Freud ve Sonrası

Stok Kodu:
9786255634771
Boyut:
13x21
Sayfa Sayısı:
500
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-08
Kapak Türü:
Ciltsiz
Kağıt Türü:
2. Hamur
%25 indirimli
545,00TL
408,75TL
Taksitli fiyat: 12 x 42,92TL
9786255634771
935907
Freud ve Sonrası
Freud ve Sonrası
408.75

"Freud'dan bu yana psikanalitik düşüncenin geçirdiği köklü dönüşüme aşina olmayan herkes için mükemmel bir başlangıç noktası."
—Kirkus

Freud'u Okumak Yetmez: Onun Ardından Açılan Dünyayı da Görmek Gerekir Psikanaliz, üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ canlılığını koruyan ender düşünce geleneklerinden biri. Bunun nedeni yalnızca Sigmund Freud'un ortaya koyduğu devrimci fikirler değil; onun açtığı kapıdan geçen, kimi zaman onu izleyen, kimi zaman ona itiraz eden, kimi zaman da kuramını bambaşka yönlere taşıyan sayısız düşünürün bu mirası sürekli yeniden üretmiş olmasıdır. Bugün psikoterapi odalarında, üniversitelerde ve insan ruhunu anlamaya çalışan hemen her alanda dolaşan pek çok kavram, aslında Freud'un ardından gelen bu büyük tartışmanın ürünüdür.
İşte Freud ve Sonrası: Modern Psikanalitik Düşüncenin Tarihi, tam da bu büyük düşünsel yolculuğu gözler önüne seriyor. Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black, yalnızca psikanalitik kuramları sıralayan bir tarih anlatısı sunmuyor; her yeni yaklaşımın hangi sorulardan doğduğunu, hangi eksiklikleri gidermeye çalıştığını ve insanı anlamaya dair bakışımızı nasıl değiştirdiğini ustalıkla anlatıyor. Sonuçta ortaya çıkan şey, modern psikanalizin en kapsamlı ve en berrak haritalarından biri oluyor.

Freud'un Ardından Başlayan Büyük Diyalog
Freud çoğu zaman tek başına anılır. Oysa psikanalizin gerçek hikayesi, onun ölümünden sonra da hız kesmeden devam eden büyük bir tartışmalar zinciridir. Anna Freud'un benlik savunmalarına getirdiği yeni bakış, Melanie Klein'ın çocuk dünyasını bambaşka bir gözle ele alışı, Donald Winnicott'un "yeterince iyi anne" kavramı, Heinz Kohut'un kendilik psikolojisi, Otto Kernberg'in kişilik örgütlenmeleri, Harry Stack Sullivan'ın kişilerarası yaklaşımı, Jacques Lacan'ın dili ve arzuyu merkeze alan yorumları… Bunların her biri Freud'un bıraktığı mirasla hesaplaşmanın farklı biçimleridir. Mitchell ve Black, bu isimleri birbirinden kopuk kuramcılar olarak değil, aynı masanın etrafında süren uzun bir konuşmanın katılımcıları olarak ele alıyor. Böylece okur yalnızca "Kim neyi söyledi?" sorusunun yanıtını almıyor; aynı zamanda neden söylediğini, hangi düşünceye karşı çıktığını ve bugün neden hâlâ önem taşıdığını da kavrıyor.

Kuramların Değil, İnsan Arayışının Tarihi
Bu kitabın en güçlü yanı, psikanalizi donmuş bir bilgi yığını gibi sunmaması. Her kuram, insan doğasına ilişkin yeni bir merakın, yeni bir çıkmazın ve yeni bir çözüm arayışının ürünü olarak anlatılıyor. Böylece okur, dürtü kuramından nesne ilişkilerine, ego psikolojisinden kendilik psikolojisine, kişilerarası yaklaşımdan ilişkisel psikanalize uzanan çizgiyi yalnızca öğrenmiyor; onun mantığını da takip edebiliyor.
Freud'un bilinçdışını keşfetmesi nasıl büyük bir kırılmaysa, ondan sonra gelen kuşakların "İnsan yalnızca dürtülerinden mi oluşur?", "Kendilik nasıl gelişir?", "İlişkiler kişiliği nasıl biçimlendirir?", "Travma benliği nasıl dönüştürür?" gibi sorulara verdikleri yanıtlar da modern psikolojinin yönünü değiştiren dönüm noktaları oluyor. Kitap, bu dönüşümü olağanüstü bir açıklıkla görünür kılıyor.

