Simge istismarı, kökeni insanlık tarihinin topluluk olarak bir arada yaşama kültürüne kadar gitmektedir. İnanç, bireyin yaşadığı kâinata anlam verme çabasından doğar. İnsanlık tarihinde din, medeniyetlerin kurulması ve şekillenmesini sağlayan en önemli toplumsal kurumolmuştur. Bu bağlamda toplumlar inanç alanlarını anlamlandırma, kutsama ve örüntüleme maksadı ile simgeler üretmişlerdir. İnsanlık tarihi ürettiği simgeler ve bu simgelere yüklediği manalar ile okunabilir. Simge hayatımızı tamamen çevreleyen bir olgudur. Konuştuğumuz dil, din, resimler, kavramlar, tarihi eserler, edebiyat, sanat örüntülerimiz ve daha birçok alan simgeseldir. Simge, medeniyetlerin toplumsal hafızasının sonraki nesillere aktarımını sağlayan en önemlitoplumsal araçtır. Birey, geçmişten günümüze onu şekillendiren simgeler üzerinden bir kimliğe sahip olur. Bu bağlamda simgeler toplumsal şekillenişin bir kalıbıdır. Kutsanan, idealize edilen simgeler insanlık tarihi boyunca birçok iktidar eliti tarafından araçsallaştırılmıştır. Toplum nazarında amaç olan ulvi bir çabanın iktidar eli ile dönüştürülmesi sonucu kutsal simgelerin bir istismar aracına dönüştüğü insanlık tarihi boyunca yoğun görülen bir hakikattir. “Tanrı Kral” kavramı bu simgesel istismarın bir ürünüdür. Bu istismar geleneği günümüze kadar çeşitlilik ve yöntem farklılıkları ile gelmiştir. Günümüzde emperyal bir istismarın aracı olarak kullanılan İslamofobik korku, emperyal merkezlerin kendi iç kamuoylarını suni bir korku girdabına sokarak hem iç siyasetin dizaynı hem de küresel sömürü çabasının meşruluğu amacı ile kullanılmaktadır. İslamofobi iki kaynaktan beslenen bir korkudur. Bunlar xenofobi (yabancı korkusu/düşmanlığı/nefreti) ve İslam karşıtlığıdır. Çalışmamızda İslamofobi üretim mekanizmasının nasıl bir simgesel istismar ürettiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Simge istismarı, kökeni insanlık tarihinin topluluk olarak bir arada yaşama kültürüne kadar gitmektedir. İnanç, bireyin yaşadığı kâinata anlam verme çabasından doğar. İnsanlık tarihinde din, medeniyetlerin kurulması ve şekillenmesini sağlayan en önemli toplumsal kurumolmuştur. Bu bağlamda toplumlar inanç alanlarını anlamlandırma, kutsama ve örüntüleme maksadı ile simgeler üretmişlerdir. İnsanlık tarihi ürettiği simgeler ve bu simgelere yüklediği manalar ile okunabilir. Simge hayatımızı tamamen çevreleyen bir olgudur. Konuştuğumuz dil, din, resimler, kavramlar, tarihi eserler, edebiyat, sanat örüntülerimiz ve daha birçok alan simgeseldir. Simge, medeniyetlerin toplumsal hafızasının sonraki nesillere aktarımını sağlayan en önemlitoplumsal araçtır. Birey, geçmişten günümüze onu şekillendiren simgeler üzerinden bir kimliğe sahip olur. Bu bağlamda simgeler toplumsal şekillenişin bir kalıbıdır. Kutsanan, idealize edilen simgeler insanlık tarihi boyunca birçok iktidar eliti tarafından araçsallaştırılmıştır. Toplum nazarında amaç olan ulvi bir çabanın iktidar eli ile dönüştürülmesi sonucu kutsal simgelerin bir istismar aracına dönüştüğü insanlık tarihi boyunca yoğun görülen bir hakikattir. “Tanrı Kral” kavramı bu simgesel istismarın bir ürünüdür. Bu istismar geleneği günümüze kadar çeşitlilik ve yöntem farklılıkları ile gelmiştir. Günümüzde emperyal bir istismarın aracı olarak kullanılan İslamofobik korku, emperyal merkezlerin kendi iç kamuoylarını suni bir korku girdabına sokarak hem iç siyasetin dizaynı hem de küresel sömürü çabasının meşruluğu amacı ile kullanılmaktadır. İslamofobi iki kaynaktan beslenen bir korkudur. Bunlar xenofobi (yabancı korkusu/düşmanlığı/nefreti) ve İslam karşıtlığıdır. Çalışmamızda İslamofobi üretim mekanizmasının nasıl bir simgesel istismar ürettiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 390,00 | 390,00 |
| 2 | 208,65 | 417,30 |
| 3 | 141,70 | 425,10 |
| 6 | 74,75 | 448,50 |
| 9 | 52,00 | 468,00 |
| 12 | 40,95 | 491,40 |