Mekan

Stok Kodu:
9786258686296
Boyut:
13.5x21
Sayfa Sayısı:
334
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-05
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%10 indirimli
470,00TL
423,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 44,42TL
Temin süresi 7 gündür.
9786258686296
925991
Halikarnas Balıkçısı’nın Akdeniz’i
Halikarnas Balıkçısı’nın Akdeniz’i Kimlik - Kültür - Poetika - Mekan
423

Bir coğrafya terimi olmasının yanı sıra kültürel bir etki alanını da işaret eden Akdeniz bu yönüyle edebiyat metinlerine sınırsız yazınsal malzeme sunar. Türk edebiyatında Akdeniz’i kimliği, kültürü, mitolojisi, doğası ve içinde yaşayan insanlara sunduğu duyuş imkânlarıyla bir bütün olarak içselleştiren ve yapıtlarının merkezine yerleştiren isim Halikarnas Balıkçısı’dır. İstiklal Mahkemesi kararıyla Bodrum’a sürüldüğü 1925 yılından itibaren yaşam coğrafyası haline getirdiği Akdeniz onun için bir sembolik yeniden doğuş/öze dönüş mekânını temsil eder. Bu coğrafya ile bütünleştiği andan itibaren Balıkçı “evet” demeye yatkın kişiliği, Dionisyak meşrebi ve açıklıkları özleyen ruhu ile Akdenizli insanın prototipi haline gelir. Yazar, “Altıncı Kıta” diye adlandırıp uygarlığın beşiği olarak tanımladığı Akdeniz’de iklimin ve denizin insanlara ortak bir algı ve davranış biçimi kazandırdığı iddiasındadır. Bu iddiada Anadolu ve onun Arşipel kıyıları, Akdeniz uygarlıkları içerisinde ön plana çıkarılır. Özünü lirik poetikadan alan eserleri doğaya uyanış, yolculuk ve meçhul diyara ulaşma arzusu gibi izlekleri, düşsel varlıkların ve şiirsel bir dilin eşlik ettiği üslubuyla Akdeniz söylemini Türk edebiyatına taşır. Arşipel ise Akdeniz medeniyetinin nüvesi ve Balıkçı’nın estetize edilmiş yaşam coğrafyası olarak eserlerde flora ve faunasıyla birlikte öncelenir. Bu kitapta yaşadığı coğrafyayla özdeşleşmiş bir yazar olarak Balıkçı’nın yaşamı ve edebiyatı arasındaki bağlantılar, Akdeniz kavramı etrafında ele alınacağı gibi her biri büyük bir anlatının parçaları niteliğindeki eserleri aracılığıyla Türk edebiyatında Akdenizli bir söylemin varlığı da tartışmaya açılacaktır.

Bir coğrafya terimi olmasının yanı sıra kültürel bir etki alanını da işaret eden Akdeniz bu yönüyle edebiyat metinlerine sınırsız yazınsal malzeme sunar. Türk edebiyatında Akdeniz’i kimliği, kültürü, mitolojisi, doğası ve içinde yaşayan insanlara sunduğu duyuş imkânlarıyla bir bütün olarak içselleştiren ve yapıtlarının merkezine yerleştiren isim Halikarnas Balıkçısı’dır. İstiklal Mahkemesi kararıyla Bodrum’a sürüldüğü 1925 yılından itibaren yaşam coğrafyası haline getirdiği Akdeniz onun için bir sembolik yeniden doğuş/öze dönüş mekânını temsil eder. Bu coğrafya ile bütünleştiği andan itibaren Balıkçı “evet” demeye yatkın kişiliği, Dionisyak meşrebi ve açıklıkları özleyen ruhu ile Akdenizli insanın prototipi haline gelir. Yazar, “Altıncı Kıta” diye adlandırıp uygarlığın beşiği olarak tanımladığı Akdeniz’de iklimin ve denizin insanlara ortak bir algı ve davranış biçimi kazandırdığı iddiasındadır. Bu iddiada Anadolu ve onun Arşipel kıyıları, Akdeniz uygarlıkları içerisinde ön plana çıkarılır. Özünü lirik poetikadan alan eserleri doğaya uyanış, yolculuk ve meçhul diyara ulaşma arzusu gibi izlekleri, düşsel varlıkların ve şiirsel bir dilin eşlik ettiği üslubuyla Akdeniz söylemini Türk edebiyatına taşır. Arşipel ise Akdeniz medeniyetinin nüvesi ve Balıkçı’nın estetize edilmiş yaşam coğrafyası olarak eserlerde flora ve faunasıyla birlikte öncelenir. Bu kitapta yaşadığı coğrafyayla özdeşleşmiş bir yazar olarak Balıkçı’nın yaşamı ve edebiyatı arasındaki bağlantılar, Akdeniz kavramı etrafında ele alınacağı gibi her biri büyük bir anlatının parçaları niteliğindeki eserleri aracılığıyla Türk edebiyatında Akdenizli bir söylemin varlığı da tartışmaya açılacaktır.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 423,00    423,00   
2 226,31    452,61   
3 153,69    461,07   
6 81,08    486,45   
9 56,40    507,60   
12 44,42    532,98   
Kapat