Gölgelenmiş Yaşamlar

Stok Kodu:
9786255716507
Boyut:
13x19.5
Sayfa Sayısı:
106
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-03
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
Kategori:
%25 indirimli
300,00TL
225,00TL
Taksitli fiyat: 12 x 23,63TL
Temin süresi 7 gündür.
9786255716507
921151
Gölgelenmiş Yaşamlar
Gölgelenmiş Yaşamlar
225

Ah önyargılar! Yanıldığını anlayınca duyulan pişmanlıklar! İnsanın yüreğinde bir kozanın içine saklanır gibi yerleşen bir daha hiç çıkmayan pişmanlıklar…

… “Bu insanlar ‘Söz gümüşse sükût altındır’ diye kandırılmışlar kuşağından. Ağızlarına sürülecek bir parmak altın düşü susturmuş onları. Ne zaman konuşup ne zaman susulacağını karıştırmışlar. Keşke bu cümledeki derinliği anlayabilseler. Adam sendecilik, bana necilik almış o altın sükûtun yerini.”

Anne kokusunu emmiş bir kumaşın koruyuculuğu. O eteğe sığdırılan korkular, utangaçlıklar, sevgiler, nazlanmalar…

İçinden geçenler koca bir “Off” olarak çıktı, deniz kokulu rüzgâra karıştı. Hemen yan masada oturan yaşlı kadın, bilgece baktı yüzüne, gülümsedi. Kadının gözleri; annesinin, kocasının, kızının anlamadığını anladı, demediğini dedi. İçi ılıklaştı Munise’nin. Bakışları “Ne yaparsın, işte böyle!” dedi kadına. Adamın gözünden kaçmadı iki kadının dayanışması. Gazeteyi indirip off’a öfkeyle kaşlarını çattı. Soğuttu karısının ılıklaşan yüreğini. “Duyan da bir derdin var sanacak, ne biçim kadınsın sen? Ne oluyor öyle ulu orta of çekmeler!”
Düşünüyordu. Yaptıkları neden hep eleştirilmişti? Kimseye ters davranışı yokken neden herkes karşısındaydı? Neden herkes bir, o tekti? Neden ötekiydi, suçluydu, haksızdı, yanlıştı? Neden, hep gölgelerde kalmıştı yaşamı. Neden, neden, neden?

Ah önyargılar! Yanıldığını anlayınca duyulan pişmanlıklar! İnsanın yüreğinde bir kozanın içine saklanır gibi yerleşen bir daha hiç çıkmayan pişmanlıklar…

… “Bu insanlar ‘Söz gümüşse sükût altındır’ diye kandırılmışlar kuşağından. Ağızlarına sürülecek bir parmak altın düşü susturmuş onları. Ne zaman konuşup ne zaman susulacağını karıştırmışlar. Keşke bu cümledeki derinliği anlayabilseler. Adam sendecilik, bana necilik almış o altın sükûtun yerini.”

Anne kokusunu emmiş bir kumaşın koruyuculuğu. O eteğe sığdırılan korkular, utangaçlıklar, sevgiler, nazlanmalar…

İçinden geçenler koca bir “Off” olarak çıktı, deniz kokulu rüzgâra karıştı. Hemen yan masada oturan yaşlı kadın, bilgece baktı yüzüne, gülümsedi. Kadının gözleri; annesinin, kocasının, kızının anlamadığını anladı, demediğini dedi. İçi ılıklaştı Munise’nin. Bakışları “Ne yaparsın, işte böyle!” dedi kadına. Adamın gözünden kaçmadı iki kadının dayanışması. Gazeteyi indirip off’a öfkeyle kaşlarını çattı. Soğuttu karısının ılıklaşan yüreğini. “Duyan da bir derdin var sanacak, ne biçim kadınsın sen? Ne oluyor öyle ulu orta of çekmeler!”
Düşünüyordu. Yaptıkları neden hep eleştirilmişti? Kimseye ters davranışı yokken neden herkes karşısındaydı? Neden herkes bir, o tekti? Neden ötekiydi, suçluydu, haksızdı, yanlıştı? Neden, hep gölgelerde kalmıştı yaşamı. Neden, neden, neden?

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 225,00    225,00   
2 120,38    240,75   
3 81,75    245,25   
6 43,13    258,75   
9 30,00    270,00   
12 23,63    283,50   
Kapat