Geçmişin Gölgesi,Geleceğin Kaygısı: Türkiye’de Felsefe’nin 100 Yıllık Arayışı, Türkiye’de felsefenin Dârülfünûn’dan üniversite reformlarına, 1981’den sonraki yeniden yapılanmalara ve günümüz akademik ortamına uzanan kurumsal serüvenini bütüncül bir perspektifle değerlendirir. Bir asırlık birikim içinde felsefe eğitiminin geçirdiği dönüşümleri, yönelimleri ve kırılma noktalarını düşünsel bir muhasebe eşliğinde ortaya koyar.
Felsefe bölümlerinin kuruluşu, müfredatın gelişimi, araştırma alanlarının çeşitlenmesi, ekolleşme biçimleri ve akademik yapının güncel meseleleri tarihsel süreklilik içinde ele alınır. Kadro sorunları, istihdam imkânları, öğretmen yetiştirme modelleri, klasik düşüncenin alımlanışı ve çocuklar için felsefe çalışmaları bu çerçevede tartışmaya açılır.
Eser, Türkçede felsefe yapmanın imkânını, dil ile düşünce arasındaki kurucu bağ üzerinden yeniden hatırlatır. Üniversitenin kamusal sorumluluğunu ve felsefenin toplumsal ufkunu vurgulayarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yönelen kavramsal imkânlara işaret eder.
Çok sayıda akademisyenin ve araştırmacının katkısıyla hazırlanan bu çalışma, Türkiye’de yükseköğretimde felsefe eğitiminin entelektüel haritasını çizen eleştirel ve kuşatıcı bir başvuru kaynağıdır.
Geçmişin Gölgesi,Geleceğin Kaygısı: Türkiye’de Felsefe’nin 100 Yıllık Arayışı, Türkiye’de felsefenin Dârülfünûn’dan üniversite reformlarına, 1981’den sonraki yeniden yapılanmalara ve günümüz akademik ortamına uzanan kurumsal serüvenini bütüncül bir perspektifle değerlendirir. Bir asırlık birikim içinde felsefe eğitiminin geçirdiği dönüşümleri, yönelimleri ve kırılma noktalarını düşünsel bir muhasebe eşliğinde ortaya koyar.
Felsefe bölümlerinin kuruluşu, müfredatın gelişimi, araştırma alanlarının çeşitlenmesi, ekolleşme biçimleri ve akademik yapının güncel meseleleri tarihsel süreklilik içinde ele alınır. Kadro sorunları, istihdam imkânları, öğretmen yetiştirme modelleri, klasik düşüncenin alımlanışı ve çocuklar için felsefe çalışmaları bu çerçevede tartışmaya açılır.
Eser, Türkçede felsefe yapmanın imkânını, dil ile düşünce arasındaki kurucu bağ üzerinden yeniden hatırlatır. Üniversitenin kamusal sorumluluğunu ve felsefenin toplumsal ufkunu vurgulayarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yönelen kavramsal imkânlara işaret eder.
Çok sayıda akademisyenin ve araştırmacının katkısıyla hazırlanan bu çalışma, Türkiye’de yükseköğretimde felsefe eğitiminin entelektüel haritasını çizen eleştirel ve kuşatıcı bir başvuru kaynağıdır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 539,25 | 539,25 |
| 2 | 288,50 | 577,00 |
| 3 | 195,93 | 587,78 |
| 6 | 103,36 | 620,14 |
| 9 | 71,90 | 647,10 |
| 12 | 56,62 | 679,46 |