Yeryüzünün ağırlığını reddedip, tanrısal bir sessizliğe yükseliş...
Antun Branko Šimić, sadece yirmi altı yıl süren o kısacık ve trajik ömrüne koca bir edebiyat devrimini sığdırmış eşsiz bir dehadır. Birinci Dünya Savaşı'nın enkazı altında can çekişen Avrupa'da, eski dünyanın süslü ve yapay dilini elinin tersiyle iten Šimić; Hırvat şiirine serbest nazmı getirmiş, noktalama işaretlerini reddederek kelimeleri gramerin tiranlığından kurtarmıştır. O, şiiri sadece estetik bir zanaat olmaktan çıkarıp, insanın varoluşsal dehşeti karşısında kanayan, isyan eden ve kelimelerin arasındaki boşlukları dahi bir silah gibi kullanan gerçek bir Dışavurumcu (Ekspresyonist) manifestoya dönüştürmüştür.
Şairin hayattayken yayımladığı tek eseri olan Başkalaşımlar, etten ve kemikten ibaret faniliğimizin, modern şehrin boğucu duvarlarının ve amansız hastalıkların ötesine geçerek kozmik bir ebediyete ulaşma arzusudur. Bu sayfalarda modern insanın çaresizliğini, dipsiz geceyi, yitirilmiş aşkları ve en çok da ölümün kıyısında parlayan yıldızları bulacaksınız. Başkalaşımlar, kalabalıkların sahte neşesini terk edip yüzünü evrenin görkemine dönenlerin başucundan ayıramayacağı; her dizesiyle okuru "yıldızların altında küçük yürümekten" alıkoyan ölümsüz bir başyapıttır.
Yeryüzünün ağırlığını reddedip, tanrısal bir sessizliğe yükseliş...
Antun Branko Šimić, sadece yirmi altı yıl süren o kısacık ve trajik ömrüne koca bir edebiyat devrimini sığdırmış eşsiz bir dehadır. Birinci Dünya Savaşı'nın enkazı altında can çekişen Avrupa'da, eski dünyanın süslü ve yapay dilini elinin tersiyle iten Šimić; Hırvat şiirine serbest nazmı getirmiş, noktalama işaretlerini reddederek kelimeleri gramerin tiranlığından kurtarmıştır. O, şiiri sadece estetik bir zanaat olmaktan çıkarıp, insanın varoluşsal dehşeti karşısında kanayan, isyan eden ve kelimelerin arasındaki boşlukları dahi bir silah gibi kullanan gerçek bir Dışavurumcu (Ekspresyonist) manifestoya dönüştürmüştür.
Şairin hayattayken yayımladığı tek eseri olan Başkalaşımlar, etten ve kemikten ibaret faniliğimizin, modern şehrin boğucu duvarlarının ve amansız hastalıkların ötesine geçerek kozmik bir ebediyete ulaşma arzusudur. Bu sayfalarda modern insanın çaresizliğini, dipsiz geceyi, yitirilmiş aşkları ve en çok da ölümün kıyısında parlayan yıldızları bulacaksınız. Başkalaşımlar, kalabalıkların sahte neşesini terk edip yüzünü evrenin görkemine dönenlerin başucundan ayıramayacağı; her dizesiyle okuru "yıldızların altında küçük yürümekten" alıkoyan ölümsüz bir başyapıttır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 143,64 | 143,64 |
| 2 | 76,85 | 153,69 |
| 3 | 52,19 | 156,57 |
| 6 | 27,53 | 165,19 |
| 9 | 19,15 | 172,37 |
| 12 | 15,08 | 180,99 |