Psikanalizi Bir Bütün Olarak Görmenin Anahtarı
Psikoloji literatüründe Winnicott'u, Klein'ı, Kohut'u ya da Lacan'ı ayrı ayrı anlatan pek çok eser bulunuyor. Ancak bu isimleri aynı düşünsel akış içinde değerlendiren, aralarındaki bağları kuran ve okuru büyük resme ulaştıran eserlerin sayısı oldukça az. Freud ve Sonrası, tam da bu nedenle yıllardır dünyanın pek çok yerinde psikoloji öğrencilerinin, akademisyenlerin ve terapistlerin temel başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Kitap yalnızca bilgi vermiyor, okura psikanalitik düşüncenin kendi içindeki evrimi izleme imkanı sunuyor. Bir kuramın diğerini nasıl doğurduğunu, hangi soruların yeni ekolleri ortaya çıkardığını ve modern terapilerin arkasındaki düşünsel kökleri görünür hale getiriyor.

Günümüz Psikoterapisini Anlamak İsteyen Herkes İçin
Bugün psikoterapi denildiğinde karşımıza çıkan pek çok yaklaşım, doğrudan ya da dolaylı biçimde bu kitabın anlattığı düşünsel mirastan besleniyor. Bağlanma, kendilik, ilişkiler, duygusal düzenleme, gelişim, travma ve kişilik üzerine yürütülen çağdaş tartışmaların önemli bir bölümü, psikanalitik düşüncenin bu uzun evriminden izler taşıyor. Bu nedenle Freud ve Sonrası yalnızca geçmişi anlatan bir tarih kitabı değil, bugünün psikoloji dünyasını anlamak isteyen herkes için güçlü bir kılavuz. Kuramların birbirine nasıl bağlandığını görmek, psikoterapinin neden bugün bulunduğu noktaya geldiğini anlamak ve insan ruhuna dair düşüncenin nasıl sürekli dönüşen canlı bir gelenek olduğunu keşfetmek isteyen okurlar için vazgeçilmez bir eser.

"Freud'dan bu yana psikanalitik düşüncenin geçirdiği köklü dönüşüme aşina olmayan herkes için mükemmel bir başlangıç noktası."
—Kirkus

Freud'u Okumak Yetmez: Onun Ardından Açılan Dünyayı da Görmek Gerekir Psikanaliz, üzerinden yüz yılı aşkın zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ canlılığını koruyan ender düşünce geleneklerinden biri. Bunun nedeni yalnızca Sigmund Freud'un ortaya koyduğu devrimci fikirler değil; onun açtığı kapıdan geçen, kimi zaman onu izleyen, kimi zaman ona itiraz eden, kimi zaman da kuramını bambaşka yönlere taşıyan sayısız düşünürün bu mirası sürekli yeniden üretmiş olmasıdır. Bugün psikoterapi odalarında, üniversitelerde ve insan ruhunu anlamaya çalışan hemen her alanda dolaşan pek çok kavram, aslında Freud'un ardından gelen bu büyük tartışmanın ürünüdür.
İşte Freud ve Sonrası: Modern Psikanalitik Düşüncenin Tarihi, tam da bu büyük düşünsel yolculuğu gözler önüne seriyor. Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black, yalnızca psikanalitik kuramları sıralayan bir tarih anlatısı sunmuyor; her yeni yaklaşımın hangi sorulardan doğduğunu, hangi eksiklikleri gidermeye çalıştığını ve insanı anlamaya dair bakışımızı nasıl değiştirdiğini ustalıkla anlatıyor. Sonuçta ortaya çıkan şey, modern psikanalizin en kapsamlı ve en berrak haritalarından biri oluyor.

