Deryadan Mihraba - Cezayirli Hasan Paşa ve Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa
Elinizdeki bu kıymetli eser, Osmanlı denizcilik ve devlet hayatında derin izler bırakmış iki önemli şahsiyetin, Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa'nın hatırasını, onların hayatlarıyla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilenen mimarî miras üzerinden yeniden ele almaktadır.
Eser, bir taraftan Osmanlı denizcilik tarihinin iki mühim simasının hayatlarına, devlet hizmetlerine ve bıraktıkları izlere ışık tutarken, diğer taraftan da İstanbul'un tarihî dokusu içerisinde önemli bir yere sahip iki yapıyı mimarî, tezyinî sanatlar ve kültürel miras perspektifinden incelemektedir. Böylece şahsiyet, tarih ve mekân arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak geçmişin yalnızca tarihî olaylar üzerinden değil, yaşayan mimarî eserler ve sanat mirası üzerinden de okunabileceğini göstermektedir.
Geçmişten günümüze ulaşan her tarihî yapı, yalnızca taş, mermer, ahşap ve tezyinattan meydana gelen bir mimarî varlık değil; aynı zamanda onu inşa edenlerin, kullananların ve yaşatanların hatıralarını taşıyan birer kültürel hafıza mekânıdır. Bu eser de Cezayirli Gazi Hasan Paşa ve Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa'nın bıraktıkları izleri bu perspektiften değerlendirerek, tarihî mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekmektedir.
Tarih, mimarî, sanat ve kültürel mirasın kesişiminde şekillenen bu çalışma, iki önemli devlet adamının hatırasını İstanbul'un tarihî ve sanat değeri taşıyan yapıları üzerinden yeniden görünür kılarken, okuyucuya Osmanlı geçmişine farklı bir pencereden bakma imkânı sunmaktadır.
Elinizdeki bu kıymetli eser, Osmanlı denizcilik ve devlet hayatında derin izler bırakmış iki önemli şahsiyetin, Cezayirli Gazi Hasan Paşa ile Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa'nın hatırasını, onların hayatlarıyla doğrudan veya dolaylı olarak ilişkilenen mimarî miras üzerinden yeniden ele almaktadır.
Eser, bir taraftan Osmanlı denizcilik tarihinin iki mühim simasının hayatlarına, devlet hizmetlerine ve bıraktıkları izlere ışık tutarken, diğer taraftan da İstanbul'un tarihî dokusu içerisinde önemli bir yere sahip iki yapıyı mimarî, tezyinî sanatlar ve kültürel miras perspektifinden incelemektedir. Böylece şahsiyet, tarih ve mekân arasındaki ilişkiyi ortaya koyarak geçmişin yalnızca tarihî olaylar üzerinden değil, yaşayan mimarî eserler ve sanat mirası üzerinden de okunabileceğini göstermektedir.
Geçmişten günümüze ulaşan her tarihî yapı, yalnızca taş, mermer, ahşap ve tezyinattan meydana gelen bir mimarî varlık değil; aynı zamanda onu inşa edenlerin, kullananların ve yaşatanların hatıralarını taşıyan birer kültürel hafıza mekânıdır. Bu eser de Cezayirli Gazi Hasan Paşa ve Bozcaadalı Hasan Hüsnü Paşa'nın bıraktıkları izleri bu perspektiften değerlendirerek, tarihî mirasımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekmektedir.
Tarih, mimarî, sanat ve kültürel mirasın kesişiminde şekillenen bu çalışma, iki önemli devlet adamının hatırasını İstanbul'un tarihî ve sanat değeri taşıyan yapıları üzerinden yeniden görünür kılarken, okuyucuya Osmanlı geçmişine farklı bir pencereden bakma imkânı sunmaktadır.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 5.000,00 | 5.000,00 |
| 2 | 2.675,00 | 5.350,00 |
| 3 | 1.816,67 | 5.450,00 |
| 6 | 958,33 | 5.750,00 |
| 9 | 666,67 | 6.000,00 |
| 12 | 525,00 | 6.300,00 |