Agâh Özgüç, 1950'li yıllarda Attilâ İlhan'ın etkisiyle birçok edebiyat dergisine şiir ve denemeler yazdı. Profesyonel gazeteciliğe geçişi 60’ların başında oldu. Artist, Sinema, Ses, Perde gibi magazin, sinema dergilerinde yazıları çıktı. Birtakım yazılarında ve kitaplarında Berna İlhan takma adını kullandı. Türk basınında yer alan yayın organlarının hemen tümünde yer aldı. Türk sinema tarihini aydınlatan binlerce belge, bilgi ve dokümanı arşivledi. Kırk yıldan fazla süredir sadece yazarlıkla geçinmesine karşın, sarı basın kartını mesleğinin kırkıncı yılında alabildi. O, klasik anlamda bir film eleştirmeni değildi. Pek sanmıyorum, ama belki biz eleştirmen takımına biraz uzaktan bakıyordu. Belki bizlerin de o ve benzerlerine öyle baktığını düşünerek! O takımın bir özelliği şudur: O ünlü oyunculara, yazarlara ve yönetmenlere öylesine yakınlaşabilirler ki… Kimse kimseyi küçük görmez, magazin yazarı filan demez. Tıpkı günümüzde de gazeteleri bol bol işgal eden o yazarlar gibi; ama onun yeri yine de bambaşkaydı. Çünkü kitap üzerine kitap yazmayı bildi ve başardı. Hep çalışmış, üretmiş ve ardında onca eser bırakmıştı. Masamın üzerini dolduran onca kitabına bakıyorum da, dilimizi öylesine iyi kullanmıştı ki… Hem roman gibi okunabilen hem de ardında çok bilgi bırakan… Ne diyeyim, Allah ona rahmet eylesin. -Atilla Dorsay
Agâh Özgüç, 1950'li yıllarda Attilâ İlhan'ın etkisiyle birçok edebiyat dergisine şiir ve denemeler yazdı. Profesyonel gazeteciliğe geçişi 60’ların başında oldu. Artist, Sinema, Ses, Perde gibi magazin, sinema dergilerinde yazıları çıktı. Birtakım yazılarında ve kitaplarında Berna İlhan takma adını kullandı. Türk basınında yer alan yayın organlarının hemen tümünde yer aldı. Türk sinema tarihini aydınlatan binlerce belge, bilgi ve dokümanı arşivledi. Kırk yıldan fazla süredir sadece yazarlıkla geçinmesine karşın, sarı basın kartını mesleğinin kırkıncı yılında alabildi. O, klasik anlamda bir film eleştirmeni değildi. Pek sanmıyorum, ama belki biz eleştirmen takımına biraz uzaktan bakıyordu. Belki bizlerin de o ve benzerlerine öyle baktığını düşünerek! O takımın bir özelliği şudur: O ünlü oyunculara, yazarlara ve yönetmenlere öylesine yakınlaşabilirler ki… Kimse kimseyi küçük görmez, magazin yazarı filan demez. Tıpkı günümüzde de gazeteleri bol bol işgal eden o yazarlar gibi; ama onun yeri yine de bambaşkaydı. Çünkü kitap üzerine kitap yazmayı bildi ve başardı. Hep çalışmış, üretmiş ve ardında onca eser bırakmıştı. Masamın üzerini dolduran onca kitabına bakıyorum da, dilimizi öylesine iyi kullanmıştı ki… Hem roman gibi okunabilen hem de ardında çok bilgi bırakan… Ne diyeyim, Allah ona rahmet eylesin. -Atilla Dorsay
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 589,05 | 589,05 |
| 2 | 315,14 | 630,28 |
| 3 | 214,02 | 642,06 |
| 6 | 112,90 | 677,41 |
| 9 | 78,54 | 706,86 |
| 12 | 61,85 | 742,20 |