Freud'un Ardından Başlayan Büyük Diyalog
Freud çoğu zaman tek başına anılır. Oysa psikanalizin gerçek hikayesi, onun ölümünden sonra da hız kesmeden devam eden büyük bir tartışmalar zinciridir. Anna Freud'un benlik savunmalarına getirdiği yeni bakış, Melanie Klein'ın çocuk dünyasını bambaşka bir gözle ele alışı, Donald Winnicott'un "yeterince iyi anne" kavramı, Heinz Kohut'un kendilik psikolojisi, Otto Kernberg'in kişilik örgütlenmeleri, Harry Stack Sullivan'ın kişilerarası yaklaşımı, Jacques Lacan'ın dili ve arzuyu merkeze alan yorumları… Bunların her biri Freud'un bıraktığı mirasla hesaplaşmanın farklı biçimleridir. Mitchell ve Black, bu isimleri birbirinden kopuk kuramcılar olarak değil, aynı masanın etrafında süren uzun bir konuşmanın katılımcıları olarak ele alıyor. Böylece okur yalnızca "Kim neyi söyledi?" sorusunun yanıtını almıyor; aynı zamanda neden söylediğini, hangi düşünceye karşı çıktığını ve bugün neden hâlâ önem taşıdığını da kavrıyor.

Kuramların Değil, İnsan Arayışının Tarihi
Bu kitabın en güçlü yanı, psikanalizi donmuş bir bilgi yığını gibi sunmaması. Her kuram, insan doğasına ilişkin yeni bir merakın, yeni bir çıkmazın ve yeni bir çözüm arayışının ürünü olarak anlatılıyor. Böylece okur, dürtü kuramından nesne ilişkilerine, ego psikolojisinden kendilik psikolojisine, kişilerarası yaklaşımdan ilişkisel psikanalize uzanan çizgiyi yalnızca öğrenmiyor; onun mantığını da takip edebiliyor.
Freud'un bilinçdışını keşfetmesi nasıl büyük bir kırılmaysa, ondan sonra gelen kuşakların "İnsan yalnızca dürtülerinden mi oluşur?", "Kendilik nasıl gelişir?", "İlişkiler kişiliği nasıl biçimlendirir?", "Travma benliği nasıl dönüştürür?" gibi sorulara verdikleri yanıtlar da modern psikolojinin yönünü değiştiren dönüm noktaları oluyor. Kitap, bu dönüşümü olağanüstü bir açıklıkla görünür kılıyor.

Psikanalizi Bir Bütün Olarak Görmenin Anahtarı
Psikoloji literatüründe Winnicott'u, Klein'ı, Kohut'u ya da Lacan'ı ayrı ayrı anlatan pek çok eser bulunuyor. Ancak bu isimleri aynı düşünsel akış içinde değerlendiren, aralarındaki bağları kuran ve okuru büyük resme ulaştıran eserlerin sayısı oldukça az. Freud ve Sonrası, tam da bu nedenle yıllardır dünyanın pek çok yerinde psikoloji öğrencilerinin, akademisyenlerin ve terapistlerin temel başvuru kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor. Kitap yalnızca bilgi vermiyor, okura psikanalitik düşüncenin kendi içindeki evrimi izleme imkanı sunuyor. Bir kuramın diğerini nasıl doğurduğunu, hangi soruların yeni ekolleri ortaya çıkardığını ve modern terapilerin arkasındaki düşünsel kökleri görünür hale getiriyor.

Günümüz Psikoterapisini Anlamak İsteyen Herkes İçin
Bugün psikoterapi denildiğinde karşımıza çıkan pek çok yaklaşım, doğrudan ya da dolaylı biçimde bu kitabın anlattığı düşünsel mirastan besleniyor. Bağlanma, kendilik, ilişkiler, duygusal düzenleme, gelişim, travma ve kişilik üzerine yürütülen çağdaş tartışmaların önemli bir bölümü, psikanalitik düşüncenin bu uzun evriminden izler taşıyor. Bu nedenle Freud ve Sonrası yalnızca geçmişi anlatan bir tarih kitabı değil, bugünün psikoloji dünyasını anlamak isteyen herkes için güçlü bir kılavuz. Kuramların birbirine nasıl bağlandığını görmek, psikoterapinin neden bugün bulunduğu noktaya geldiğini anlamak ve insan ruhuna dair düşüncenin nasıl sürekli dönüşen canlı bir gelenek olduğunu keşfetmek isteyen okurlar için vazgeçilmez bir eser.

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Tüm Kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 408,75    408,75   
2 218,68    437,36   
3 148,51    445,54   
6 78,34    470,06   
9 54,50    490,50   
12 42,92    515,03   
Kapat