Ben, ‘Galiba Mehmet ağabeyi aydınlatmayı başarıyorum!’ diye, bu umudumla ilgili bir işaret görebilmek adına kaçamak bakışlar atarken, o birden bana doğru yaklaşıp kollarımdan tuttu ve yüzündeki küçümseyen ifadeyi adeta gözlerimin içine akıtarak, “Ulan oğlum,” dedi, “siz köylüyü mü kurtarmak istiyorsunuz?”
“Köylüyü, proleteryayı! Tüm emekçileri!”
“Peki köylü kurtarılmak istiyor mu?”
Hoppalaa!... Bu da ne demek şimdi? Ortalama zeka düzeyinde birisinin soracağı soru mudur şu?
Bunları söylemiyorum tabii, sadece içimden geçiriyorum. Ama o hiç çekinmeden söylüyor:
“Şu küçücük ilçede kaç tane kahve var biliyor musun?”
“Eee... bilmem... sekiz, on tane vardır herhalde!”
“Tam, otuz üç tane kahve var oğlum, otuz üç tane!”
“Yapma ya? Var mı o kadar?”
“Var tabii!... O kahveleri kimler dolduruyor, biliyor musun?”
Bunu tabii ki biliyorum. İlk öğrendiğimiz şeylerden biridir; kahveye lümpen takımı gider. Biz devrimciler de -ilçemizde başka bir sosyalleşme ortamı olmadığı için- yemek saati dışındaki tüm vaktimizi kahvelerde geçiririz. Ama bunu fikir alışverişinde bulunmak; kağıt, tavla veya domino oynayarak halkla iç içe olmak için yaparız. Zaten bizim takıldıklarımız, lümpenlerinkinden farklı olarak devrimci kahveleridir.
Ben, ‘Galiba Mehmet ağabeyi aydınlatmayı başarıyorum!’ diye, bu umudumla ilgili bir işaret görebilmek adına kaçamak bakışlar atarken, o birden bana doğru yaklaşıp kollarımdan tuttu ve yüzündeki küçümseyen ifadeyi adeta gözlerimin içine akıtarak, “Ulan oğlum,” dedi, “siz köylüyü mü kurtarmak istiyorsunuz?”
“Köylüyü, proleteryayı! Tüm emekçileri!”
“Peki köylü kurtarılmak istiyor mu?”
Hoppalaa!... Bu da ne demek şimdi? Ortalama zeka düzeyinde birisinin soracağı soru mudur şu?
Bunları söylemiyorum tabii, sadece içimden geçiriyorum. Ama o hiç çekinmeden söylüyor:
“Şu küçücük ilçede kaç tane kahve var biliyor musun?”
“Eee... bilmem... sekiz, on tane vardır herhalde!”
“Tam, otuz üç tane kahve var oğlum, otuz üç tane!”
“Yapma ya? Var mı o kadar?”
“Var tabii!... O kahveleri kimler dolduruyor, biliyor musun?”
Bunu tabii ki biliyorum. İlk öğrendiğimiz şeylerden biridir; kahveye lümpen takımı gider. Biz devrimciler de -ilçemizde başka bir sosyalleşme ortamı olmadığı için- yemek saati dışındaki tüm vaktimizi kahvelerde geçiririz. Ama bunu fikir alışverişinde bulunmak; kağıt, tavla veya domino oynayarak halkla iç içe olmak için yaparız. Zaten bizim takıldıklarımız, lümpenlerinkinden farklı olarak devrimci kahveleridir.
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 143,50 | 143,50 |
| 2 | 76,77 | 153,55 |
| 3 | 52,14 | 156,42 |
| 6 | 27,50 | 165,03 |
| 9 | 19,13 | 172,20 |
| 12 | 15,07 | 180,81 |