Kaygı geldiğinde kaçmak mı, yoksa ona yer açmak mı?
Zihninizin içinde dönüp duran felaket senaryolarından, aniden hızlanan kalp atışlarından ve “Neden yine böyle oldum?” sorusundan yorulduysanız; bu kitap size fırtınayı dindirmeyi değil, o fırtınanın içinde dengede kalmayı teklif ediyor.
Kendi anksiyete yolculuğunu nörobilim ve modern psikoterapi ile buluşturan Psikolog Özlem Tokgöz Özsoylar, bu sayfalarda teorik bilgiden ziyade bizzat yaşanmış deneyimle konuşuyor. Tıpkı Nasrettin Hoca’nın, “Bana damdan düşeni çağırın,” dediği kişi gibi... Çünkü kaygıyı tarif eden değil, onunla gerçekten boğuşmuş biri size en iyi rehberliği sunabilir.
Endişeye Mahal Var, sizi iyileşmenin üç katmanıyla tanıştırıyor: Sinir sisteminizi tanıyarak bedeninize “güvendeyiz” mesajını vermek, düşüncelerle savaşmayı bırakıp onlara alan açmak ve yüzeydeki kaygıların altında yatan daha eski yaralarla şefkatle yüzleşmek. ACT, Şema Terapi, EMDR ve Somatik Deneyimleme’den derlenen bu araçlar, hem bilimsel temelleriyle hem de günlük hayata geçirilebilir sadeliğiyle sunuluyor.
Endişeye Mahal Var bir okuma deneyiminden fazlasını vadediyor: Bu kitap üzerinde çalışılacak, sayfalarına mektuplar yazılacak, içindeki egzersizlerle nefes alınacak, yanında taşınacak canlı bir rehber. Bitirdiğinizde ise basit bir “kaygısız bir hayat” formülünün ötesinde, sinir sisteminizin dilini öğrenmiş ve o telaşlı iç sesinize şefkatle bakabilecek biriyle, yani kendinizle karşılaşacaksınız.
Çünkü iyileşmek, korkunun tamamen yok olması değil, korkuya rağmen değer verdiğiniz hayata doğru adım atabilme cesaretidir.
Endişeye mahal var, ama artık onun içinde hapsolmanıza gerek yok!
Kaygı geldiğinde kaçmak mı, yoksa ona yer açmak mı?
Zihninizin içinde dönüp duran felaket senaryolarından, aniden hızlanan kalp atışlarından ve “Neden yine böyle oldum?” sorusundan yorulduysanız; bu kitap size fırtınayı dindirmeyi değil, o fırtınanın içinde dengede kalmayı teklif ediyor.
Kendi anksiyete yolculuğunu nörobilim ve modern psikoterapi ile buluşturan Psikolog Özlem Tokgöz Özsoylar, bu sayfalarda teorik bilgiden ziyade bizzat yaşanmış deneyimle konuşuyor. Tıpkı Nasrettin Hoca’nın, “Bana damdan düşeni çağırın,” dediği kişi gibi... Çünkü kaygıyı tarif eden değil, onunla gerçekten boğuşmuş biri size en iyi rehberliği sunabilir.
Endişeye Mahal Var, sizi iyileşmenin üç katmanıyla tanıştırıyor: Sinir sisteminizi tanıyarak bedeninize “güvendeyiz” mesajını vermek, düşüncelerle savaşmayı bırakıp onlara alan açmak ve yüzeydeki kaygıların altında yatan daha eski yaralarla şefkatle yüzleşmek. ACT, Şema Terapi, EMDR ve Somatik Deneyimleme’den derlenen bu araçlar, hem bilimsel temelleriyle hem de günlük hayata geçirilebilir sadeliğiyle sunuluyor.
Endişeye Mahal Var bir okuma deneyiminden fazlasını vadediyor: Bu kitap üzerinde çalışılacak, sayfalarına mektuplar yazılacak, içindeki egzersizlerle nefes alınacak, yanında taşınacak canlı bir rehber. Bitirdiğinizde ise basit bir “kaygısız bir hayat” formülünün ötesinde, sinir sisteminizin dilini öğrenmiş ve o telaşlı iç sesinize şefkatle bakabilecek biriyle, yani kendinizle karşılaşacaksınız.
Çünkü iyileşmek, korkunun tamamen yok olması değil, korkuya rağmen değer verdiğiniz hayata doğru adım atabilme cesaretidir.
Endişeye mahal var, ama artık onun içinde hapsolmanıza gerek yok!
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 265,65 | 265,65 |
| 2 | 142,12 | 284,25 |
| 3 | 96,52 | 289,56 |
| 6 | 50,92 | 305,50 |
| 9 | 35,42 | 318,78 |
| 12 | 27,89 | 334,72 |